29 Ocak 2010 Cuma

3D VE ANCELOTTI

İngiltere'de 3D yayınları başladığında Ancelotti saha kenarında böyle gözükecekmiş.

NOUMA VE PAPARAZZİ

"Bir gün gece kulübünden çıktım, arabama bindim, etrafta hiç paparazzi falan yoktu. Kırmızı ışık yandı durdum. Arabada en sevdiğim hiphop şarkılarından biri çalıyor ben de içinde oynuyorum. O sırada iki adam yaklaştı ve "Pascal naber? Eğleniyor musun?" diye sordu. Ben de evet gibisinden oynayarak cevap verdim. Tak diye kameraları çıkardılar ve beni çekmeye başladılar. Bipppppp Bipppppppp! Sonra yeşil ışık yandı. Hızımı artırdım ve yakalayıp arkadan arabalarına geçirdim. Sonra bana tepki gösterdiler. Bippppp!"

:) Röportajın tamamını salı akşamı 20:20'de 24'te yayınlanacak Güzel Oyun'da izleyebilirsiniz. Küfürlü yerler biplenecektir.

BİR BAKIŞIN YETER MOURINHO

Dün gece İtalya Kupası'nda Juventus karşısında 1-0 geriye düştüğü maçı 2-1 aldı Inter ve yarı finale yükseldi. İlk yarının son anlarında Felipe Melo'nun ceza sahasında topa eliyle müdahale etmesine ve ikinci yarıda Chiellini'nin Balotelli'yi ceza sahasında yüzüne koluyla geçirerek yere indirmesine kayıtsız kalan hakeme Mourinho'nun attığı bakış gecenin akılda kalan anlarından biriydi.

28 Ocak 2010 Perşembe

NONDA GİTTİ

Sözleşmesi tek taraflı feshedildi. Bir anlamda taraftarın dediği oldu ve Kewell kaldı. Hep üvey evlat oldu zaten Nonda. Galatasaray'ın bu sezon şu ana kadar en golcü futbolcu olması da yetmedi, 2007-2008 sezonunda Fenerbahçe maçında şampiyonluğa götüren golü atması da. Esas oğlan olamadı bir türlü. Şimdi sarı kırmızılılar yeni bir forvet transferini bekliyor. Yapılmazsa Atletico Madrid maçında heralde Giovani Dos Santos ileride oynar. Görüşlerinizi bekliyorum.

MARADONA'YA ŞOK

Maradona hayat arkadaşı Veronica Ojeda'dan bir erkek çocuk bekliyordu. 19 haftalık hamileydi Veronica. Ancak dün evinde geçirdiği bir kaza sonrasında apar topar hastanaye kaldırdı. Doktorlar Veronica'nın bebeğini düşürdüğünü açıkladı.

HOŞGELDİN 3D

Televizyon ve yayıncılık teknolojisi son 40 yılda çok büyük bir yol aldı. Siyah beyaz, kumandasız, tüplü televizyonlardan bugün evlerimizde incecik, duvara monteli LCD televizyonlarda HD kalitesinde yayın izleme imkanına sahibiz. Ama artık bununla da yetinmiyoruz. Şimdi sıra 3D'lerde. Avatar ile sinemada çığır açan Hollywood'un ardından spor yayıncılığı da SKY sayesinde çok önemli bir adım atıyor. Avatar'ın yönetmeni James Cameron'dan bizzat eğitim alan SKY yönetmenleri ve çekim ekibi artık beyaz perdede değil televizyonlarda 3D yayın yapmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Lig TV'den ne bekliyorum başlığı altında bu konuya biraz değinmiştim. Eğer markanın değeri 321 milyon dolar ise yayıncı kuruluş da görsellik anlamında çağın gereklerini yerine getirmeli demiştim.

Bu işi Amerika'da en iyi uygulayan kanal ESPN. Tüm Dünya Kupası maçlarını da 3D kalitesinde yayınlayacaklar. Avrupa kıtasında ise bu yeni sistemin uygulanacağı ilk yer İngiltere olacak. Hem de çok yakın bir zamanda, 3 gün sonra. SKY televizyonu pazar günü oynanacak Arsenal-M.United maçını 3D yayınlayacak. Futbolseverler Londra, Manchester, Cardiff, Edinburgh ve Dublin'deki toplam 9 pub'da bu tarihin ilk 3D futbol canlı yayınını izleme fırsatını bulacak.

Peki nasıl olacak? SKY pazar günü 2 farklı yayın yapacak. 1'i normal yayın diğeri de 3D. Bunun için stadyumda iki farklı çekim ve anlatım ekibi görev alacak. 3D yayında görev yapacak, daha doğrusu tarihe geçecek isimler ise sunucu Alan Parry ve yorumcu Alan Smith olacak.

3D televizyonların İngiltere'deki sayısı her geçen gün artıyor. SKY Nisan ayından itibaren bu yayınların 100'ü aşkın pub'da yayınlanacağının sözünü verdi. 1.6 milyon SKY+HD üyesi eğer evlerine 3D televizyon alabilirse bu yayınları hiçbir ekstra ücret ödemeden izleme imkanına sahip olacak.

Adamlar gerçek anlamda topu salonunuzda koşturmaya hazırlanıyor, bizler halen Erman Toroğlu gitsin mi kalsın mı sığ tartışmaları arasında boğuşmaya devam ediyoruz. Son olarak sloganımı yine tekrarlıyorum, bu işin kötü tarafları da var; Servet tükürdüğünde halınıza tükürüyormuş gibi olacak.

27 Ocak 2010 Çarşamba

AVRUPA'DAKİ EN FİYAKALI TRANSFERLER

Ara transfer döneminin sona ermesine kısa bir süre kaldı. Bakalım piyasada bilinen, gelecek vaadeden ve sayı olarak en fiyakalı transferleri şu an için kimler yapmış? Galatasaray'ın şu ana kadar ara transfer döneminde kadrosuna kattığı isimlerle en fiyakalı transferler listesinde zirveyi zorladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Everton'dan gelen Lucas Neill ve M.City'den kiralanan Jo'ya bugün Tottenham'dan bonservis opsiyonlu olarak kiralanan Dos Santos da eklendi. Transfere doymayan sarı kırmızılıların bir golcü transferi daha yapacağı söyleniyor. Fenerbahçe'nin eski gol krallarından Gökhan Ünal'ı alması, Trabzonspor'un yine gol kralı Gutierrez'i transfer etmesi de gözönünde bulundurulmalı.

Avrupa'nın 5 büyük ligine bakarsak şu an itibariyle Bundesliga'da müzmin sakat Van Nistelrooy'u transfer eden Hamburg'un dikkat çektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Premier Lig'de ise Maxi Rodriguez'i alan Liverpool, -emekliliği yaklaşan Vieira'yı alan M.City'i saymıyorum- en sükseli transferi yapmış gibi gözüküyor. Everton da Senderos ve Donovan ile listede var olmaya çalışıyor.

La Liga'ya bakacak olursak eğer, Stankevicius'u alan Sevilla, Tiago'yu transfer eden Atletico Madrid, Rubin Kazan'dan Dominguez'i alan Valencia dikkat çeken takımlar.

Serie A'da ise Goran Pandev'i alan Inter, Makedon futbolcudan şu ana kadar aldığı verimle en iyi transferlerden birini yapmış gibi gözüküyor. -Milan'ın klasik Beckham transferini de saymıyorum- Roma Bayern Münih'ten aldığı Luca Toni ile dikkat çekerken, Napoli'nin Liverpool'dan adlığı Dossena ve edit: FK Moskova'dan Catania'ya gelen Maxi Lopez de İtalya liginin çerezleri olarak öne çıkıyor.

Fransa'da ise Fenerbahçe'den Kazım'ı alan Toulouse ve D.Zagrep'ten genç Lovren'i alan Lyon zayıf kalıyor.

Sizin fiyakalı olarak ekleyebileceğiniz isimler varsa buyrun ekleyin. Ben bu isimlerden yola çıkarak Avrupa'da ara transfer döneminde kiralık ya da bonservisiyle farketmez, en fiyakalı transferler bakımından "şu an için" Galatasaray'ın zirveye yakın olduğunu düşünüyorum. Hem genç ve yetenekli isimler hem de tecrübeli isimleri şu ana kadar kadrosuna katan sarı kırmızılılar bu anlamda tüm rakiplerini zorluyor. Heee tüm bu transferlerden hangileri takımlarına daha yararlı olur, onu ilerleyen haftalarda sahada göreceğiz. Benim yaptığım sadece kağıt üstünde...

REZALET

Madrid basınının Ronaldo'nun rakibine attığı dirsekle gördüğü kırmızı kartın ardından ceza almaması için Messi'nin Sevilla maçındaki benzer bir pozisyonunun videosunu yayınlayıp Arjantinli'nin ceza almamasını örnek göstermişlerdi. Federasyon dün 2 maçla cezalandırdı Ronaldo'yu. Yani ceza sadece kırmızı karta. Rakibine dirsek atmasını ve burnunu kırmasını dikkate almadılar. Katalan basını da şimdi saldırıya geçti. En ağır manşet de El Mundo Deportivo'dan. Ronaldo'nun alkışlarken çekilmiş pozunun üzerine "Rezalet" başlığını atarak federasyona gönderme yapıyorlar. Marca ve AS'ın 2 gündür yaptığı yayınların ardından Barcelona yönetiminin de bir hayli öfkeli olduğu söyleniyor. İki gazete ile iyice ipleri koparmışlar. Bundan sonra su yok diyorlar Marca ile AS'a.

GUARDIOLA'YA TEŞEKKÜR YEMEĞİ

Barcelonalı futbolcular Guardiola'nın sözleşmesini uzatmasından dolayı bir hayli mutlu. Bunu göstermek için de kaptan Puyol'un girişimiyle bir yemek düzenlemişler. Dünkü antrenmanın ardından tesislere yakın bir yerde büyük bir masa ayırtmış Puyol. Tüm futbolcular -biri hariç- buluşup aynı masaya oturmuş, sofrayı donatmışlar ve Guardiola'ya güzel bir sürpriz yapmışlar. Keita geç kalmış yemeğe. Guardiola'ya takımı bırakmayıp kendileriyle kaldığı için teşekkürlerini iletmişler.

DOS SANTOS GALATASARAY'DA

Giovani Dos Santos'un transferini Jo'nun İstanbul'a geldiği gece son gelişme olarak yazmıştım. 20 yaşındaki futbolcu sezon sonuna kadar kiralandı. Meksika Radyosu'na konuşan Dos Santos satın alma opsiyonunun da Galatasaray'da olduğunu söyledi. "Çok mutluyum, oynamaya ihtiyacım var, eski ritmime, seviyeme ulaşmam için daha fazla dakika sahada yer almalıyım." diyor. Bonservisinin 10 milyon euro olduğu söyleniyor. Frank Rijkaard oğluna yeniden kavuşuyor bir anlamda. 20 yaşındaki Meksikalı sazı eline alırsa sezon sonunda Galatasaray bonservisini de bırakmaz. Dünya Kupası'nda mücadele edecek Meksika milli takımının en önemli isimlerinden biri olması da doğru bir adım atıldığını gösteriyor. Dünden beri ortaya atılan Leo Franco'nun gönderilmesi seçeneği bence de en mantıklısı.

Dos Santos'un yarın İstanbul'a gelmesi bekleniyor. Rijkaard pazar günü oynanacak Denizlispor maçında da kadroya alabilir.