1 Kasım 2008 Cumartesi

FERGUSON'UN TEKLİFİ


Premier Lig'in 4 büyükleri bir sezonda lig maçları, FA Cup, Community Shield, Avrupa maçları derken ortalama 55-60 maç yapıyor. Bu yüzden de 38 haftalık Premier Lig'de devre arası tatili neredeyse hiç olmuyor, olsa bile en fazla 10 günlük bir ara verilebiliyor. Hatta adamlar yılbaşı günü bile maç oynuyorlar. Bu trafik birçok teknik adamın uzun zamandır canını sıkan bir konu. Ama ne FA ne de teknik adamların bu konuda şu ana kadar herhangi bir çözüm bulamadığı, fikir yürütemediği bir gerçek. Sir Alex Ferguson Manchester United'in resmi dergisine verdiği röportajda bu konu üzerinde çok uzun zamandır kafa yorduğunu söyleyerek bazı önerilerde bulundu. Ferguson "Yılbaşı maçları aynen olduğu gibi dursun onlara dokunmayalım. Ama Ocak ayı içinde oynayacağımız bir haftayı değişik günlere serpiştirebiliriz. Yani 10 maçın 3'ünü ilk haftasonu, diğer 3'ünü 2. haftasonu, son 4'ünü de 3. haftasonu oynayabiliriz. Böylece tv yayıncıları madur durumda da kalmaz, her haftasonu maçları gösterebilirler. Futbolcuları da dinlendirme fırsatı yaratmış oluruz." demiş. Tabi bu fikrin hayata geçirilebilmesi için Ocak ayı içersinde boşluk yaratmak gerekiyor. Bununla ilgili olarak Ferguson'un ortaya attığı fikir ise şu. "Geçtiğimiz sezon lig 11 Mayıs'ta sona ermişti. Bu sezon neden daha geç bitirmiyoruz? Ligi Mayıs ayının sonuna kadar uzatabilir böylece Ocak ayı içinde 2 hafta boşluk yaratabiliriz" Ferguson'un fikri gayet mantıklı gözüküyor. Bu yaz futboldaki tek büyük turnuva 14-28 Haziran arasında Güney Afrika'da düzenlenecek olan Konfederasyon Kupası. Bu demektirki turnuvadan sadece 3 hafta önce ligi bitirebilme gibi bir seçenekleri var Futbol Federasyon'larının. O halde Ferguson'un fikrini dikkate almak gerekiyor bence.

31 Ekim 2008 Cuma

ZENDEN VE KARISI

Fransız "Sport" dergisi sporculara seksi pozlar verdirmekle meşhur. En yeni pozlar Zenden ve model eşi Clio Pajczer. Güzel bir malzeme. Marsilya'da 2. sezonunu geçiriyor Hollandalı. PSV, Chelsea, Barcelona, M'brough, Liverpool'da geçen kariyer. Olması gerekenden fazla gezen, bir türlü dikiş tutturamayan iyi bir futbolcu olarak tanımlayabilirim. Canı sıkılmış ve eşine "hadi bi soyunalım bari" demiş!







FUTBOL'A İHANET


Gwen Stefani oğlu Zuma'nın resmini internet sayfasında ilk kez yayınladı...

"BİNBİR GECE" RONALDO


Futbol dünyası ilginç bir transfer teklifiyle çalkanıyor. Teklif İtalyan Siena'dan Brezilyalı Ronaldo'ya geldi. Siena yönetimi Ronaldo'ya "gol başına 100.000 euro" teklif etti. Sezonun ikinci yarısında Ronaldo'nun sahalara döneceğini varsayarsak, önünde 19 maç var demektir. Siena'nın yaptığı bu teklif riskli mi değil mi? Ne kadar çok gol atarsa Siena için o kadar iyi midir işte bu sorunun cevabını vermek çok zor. 10 gol = 1 milyon euro demektir. Ligde kalmaları için Ronaldo'nun atacağı 10 gol son derece önemli.


Ayrıca bu teklifi yaparken Milan'ın Beckham hareketini örnek aldıklarını düşünüyorum. Pekala Ronaldo Siena'ya forma satışı, reklam ve bilet satışları bakımından Beckham'ın Milan'a sağlayacağı geliri getirebilir mi? Eğer getirebilirse Siena yönetimi oturup Ronaldo'nun atabildiği kadar atması için dua edecektir. Ama bunun karşılığını puan olarak da almaları ve puan tablosuna bunu yansıtmaları gerekir. Yoksa Ronaldo'nun 3 gol attığı bir maçtan 4-3 yenik ayrılmaları onlara yarardan çok zarar ( kasa hızla boşalabilir) getirebilir!

30 Ekim 2008 Perşembe

SENİ GİDİ BECKHAM SENİİİİ


Sen çok yaramaz bi çocuksun Becks! Hanımı da götürmüyormuşsun zaten Milano'ya! Victoria bacımız senin o saçlarını yolacak en sonunda...

29 Ekim 2008 Çarşamba

BEKO


Beşiktaşlı futbolcular uzun yıllar Beko'nun reklamını taşımıştı formalarında.


Bu sezon Watford'da formasında Beko reklamını taşıyor. Britanya'da beyaz eşya deyince akla ilk gelen firmalardan biri. Biraz reklam yaptık galiba ama bir Türk markasının İngiltere'de ve İngiliz futbolunda yer alması gurur verici.

ERIC 7 CANTONA


Onunla ilgili Futbol Blog'da söylenecek şeyler var!

10 NUMARA



Ljungberg yıllık 2.5 milyon dolar alacak. Herşeyden çok magazin basını için yepyeni bir malzeme olacağı kesin. Şimdiden İsveçli'nin seksi pozları magazin sayfalarında dolaşmaya başladı bile.

POPULARİTE KAZANACAK GİBİ


Arjantin Milli Takımı teknik direktörlüğü gibi önemli bir koltuk için 4 adaydan en tecrübesiz olanı göreve getiriliyor. 1995 yılında 6 ay kadar Racing Club'ı çalıştırmışlığı var. Resmi açıklamanın Maradona'nın 48 yaşına basacağı yarın yapılması bekleniyor. Oyuncuların ona saygı göstereceği bir gerçek ama Maradona'nın ne kadar verimli olacağı şüphe konusu. Çok uzun soluklu olacağını sanmıyorum. Ya ya ye Coco Jambo ya ya ye!!!

28 Ekim 2008 Salı

MAZİDE BİR YOLCULUK

1950'li yılların başında Milan'da forma giyen aralarından birinin halen Milan forması ile Serie A'da en fazla gol atan futbolcu unvanına sahip olduğu 3 İsveçli'den bahsetmek istiyorum. GRE-NO-Lİ. Yani Gunnan Gren, Gunnar Nordahl ve Nils Liedholm'dan. Onlar Inter'in Brehme-Völler-Matthaus, Milan'ın Van Basten-Gullit-Rijkaard gibi üçlemelerinin ilk versiyonu.


Bir İtfaiyeci, bir profesör ve bir baron'un hikayesi.



Önce profesör lakablı Gunnar Gren'den bahsedelim. Kendisine hayatı boyunca aynı zamanda kalecilikte yapan filozof Fransız Albert Camus'yu örnek alan Gren 71 yaşında ölmeden az önce bile yatağında kitap okuyormuş. 1958 Dünya Kupası yarı finalinde İsveç formasıyla uzun mesafecen attığı gol Youtube'da onun için hazırlanan videonun en ilgi çeken sahnelerinden biri. 90'lı yıllarda yaptığı bir ropörtajda o zamanki takım arkadaşı Liedholm onun için 50'lerin Maradonası demişti. 1949 yılında Milan'da forma giymeye başlamış ve Gre-No-li'nin bir parçası olmuş ancak İtalyan takımında çok fazla verimli olduğu söylenmiyor.


Gunnar Nordahl ise Milan formasıyla Serie A'da en çok gol atan futbolcu unvanına sahip. Milan formasıyla 257 maçta 210 gol atmış. Aynı zamanda Serie A tarihinin de en fazla gol atan 2. futbolcusu. Roma formasını giydiği 2 sezonda 34 maçta 15 gol atmış, yani toplamda 291 maçta 225 kez ağları havalandırmış. Milan'da 2 lakabı varmış. Biri İsveç'teki eski mesleğine ithafen İtfaiyeci, diğeri ise güçlü fiziği ve azminen dolayı "Boğa". Nordahl Gre-No-Li içinde Milan'a ilk katılan isim, 1949 Ocak'ında İtalyan ekibinin formasını giymeye başlamış.


Baron lakaplı Nils Liedholm içinse Berlusconi "Onu çıplak gözle izlemiştim. Maç içinde tek bir yanlış bile yapmıyordu" demişti. Liedholm kusursuz futbolu ve mükemmel pas yüzdesi ile Milan'da 1949-1961 yılları arasında 12 yıl forma giydi. Nordahl'ın attığı 210 golün çoğunda onun payı vardı. Futbolu bıraktıktan sonra Milan, Roma, Fiorentina ve Verona gibi takımlarda teknik direktörlük de yaptı. 1984 yılında Roma'yı Şampiyon Kulüpler Kupası'nda finale taşısa da Liverpool'a penaltılarla kaybettiler.