31 Aralık 2008 Çarşamba

İŞTE REKORTMEN


Chippenham'ın golcüsü David Pratt'ın maçın 3. saniyesinde kırmızı kart görmesine sebep olan faulü. Maç başlamadan önce hakemin elini sıkıyor ve gayet mutlu gözüküyor. Belliki plan kafada hazır, uygulamaya geçmek için sabırsızlanıyor. İkili arasında bir husumet olduğu(eski kız arkadaş vakası olabilir) apaçık ortada. Açık olmayansa neden maçın başlamasını beklediği! Tribündergi'de güzel bir yorum vardı; "Oğluna belki de futbolculuk hayatında 3. saniyede kırmızı kart görerek rekor kırdığını ve gündeme oturduğunu anlatacak" Bir taşta iki kuş vurmak buna denir o halde!

30 Aralık 2008 Salı

NE OLACAK BU DOĞALGAZ'IN HALİ?

Dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi Rus Gazprom, artan borçları karşısında devlet tarafından kurtarılmak üzere yardım bekliyor. Türkiye'nin de en büyük müşterilerinden biri olduğu Gazprom'un hisselerinin piyasa değeri, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki hızlı düşüşle temmuz ayındaki 360 milyar dolarlık düzeyinden 85 milyar dolara geriledi.


Haber buraya kadar ekonomiyi ilgilendiriyor. Spor'u ilgilendiren kısmı ise Gazprom'un petrol kolunun sahibinin Chelsea'nin sahibi ve başkanı Roman Abramovich olması. Peter Kenyon bundan birkaç hafta önce devre arasında transfer yapmayı düşünmediklerini açıklamıştı. Bunun sebebi bugün daha iyi anlaşılıyor. Abramovich'in ekonomik krizin ardından servetindeki düşüş onun İngiliz kulübüne yapacağı yatırımları da engellemiş durumda. Zaten 500 milyon sterline yakın bir para harcadı daha ne harcayacak?


Kasası ne kadar boşalırsa boşalsın yine de çok büyük bir servete sahip olduğu açık. Sadece ünlü yatı 200 milyon sterlin yani yaklaşık 500 milyon ytl değerinde. Özel helikopter pisti ve korsanlara karşı savunma sistemine sahip olan yatı satsa Chelsea'den bir tane daha alabilir.


Bu haberin beni ve benim gibileri ilgilendiren kısmını ise bir soruyla aktarıyorum. Petrol ve doğalgaz fiyatları mademki düşüyor, bizim doğalgaz fiyatlarında niye indirim olmuyor?

RIBERY SENDROMU-2

Dünkü bu yazının ardından bugünkü Marca'nın kapağı "REAL MADRID BENİ BÜYÜLÜYOR"

L'EQUIPE 2008 ALL-STAR

GAZETECİLERİN EN İYİ 11'İ


Vidic'in yerine Puyol'u koyarım. Kaka'sız bir 11 düşünemem. Onu da forvet arkasına koyar. İleride İbrahimoviç'i yalnız bırakırım.

FUTBOLSEVERLERİN EN İYİ 11'İ

ARAP MILAN (İZLE VE EĞLEN)

MILAN'IN DUBAI GEZİSİ-1

Milan'lı futbolculardan çok uçağın lüksü dikkatimi çekti. Nasıl bir uçaktır bu! Araplar özel mi gönderdi acaba? Burunlarının dibinde çocuklar kadınlar öldürülürken adamlar altın kaplı tuvaletlere yapıyorlar, bu uçak da onlarındır kesin.



29 Aralık 2008 Pazartesi

ZICO CSKA MOSKOVA YOLUNDA


Geldi Fenerbahçe'yi şampiyon yaptı, ardından gitti Bunyodkor'u şampiyonluğa taşıdı Özbekistan'da. Şimdi ise Brezilyalı futbolcularıyla ünlü Rusya'nın CSKA Moskova takımına gidiyormuş.

YILMAZ VURAL'IN SEYİR DEFTERİ


"36.789'uncu takımla da işim bitti, 36.790 olur mu bilmiyorum, takdir Allah'tan!"

Kocaelispor'la yollarını ayıran Türk futbolunun en deneyimli teknik adamlarından Yılmaz Vural'ın yaptığı rivayet edilen açıklaması...


"Bırakın ulaaaaan bir takım daha çalıştıracam, valla çalıştıracam tutmayın beni!"

YOK DAHA NELER!


İngiltere'de amatör küme takımlarından Chippenham Town'ın forvet oyuncusu David Pratt, maçın 3. saniyesinde gördüğü kırmızı kartla tarihe geçti. Bu haberi okuduğumda gözlerime inanamadım. Araştırdığımda haberin doğru olduğunu anladım. Maçın 3. saniyesinde bir adam rakibine sert girerek kırmızı kart görür mü, pes vallahi! Yapılan yorumlar Pratt'ın rakibinin neredeyse bacağını kıracağı yönünde. İki futbolcu arasında geçmişten gelen bir husumet olduğu, Pratt'ın intikam ateşiyle maça çıktığı ortada. Başka ne olabilirki! Bunu ayrıca Baki Mercimek bile yapmaz!


Akıllara Roy Keane'nin Haaland'dan kendisine yaptığı faulün 4 sene sonra acı bir şekilde aldığı intikamı geliyor hemen.

RIBERY SENDROMU


Ribery'nin futbolculuğuna hiç lafım yok. Şampiyonluğa oynayan her takımın kadrosunda ihtiyaç duyacağı, yeri gelince tek başına maç kazandırabilecek bir oyuncu. Galatasaray'dayken Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe karşısında ortaya koyduğu futbol halen akıllarda. Bayern Münih'in bu sezonun başında onun yokluğunda ne kadar sıkıntı yaşadığı, oynamaya başladıktan sonra tartışılan Klinsmann'ın koltuğunu nasıl kurtardığını hatırlarız. Fransız'ın basamakları birer birer çıktığını gözönüne alırsak Bayern'den sonraki durağı büyük ölçüde daha büyük liglerin daha büyük takımları olacaktır. Barcelona, Real Madrid, Manchester United, Chelsea, Milan ya da Inter vs. Gelelim işin bir de ahlaki yönüne. Ribery benim için bu anlamda çok da güzel şeyler ifade etmiyor. Bayern Münih kulübü yönetimi ve teknik heyeti ona çok fazla bel bağlamazsa iyi eder. Çünkü Ribery'nin sağı solu hiç belli olmaz. O Maldini, Xavi, Raul, Kahn ya da Bülent Korkmaz tipinde bir oyuncu değil. Karakteri gereği bir takıma çok fazla bağlanabilen, takımı için uzun yıllar hizmet verebilecek biri olamaz. Klasik Ribery sendromunu çok yakında Bayern'in de yaşayacağını düşünüyorum. Fransız kısa bir süre sonra sıkılacak ve hayatında değişiklik isteyecek. Aldığı tekliflerden birini de hemen değerlendirerek Bayern Münih'i terkedecek. Buna gerekçenin para olacağını da zannetmiyorum, Bayern'de de oldukça iyi kazanıyor. Bu noktada Alman kulübünün, sahip olduğu profesyonellikle, 30 milyon euro ödediği Fransız'dan en iyi kârı elde edeceğine şüphem de yok. Onu elinden kaçıran, ondan kazanamayanlar düşünsün!


Son gelişmeler de ortada; Ribery'nin Nisan 2005 - Mayıs 2007 arası sahte evrak ve yalan beyanla mahkemeyi aldattığı iddia ediliyor. Eski menajerinin bu yönde iddiaları var. Olayın Ribery'nin eski ve yeni menajerleri arasındaki bir husumetten kaynaklandığını da düşünebiliriz. Neticede ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Ribery'nin her zaman bir gizemli tarafı, bir Issız Adam tarafı var. Yukarıda anlatmaya çalıştıklarımın ışığında Ribery'i alacak kulübün futbolculuğunun yanında ahlaki tarafını da gözönünde bulundurması gerekiyor. Kimbilir ne zaman ne yapacağı belli olmayan tarzında 2 yaşındayken geçirdiği trafik kazasının yarattığı travmanın da payı olabilir!