7 Nisan 2009 Salı

ŞAMPİYONLAR LİGİ PREVIEW

Şampiyonlar liginde oynadığı son 21 maçta yenilmeyen, evinde ise üstüste 19 maçta mağlubiyet almayan M.United, İngiltere'de hiç kazanamayan Porto'yu konuk ediyor. İngiliz ekibinde sakatlığı bulunan Rio Ferdinand'ın oynaması zor gözüküyor. Haftasonunda ligde alınan Aston Villa galibiyetinde golü atan 17 yaşındaki Macheda'nın da yedek soyunması bekleniyor. Sir Alex Ferguson "Çok güçlü bir takımla oynayacağız" derken Cristiano Ronaldo yine Real Madrid'e transferiyle ilgili bir soru gelmesi üzerine "Bu kulübü seviyorum. Benim için doğru kulüp M.United" cevabını verdi. Porto cephesinde ise teknik direktör Jusealdo Ferreira "Avrupa ve Dünya Şampiyonu bir takımla oynayacağız. İyi oynuyoruz ve Old Trafford'daki ilk galibiyetimizi alacağımıza inanıyorum" dedi. Ortasaha oyuncusu Cristian Rodriguez ise hatalarından çok şey öğrendiklerini ve çok daha iyiye gittiklerini, M.United karşısında sakinliklerini koruyarak anın tadını çıkarmaya çalışacaklarını söyledi.


Arsenal ile Villarreal de çeyrek final ilk maçında İspanya'da karşılaşacak. Arsenal'de işler yolunda. Premier ligde 17 maçtır yenilmeyerek ilk 4'e girdiler ve FA Cup'ta da çeyrek final oynayacaklar. Adebayor, Fabregas ve Walcott gibi sakatların iyileşmesi de Arsene Wenger'i sevindiriyor. Wenger "Onlara tekrar kavuşmuş olmaktan dolayı çok mutluyum. Bu sezon çok sıkıntılar yaşadık. Ama işler yavaş yavaş yoluna giriyor" dedi. Ancak Arsenal'de Van Persie, Eduardo ve Diaby sakat oldukları için forma giyemeyecekler. Kaleci Manuel Almunia "Burada önemli anılarımız var. Ama iki takımda büyük değişiklikler oldu. İyi bir maç çıkaracağımızdan eminim. İkinci maçın Londra'da olması da bizim için avantaj" dedi. Villarreal ise sahasında tek bir şampiyonlar ligi maçı bile kaybetmedi. Teknik direktör Manuel Pellegrini ortasaha oyuncusu Cazorla'nın sakatlanarak sezonu kapatmasının şokunu yaşıyor. Pellegrini "Cazorla'yı özleyeceğiz. O'na ihtiyacımız vardı. Ama elimizden geleni yapıp Arsenal'i yeneceğiz" dedi. Eski Arsenal'li Robert Pires ise "Buraya 17 maçtır yenilgi almayarak geldiler. Ama Villarreal kimseden korkan bir takım değil. Zor bir maç olacağının hepimiz bilincindeyiz. Kazanabilecek güce sahibiz" yorumunda bulundu. İki takım 2006 Şampiyonlar Ligi yarı finalinde karşılaşmış ve Arsenal Villarreal'i elemeyi başarmıştı.

Tahminlerim; M.United - Porto: 1
Villarreal - Arsenal: 0-2

PİZZA VE BASKETBOL

NCAA'de şampiyonluğa North Carolina Tar Heels ulaştı. Karınları acıkan New York'lular pizzalarını beklerken bir yandan da dün geceki maçın en ufak bir anını bile kaçırmamaya çalışıyorlar.

DAVID VE BROOKLYN

6 Nisan 2009 Pazartesi

GUTİ KÜSTÜ

İspanyol basını Guti'yi konuşuyor. Juande Ramos'un gelmesiyle çok fazla forma şansı bulamayan Guti'nin bu durumu içine sindiremediği haftasonunda oynanan Malaga maçında ortaya çıktı. Karşılaşmaya yedek kulubesinde başlayan Guti tv görüntülerinde maçın son anlarında yanına gelen ve "Hazırlan oyuna gireceksin" diyen antrenör Jordi Garcia'ya "Bugün oynamayacağım, istemiyorum"diyor. Guti şu ana kadar Ramos yönetimindeki 1620 dakikanın 406'sında forma giymiş. İkilinin son 2 haftadır aralarının açık olduğu ve birbirleriyle konuşmadıkları söyleniyordu. Ramos basına Guti ile arasında problem olmadığını, takımda ondan daha formda oyuncular olduğunu ve kendisini hazır gördüğünde oynatmaktan geri kalmayacağını belirtmişti. Guti de yıldız kaprisi olduğu açık. Bu tarz oyuncularla konuşmak, diyalog halinde olmak lazım. Her ne kadar ondan daha genç ve formda olan futbolcular olsa da Ramos'un Guti'ye kendisini önemli hissettirmesi gerekir. Sonuçta Guti dahi sol ayaklılardan biri ve Real Madrid'e çok hizmeti oldu.

Marca da okuyucularına soruyor. Ramos Guti konusunda haklı mı diye, an itibariyle kullanılan 12.000 oy'un %80'i evet haklı şeklinde.

OBAMA'DAN İNCİLER

"Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur'u çok başarılı buluyorum. NBA'i çok sevdiğim için ikisini de yakından takip ediyorum"

ABD Başkanı Barack Obama TBMM'de yaptığı konuşmasının bir bölümünde dersine iyi çalıştığının sinyallerini verirken...

FIRSATLARI GÖRÜN VE DEĞERLENDİRİN

Allah mutlaka karşınıza hayatınızda birkaç kez fırsat çıkartıyor. Kimilerimiz bunları değerlendiriyor ve o zaman bunun adı şans, kimilerimizse değerlendiremiyor bunun adı da şanssızlık oluyor. M.United'lı Macheda da aynı hesap! Ona verilen fırsatı iyi değerlendirdi bu yüzden O'nu şanslı olarak niteleyebiliriz. Fırsat Rooney'nin cezalı, Berbatov'un sakat, diğer forvet oyuncularının da başta Tevez olmak üzere milli takım yorgunu olmalarından doğmuştu. Ferguson 61. dakikada 17 yaşındaki Macheda'yı oyuna soktuğunda O'ndan birşeyler bekliyordu mutlaka ama duraklama dakikalarında atacağı golle takıma galibiyet getireceğini kuşkusuz bizler gibi yaşlı kurt da bilmiyordu. 2 gündür tüm İngiliz basını Macheda'dan bahsediyor. Bir anda çok ünlü biri oldu, herkes tanıdı. En büyük şansı hocasının Ferguson olması. M.United'a şımarmadan, üzerine ekleyerek önümüzdeki yıllarda daha faydalı olacaktır.

Benim hayatımda da çoğunlukla böyle oldu arkadaşlar. Karşıma fırsatlar çıktı ve böyle zamanlarda geri adım atmak ya da olduğum yerde beklemek yerine bir adım öne attım kendimi. Gördüm fırsatı ve değerlendirdim. Üniversite 3. sınıftayken başladım çalışmaya, çünkü iletişim fakültesinde aldığım derslerin bana piyasada doğrudan katkı yapamayacağının farkına varmıştım. Kafamda 2 hedef vardı; spikerlik yapmak ve maç anlatmak. Henüz 21 yaşındayken bana da ilk kez ekrana çıkma fırsatının doğduğu günü hatırlıyorum. Üniversiteden yeni mezun olmuştum. Ama 2 yıldır TV8'de muhabir olarak çalışıyordum bile. Hem haber yazıyor hem muhabirlik yapıyordum, ayrıca izinsiz çalışıyordum. Spor müdürüm Ersan Çelik haber sunma konusundaki istek ve arzumu biliyordu. Hep bir takım elbise bulundururdum şirkette ne olur ne olmaz diye. Ama çekiniyordu beni ekrana çıkarmaya, bir türlü şans vermiyordu; ta ki spiker arkadaşlardan benden 10 yaş büyük olan Murat Öztürk (halen TV8'de çalışmaktadır) sabahki spor bültenini sunmaya geç kalana kadar. Ersan Çelik "Fırla, git giyin ve çık sun bülteni" dedi. Ayaklarım titredi, spiker masasına oturduğumda nefesimi düzenleyemiyordum heyecandan. Bülten başlamadan 2 dakika önce Murat Öztürk geldi stüdyoya. "Hayırdır! Tamam geldim ben, kalkabilirsin, ben sunacağım" dedi. Olmazdı, kalkamazdım, fırsat geçmişti bir kere elime. Hayatımın en önemli anıydı. Önümdeki yıllar, kariyerim belki de o sırada yapacağım harekete bağlıydı. "Hayır" dedim; "Ersan Çelik benim sunmamı söyledi. Lütfen kendisine söyle Murat ağabey" Sinirlendi, bir hışımla terk etti stüdyoyu. Kısa bir süre sonra da bülten başladı zaten ve çok heyecanlanmama rağmen hatasız bir şekilde sunmayı başardım. Artık muhabirlikten yavaş yavaş spikerliğe geçmiştim. Aylardır maç sonlarında kolumu ve şans eseri yüzümü gören ailem, bundan böyle takım elbise içinde beni ekran karşısında rahatlıkla da görebilecekti. Artık "Aa Ali geçen gün kolunu gördüm televizyonda" geyiklerinden de kurtulmuştum. O koltuktan kalkmadığım için bir süre Murat Öztürk'le aram bozuk olsa da sonrasında aslında benim hedefimi gerçekleştirmiş olmam da payı olduğu için mutlu olmuştu. İyi bir dostluğum vardır kendisiyle. O günlerin ardından artık önümde bir başka hedef vardı. Ancak bunu gerçekleştirmek için 4 yıl beklemem gerekti. Bunu daha önce anlatmıştım sizlere. O da bir başka fırsatı değerlendirme hikayesidir. Linki aşağıda! Sizlerin de karşınıza çıkan fırsatları görmeniz ve değerlendirmeniz dileğimle!

BLOG DÜNYASI'NDAKİ İLK YAZIM


Özel teşekkürler Murat Öztürk'e bülten sunmaya geç kaldığı için ve Osman Sakallıoğlu'na maç anlatacağından bir şekilde haberi olmadığı için!..

BERLUSCONI'NİN KAKA'SI

Marca'nın yalancısıyım. Florentino Perez Milan kulübüyle anlaşmış, el sıkışmış, seçilmesi durumunda Kaka'yı 60 milyon euro karşılığında Real Madrid'e transfer edecekmiş. 16 Mart'ta Berlusconi sağ kolu Galliani'yi yollamış Perez'le toplantıya. İkili rakam konusunda mutabakata varmışlar ancak Chelsea ile M.City'nin de Brezilyalı'yı çok istediği söyleniyor. Onların yapacakları teklifler işleri biraz yokuşa sürebilir. Çünkü Berlusconi Kaka'dan en iyi bir parayı kazanmak istiyor. Kim daha iyi teklif verirse çocuğu alır diyor bir başka deyişle. Yukarıdaki amcamın mesajı da bu yönde; "Ekonomi batıyor, O hala Kaka'yı düşünüyor." İtalyanca'da Kaka "kaka" anlamına mı geliyor yoksa? :) Bu arada İtalya'da deprem olmuş, çok geçmiş olsun hepsine!

(T)OSURMAYA SARI KART

İngiltere'de haftasonunda oynanan bir maçta hakem (t)osuran futbolcuya sarı kart gösterdi. Rakip takımın futbolcusu penaltı kullanırken Chorlton Villa'lı futbolcu gaz bırakınca hakemden centilmenlik dışı harekette bulunduğu gerekçesiyle sarı kart görmüş. İşin ilginç tarafı International Manchester FC'li futbolcu penaltıyı kaçırmış ama hakem tosuruğun ardından penaltıyı tekrarlatmış ve bu kez gol olmuş. Chorlton Villa'nın teknik direktörü maçın ardından "Vay bee, oyuncularımızdan biri gaz bırakmış ve hakem de bunu duymuş öyle mi? Ne kulak varmış ama! Sanıyorum evde karısı sürekli gaz bıraktığı için kulağı bu seslere aşina" demiş!

TARAFTARIZ BİZ ÇEKERİZ CEFA

BATUHAN SÜRESİZ KADRO DIŞI

18 yaşında. Beşiktaş'ın altyapısından yetişti. Siyah beyazlılar pişsin diye kendi evlatları Rıza Çalımbay'ın yanına verdi O'nu. Eskişehirspor'da genelde ilk 11 çıktı sahaya, goller attı, iyi maçlar çıkarttı. Fatih Terim güvendi sonra O'na. Milli kadroya aldı, hatta İspanya maçında son dakikalarda da görev verdi. Ardından dün Fenerbahçe maçında oynadı ve golünü de attı. Derken bugün, maçtan önceki gece İstanbul'daki otelinden gizlice ayrılarak 3 buçuğa kadar Kuruçeşme'deki bir mekanda eğlendiği ortaya çıktı. Bunu maçtan sonra duyan Rıza hoca süresiz kadro dışı bıraktı Batuhan'ı. Eskişehirspor hafif mi geliyor(!) acaba artık Batuhan'a? Ne de olsa İspanya gibi bir takım karşısında milli formayı giydi, büyük bir topçu muydu artık yoksa kendisi? Şimdi gidip kıyaslama yapmayacağım Batuhan'ı, Rooney'nin ya da Ronaldo'nun gece hayatıyla, özel yaşamıyla. Böyle bir gaflete düşmeyeceğim. Ama burası İngiltere değil Batuhan sen de Rooney ya da Ronaldo değilsin!..