29 Nisan 2009 Çarşamba

LURPAK & ARSHAVIN'LER

Londra'da bir Rus ailesi. Arshavin'ler yaklaşık 3 aydır Londra'da ve İngiltere'ye uyum sağlamaya başlamışlar. Bunun göstergelerinden biri masadaki Lurpak. Danimarka'nın dünyaca ünlü tereyağı markası. 1900'lerin başından itibaren de İngiliz kahvaltılarının vazgeçilmez bir ürünü olmuştur. Ancak 1970'li yılların ortalarında İngilizler katı tereyağ tüketimini azaltma eğilimine gitmişler ve bu da Lurpak'ı 1997'ye kadar olumsuz yönde etkilemiş. Ancak 1997'de yeni ürünleri Lurpak Spreadable'i (sürülebilir) İngilizlerle tanıştırdılar. Bitkisel yağdan üretilen bu ürün sayesinde Lurpak pazardaki yerini tekrar güçlendirdi ve İngiliz kahvaltı masalarında tekrar yerini almaya başladı. Hatta İngiltere'deki reklamlarında "Saturday is breakfast day" sloganları var. Arshavin'lerin masasındaki Lurpak da Spreadable olanından. Ancak bunların bir de Light olanları var, onu tavsiye ediyorum kendilerine, bilhassa futbolcu Arshavin'e. Liverpool'da yaşayan Kebabman'e sormak lazım, kebablarda Lurpak mı kullanıyor acaba?! Bizim tereyağlar da iyidir aslında hem kahvaltıların hem de genelde pilavların tadı onunla bir başka olur. Ama zararlıdır genelde az tüketmek lazım...



Foto: The Spoiler

BARCELONA 0 - 0 CHELSEA

Chelsea istediğini aldı. Nou Camp'ta yenilmemek önemli, bu sonucun herşeyden önce Hiddink'in eseri olduğunu düşünüyorum. Messi'yi Bosingwa ve zaman zaman da Malouda ile kilitleme düşüncesi olumlu sonuç verdi. Barcelona'nın kurgulanmış hücumları yine sahnedeydi ancak iyi kapattı Chelsea'liler yarı sahalarını ve sert oynadılar. Alman hakem de göz yumdu zaman zaman. Kötü bir maç yönetti bana göre. Ballack ikinci yarıda Iniesta'yı ceza sahasına girerken indirince faulü verdi ama 2. sarı kartı gösteremedi, kıyamadı vatandaşına. Henry'nin yine ikinci yarıda ceza sahasında yerde kaldığı pozisyonda penaltı noktasını da göstermeliydi. İlk yarıda Drogba Valdes'le karşı karşıya kaldığında iki vuruş şansı geçti eline ikisinde de yanlış tercih yaptı, atsa bence 2.golü de bulabilirlerdi. İlkinde Valdes'in üzerine vurdu, ikincisinde de çalım atmaya kalktı, Valdes'in de hakkını yemeyelim ama, özellikle ikinci müdahalesi çok iyiydi.

Chelsea'liler istediklerini almış olsalar da avantajlı olmadıkları kesin. Barcelona Stamford Bridge'de gol atacaktır. Messi'nin de bu maça oranla daha etkili, sonuca tesir edecek bir futbol oynayacağını düşünüyorum. Ancak savunmanın göbeğinde sorun yaşayacak Katalanlar. Marquez sezonu kapattı, Puyol da sarı kart cezalısı. Pique'nin yanında Pep bakalım kimi oynatacak.

ERIC GERETS BIRAKIYOR

Eric Gerets Marsilya'yı bırakıyor. Ocak ayında kulübün en büyük hissedarlarından Robert Louis-Dreyfus L'equipe'e verdiği röportajda Eric Gerets'i sert bir dille eleştirmişti. Belçika'lı hoca da Fransız radyosu RTL'e yaptığı açıklamada sezon sonunda takımdan ayrılacağını söyledi. Gerets "Takımda gösterdiğim performansın şu ana kadar kötü olduğunu düşünmüyorum. Bazıları geçen yılın benim ilk sezonum olduğunu unutmuş. Takımı ilk yılımda 3.yaptım. Benden önceki sezon ligi 18.sırada bitirmişlerdi. Her nasılsa Aralık ayından sonra 3 ile 5. sıralar arasında yer aldığımız dönemde Robert Louis-Dreyfus çıktı ve bu röportajı verdi. Bana saldırmak zorunda kaldığını düşündü ve ben yaptığı açıklamaları kişisel olarak algıladım." dedi.

Gerets, Bayern Münih'e gideceği yönündeki iddiaları da yalanlıyor. Suudi Arabistan takımlarından Al-Hilal'le görüştüğünü, bunun da Marsilya'dan ayrılma yolunda elini güçlendirdiğini söylüyor. Al-Hilal'in başına geçmesi durumunda aylık 200.000 euro alacak.

Teknik direktörlüğünde 2 Belçika, 2 Hollanda, 1 Türkiye Ligi Şampiyonluğu yaşadı bu adam. Kalkar Al-Hilal takımına giderse üzülürüm gerçekten. Kimse kıymetini bilemedi, bilemiyor. Çok yazık!

28 Nisan 2009 Salı

LORENA BERNAL

Tanıştırayım; bu anne adayı hanımefendi eski İspanya güzellik kraliçesi Lorena Bernal. Futbolla ne ilgisi var peki? Hanım'ım bana bu soruyu sormadan hemen ben cevap vereyim efendim; Everton'lı Mikel Arteta'nın kız arkadaşı ve 6 aylık hamiledir kendileri...

LEO FRANCO GALATASARAY'A

İspanyol El Mundo Deportivo'nun iddiası. Transfer bitmiş, iş imzaya kalmış. Atletico Madrid'li Leo Franco'nun önümüzdeki 3 sezon için Galatasaray'la anlaştığını yazıyorlar. Sezon sonunda sözleşmesi biten Arjantinli bedelsiz olarak geliyor Galatasaray'a. Hadi hayırlısı olsun! Ben Leo Franco'yu özellikle Mallorca yıllarından kova olarak hatırlıyorum. Bu arada Wikipedia'ya bile Leo Franco Galatasaray 2009-... yazmış birileri.

.EREFSİZ RONALDO BLOGCULARA LAF ATMIŞ

"Ha bu Blogcular, Blogidmanyurdu diye bir takım kuruyolamış, Nike halı saha liginde şampiyon olacaz diyolamış; zuahahahahahahhahahaahhhaa"

Yarın şampiyonlar liginde Arsenal ile karşılaşacak olan M.United'ta bugünkü antrenmanda Ronaldo arkadaşlarıyla makara yaparken...

Arsenal'im yarın hesabınızı bir görsün de son gülen biz olalım! Şampiyon olucaz, kupayı da sana yollıycaz Ronaldo'cum! Lay lay lay lay lay layyyyyy, Bloooogidmanyurduuuuuuuuuuuu!

MUNOZ OUT MICHEL IN

Getafe'de bir zamanlar, hem Barcelona'da hem de Real Madrid'de oynayan iki eski futbolcu teknik adamlık yapmıştı, Bernd Schuster ve Michael Laudrup; şimdi ise eski bir Barcelona'lı gitti, Munoz; yerine eski bir Real Madrid'li geldi, Michel...

GERRARD COMPLEX

Silivri tarafında bir arsa almaya niyetim vardı, şöyle birşey mi yaptırsam acaba üstüne?!

ETO'YU ELDEN ÇIKARABİLMEK

Barcelona'nın Kamerun'lu golcüsü Samuel Eto'o bu sezon ligde 27, tüm kupalardaysa toplamda 32 gol kaydetti. Avrupa gol krallığı yarışında da iddialı olan Eto'o, attığı gollerle Barcelona'nın İspanya ve şampiyonlar liginde şampiyonluğa yürümesinde büyük pay sahibi. Oysaki geçtiğimiz sezon yaşananların ardından Barcelona kulübü Kamerun'lu futbolcuyu iyi bir ücretle başka bir kulübe satmaya çalışmıştı. Bu girişimde başarılı olamayan Katalanlar ardından Kamerun'lu golcüye 4 yıllık bir sözleşme teklif etmişti. Eto'o bu teklife yanaşmayınca elleri zayıflayan Barcelona'lı yöneticilerin umutları M.City'i Arapların almasının ardından tekrar yeşerdi. Katalanlar, Robinho için 32 milyon sterlin ödeyen, devre arasında Kaka'ya 103 milyon sterlinlik astronomik teklif yapıp avucunu yalayan Araplar Eto'o'ya da neden iyi bir ücret ödemesin diye düşünmeye başladı.

Eto'nun Barcelona ile sözleşmesi 14 ay sonra sona eriyor. Bu yüzden Barcelona Başkanı Laporta ve yardımcıları Eto'dan para kazanabilmek için Londra'da iki gündür M.City'li yöneticilerle pazarlık halinde. İngiliz basını başta Times ve Guardian başta olmak üzere bunu söylüyorlar ki onlar yazıyorsa doğrudur. Barcelona kulübü 28 yaşındaki futbolcu için 45 milyon euro istiyor. City yöneticileri ise ücrette biraz daha indirim bekliyor. Başkan Laporta ise hem Eto'o hem de O'nu alacak kulüp arasında orta yolu bulma çabasında. Katalan yöneticiler eğer istediklerini alamazlarsa hazır Londra'dayken Eto'o için sırada bekleyen iki İngiliz kulübü Tottenham ve Chelsea ile de masaya oturacak.

Bizse şunu tartışalım; Barcelona, satması halinde bu sezon şu ana kadar 32 gol atan Eto'dan daha iyi bir golcü bulabilir mi?

JEFFERSON MONTERO

İspanya'da ve Avrupa'da umduğunu bulamayan Villarreal transfer çalışmalarına başladı. Ekvador'un Independiente del Valle takımında oynayan 19 yaşındaki orta saha oyuncusu Jefferson Montero'yu 5 yıllığına renklerine bağladılar. Bu transferi duyunca şaşırdım açıkçası. Çünkü Villarreal Montero'yu Real Madrid'in elinden kaptı aslında. 2007'den beri Real'in Ekvador'lu futbolcuyu izlediği ve sözleşme imzalayacağı söyleniyordu. Hatta bundan 1 ay önce işin sadece Montero'nun Madrid'e gidip imza atmasına kaldığı duyurulmuştu. Son 1 ayda ne değişti de Montero Villarreal'e imza attı onu bilemiyorum. Bilseydim zaten ...!