3 Ekim 2009 Cumartesi

BALLI FERGUSON

Ballı Ferguson kurtardı yine puanı. Yukarıda skoru 1-1'e getiren Berbatov'un harika golünün fotoğrafı var. Hemen sonrasında zaten yine yenik duruma düştükleri golü yediler. Beşiktaş-Denizlispor maçında taraftarlar arasında çıkan olaylardan, yönetim istifa çağrılarından sıkılıp, devamlı M.United-Sunderland maçına döndüm. Bir ara her açtığımda da gol oldu. Ama United'a puanı getiren son dakika golünü izleyemedim. United yaklaşık 79 dakika yenik götürdüğü maçta Anton Ferdinand'ın duraklama anlarında kendi kalesine attığı golle kurtardı 1 puanı. Hatta son saniyelere 3 puanı alacak pozisyonları bile sığdırdılar. Hakem edit: Alan Wiley biraz daha uzatsa belki de atabilirlerdi. Wiley, 90+6. dakikada galibiyete ulaştıkları M.City maçında 4. hakemlik yapıyordu. O maçtan dili yanmış olacak ki zamanında bitirdi bu kez. Ama alışmış kudurmuştan beterdir derler ya işte hakem "alışmış" Ferguson'u memnun edemedi. Galiba her ülkenin teknik direktörleri veya yorumcuları başka ülkelerin hakemlerini örnek gösteriyor. Maçtan sonra Wiley'e saldıran Ferguson bakın neler söylemiş; "Yurtdışındaki hakemleri görüyorsunuz kasabın köpeği kadar formdalar. Bizim de formda hakemlere ihtiyacımız var. Wiley formda değildi. Bir oyuncuya kart göstermek için 30 saniye harcadı. Dinlenmeye ihtiyacı var."

"You see referees abroad who are as fit as butcher's dogs. We have some who are fit. He wasn't fit. He was taking 30 seconds to book a player. He was needing a rest."

2 Ekim 2009 Cuma

2016 OLİMPİYATLARI RIO DE JANEIRO'DA

2014 Dünya Kupası, 2 yıl sonra da 2016 Olimpiyat Oyunları. Brezilya 7 yıl içinde dünyanın en büyük ekonomisi olur.

FORLAN'IN ALTIN AYAKKABISI

Thierry Henry, Mario Jardel, Ally McCoist, Fernando Gomes, Dudu Georgescu, Gert Muller ve Eusebio'dan sonra altın ayakkabıyı 2. kez kazanan 8. futbolcu oldu. Geçen sezon 33 maçta 32 gol kaydetmişti. Forlan'a sesleniyorum buradan; "Forlancığım ayakkabını verir misin, IMF Başkanı'na atacağım da!" Var mı sizin de atmak istediğiniz birisi?

1 Ekim 2009 Perşembe

1 MİLYAR DOLARLIK ADAM

Henüz 34 yaşında. 13 yıldır profesyonel golfün içinde. Kazandığı rakam bu yıl itibariyle 1 milyar doları geçti. Bu yıla kadar 895 milyon dolarlık bir gelir elde eden Woods bu yıl kazandıklarıyla 10 haneli rakamlara ulaşmayı başaran ilk sporcu olarak tarihe geçti. Woods 2002 yılında Michael Schumacher'i geçerek en fazla para ödenen sporcu sıralamasında ilk sıraya otururken özellikle Nike ile yaptığı anlaşma gelir hanesinde çok büyük bir yere sahip. Sadece Nike'tan yılda 30 milyon dolar kazanıyor. Nike'ın da Woods markasını kullanarak yılda 800 milyon dolar civarında bir gelir elde ettiği söyleniyor. Bunun yanısıra AT&T, PepsiCo, Gillette, Accenture, Electronic Arts, Gillette ve Upper Deck'ten de hatrı sayılır rakamlar Woods'un banka hesaplarını dolduruyor. Bu kadarla da kalmıyor Woods. Golf sahası dizayn işinden de iyi para kazanıyor. Hali hazırda 3 golf sahası için çalışma yapıyor ve her birinden alacağı rakam 10'ar milyon dolar. Yine ABD dışındaki organizasyonlara davet etmek isteyenler de Woods'a sadece bir turnuva için 3 milyon dolar ödüyor. Dudak uçuklatan rakamlar bunlar. Zenginin parası züğürtün çenesini yorarmış ya benimki de o hesap. Ve adam bunu benim en sevmediğim sporlar arasında ilk 3'e giren golften kazanıyor. Bir topa vur, sonra metrelerce peşinde yürü. Sonra git bir daha vur, tekrar yürü. Galiba bana göre değil. Ayrıca bu 1 milyar dolar da Woods'un kazanacağı ilk ve son 10 rakamlı yeşillikler olmayacaktır.

"24 SPOR" LİGİNDE HAFTANIN BİRİNCİSİ

Şampiyonlar Ligi Fantezi'de mücadele eden 171 takım içinde "Wearethechampions" isimli takımıyla Safa Doyran 2. haftanın birincisi oldu. Safa'nın özellikle ortasahası çok iyi iş yaptı. Marsilya karşısında 2 gol atan Ronaldo'yu kaptan yaparak 28 puanı cebe indiren Safa, 1 gol-2 asistle Lyonlu Pjanic'ten 12, 1 gol atan ve gol yemeyen Kaka'dan da 8 puan alarak haftaya damgasını vurdu. Yine savunmasındaki 3 ismin gol yememesi ve forvetindeki iki Barcelonalı'dan da toplam 11 puan alması takımını öne çıkaran ana faktörler oldu. Lige yeni katılmasına rağmen aldığı 83 puanla lige 66. sıradan giren "Wearethechampions"'ı kutluyoruz. Benim 2 haftada topladığımdan daha fazla puan aldı.

30 Eylül 2009 Çarşamba

RONALDO'YA BÜYÜ İŞLER Mİ?

Büyüye inanır mısınız? Ben inanırım. Ve her türlüsünden uzak durmaktır en büyük arzum. İspanya'da bugünlerde Malagalı 55 yaşındaki Jose “Pepe” Ruz adında büyücü konuşuluyor. Ruz denen bu büyücü Ronaldo'ya büyü yapmış, sonra da iyi bir halt etmiş gibi gidip Başkan Perez'i yazdığı mektupla uyarmış. "İsmini açıklayamayacağım biriyle bir anlaşma yaptım. Ronaldo çok ciddi bir sakatlık geçirecek. Ama ne zaman olacağını bilmiyorum. Ancak bu sezon oynadığından daha fazla süre sakat kalacağına sizi temin edebilirim" demiş. Büyü yapmasını isteyen kişinin de ünlü ve futbolcuları tanıyan biri olduğunu, kendisine de yüklü bir miktar para ödediğini söylemiş. Ronaldo şu ana kadar 5 maçta 7 gol attı. Acaba büyü işe yaramadı mı? Ya da biraz daha beklemek mi lazım acaba?! Peki büyüyü yaptıran kişi kim olabilir? Laporta? Ferguson? Ya da eski sevgililerinden biri?

AHMEDINEJAD & ROY KEANE

İngiliz basını bu işi iyi yapıyor, özgürce yapıyor, tadında yapıyor. Bir tarafta Batı'da sevilmeyen İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, diğer tarafta ise Ipswich Town'ı çalıştıran Roy Keane. Keane'in takımı Ipswich, Championship'te 10 haftada galibiyet alamayan tek takım. 5 yenilgi, 5 beraberlikle ligin dibine demir attılar. İstifa etmesini bekliyorlar ama şu an için İrlandalı'nın böyle bir niyeti yok gibi. Bu yüzden son günlerde ikinci uranyum tesisi ile yine gündemde olan ve tepki çeken İran Cumhurbaşkanı ile Keane'i bir tutuyorlar. "Saç renkleri ve şekilleri aynı, sakal boyları ve şekilleri de öyle, birbirine benzer takımlar da giyiyorlar. O halde Ahmedinejad da bu takımın başına geçebilir, hem rakiplerine daha fazla korku bile salabilirdi. Heralde durumları bundan daha kötü olmazdı" diyorlar.

PS4 BÖYLE OLSUN MU?

Peki bu ne olabilir sizce?

İşte yanıtı: PSP2

29 Eylül 2009 Salı

RUBIN KAZAN 1 - 1 INTER

Dominguez ve Stankovic'in golleri her iki takıma da birer puan kazandırdı. Inter son yarım saati 10 kişi oynadı. 60'da Balotelli ikinci sarıdan atıldı. Fantezi'de ilk 11'imde vardı, iyi ki bugün çıkarıp CSKA Moskovalı Guilherme'yi almışım takıma.

ROBERTO CARLOS KOLBASTI OYNARSA

video

by Tayfun Bayburt

28 Eylül 2009 Pazartesi

FERNANDO ALONSO FERRARI'DE

Hep futboldan transfer haberi verecek değiliz ya! Bir tane de Formula 1'den olsun. Artık sağır sultan bile duymuştu zaten. Ferrari'nin yeni sponsoru İspanyol bankası Santander, vatandaşı Alonso'nun Maranello'ya gelmesi konusunda ısrarcıydı. 3 yıl için yaklaşık 30 milyon dolarlık anlaşmaya imza attığı söyleniyor. Kimi Raikonen ise eski takımı McLaren'e dönüp Hamilton'ın takım arkadaşı olacak. Brawn GP'de ise Barichello'nun yerine Nico Rosberg'in geçeceği konuşuluyor. Orda da Ferrari'de yaşanan durumun bir benzeri var. Takımın motor sağlayıcısı Mercedes-Benz, vatandaşı Rosberg'in takımda yer almasını istiyor. Alonso-Massa, Raikonen-Hamilton, Button-Rosberg mücadelesi seneye bizi bekler! Güzel de olur!

ŞAMPİYONLAR LİGİ FANTEZİ-2

ÖNEMLİ DUYURU: Lige yeni katılım bu akşam saat 19:00'dan itibaren kabul edilmeyecektir.

Katılmak isteyenleri kurduğum "24 Spor" ligine bekliyorum. Benim takım yukarıda. Kendi kurduğum ligde son sırada olarak önemli bir başarıya da imza atmış bulunuyorum. Şu an ligde olan ve 2. hafta maçlarıyla birlikte dahil olacak yaklaşık 150 civarında takım var. Bu kadar ilgi beklemiyordum. Takım kurmamış, kurmuş ama dahil olmamış arkadaşları da bekliyoruz.

İnternet Adresi: http://en.uclfantasy.uefa.com/
Ligin Adı: 24 Spor
Ligin kodu: 156246-28913

Duyuru: Şampiyonlar ligi 2. haftasından itibaren her haftayı birinci kapatan(genel birinci değil, haftanın birincisi) arkadaşı ve takımını burada tanıtacağız. Kendisinden ve kurduğu takımdan övgüyle bahsedeceğiz.

KİM BU?

Mariah Carey diyenleri müzik dünyasını yakından takip ettikleri için kutluyor, Nasri ve Lindsay Lohan diyenleri de hayal güçlerinden dolayı tebrik ediyorum.

BİR ZAMANLAR BÜLENT UYGUN


İzlenirken dikkat edilmesi gereken noktalar;

''... koduk Bülent Başkaaaan'' şeklinde nidalarla gelen adam.
- Muhabirin hareketleri
- Bülent Uygun'un kızının garip bakışları
- Bülent uygun'un headbang'i
- Arkadan gelen siyah mont, kırmızı bereli 2. adamın videoya giriş anı
- Gri ceketli adamın Bülent Uygun karşısında secdeye yatması.
- Topluluğun arasına girmeye çalışan güvenlik görevlisinin girdaba kapılması (ki en komik andır bence)
- Topluluğun Bülent uygun'u alıp, sonsuzluğa doğru yol alması
- Ve Bülent Uygun'un kızının Neil Armstrong edasıyla yürüyüp, olayları şaşkınlıkla izlemesi

TÜRK FUTBOLCUSUNUN İTİRAFLARI

Türk futbolcusu dürüsttür, bunu her zaman söylerim. Gelgelelim hakemi yeri gelince aldatırlar, aldatmaz değil. Ama işte dürüsttürler en nihayetinde! Maçtan sonra çıkar dobra dobra itirafta bulunur, gerçeği açıklayarak kamuoyunu aydınlatırlar. Birkaç haftadır bunun en güzel örneklerini yaşıyoruz. Sağolsun Ali Güneş geçen hafta 94 yaşındaki dedemin bile gördüğü mükemmel kurtarışının ardından maçtan sonra herkesin bildiğini saklamadı(!) ve "Evet elle müdahale ettim" diyerek ne kadar dürüst olduğunu ortaya koydu. Bu haftaysa Denizlisporlu Caner, Manisaspor karşısında takımına kazandırdığı penaltı pozisyonuyla ilgili "Açık konuşmak gerekirse ciddi bir müdahale almadım ama hakem öyle bir karar verdi. Bence penaltı verilmeyebilirdi." diyerek beni benden alan futbolcular kervanına katıldı. Caner'e helal olsun diyorum ve umudumu ilerleyen haftalara taşıyorum. Onlardan beklentilerimse çıtayı biraz daha yükseltmeleri. Eğer maçtan sonra değil de hemen pozisyonun ardından gerçeği hakeme açıklarlarsa işte o zaman hepsinin alınlarından öpeceğim. Yabancı futbolcular da diliyorum ki bundan sonra bizimkileri örnek alırlar!!!

RAMON'UN KİM OLDUĞUNU ÖĞRENDİM

Aceto'ya sık sık yorum yapan, bu blogu da takip edenlerden biridir Ramon. Blog dünyasında bir mittir. Kim bu adam acaba diye merak ettiğimiz kişidir? Anlamadığı bir dilde yazılan blogları takip edip İspanyolca yorum yapan, futbolu bu kadar yakından izleyen Ramon kim olabilirdi?! En nihayetinde öğrenmeyi başardık. Meğersem Barcelona Buz Hokeyi takımı antrenörüymüş. Anadolu Ajansı muhabiri, Ankara'da devam eden Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Ramon'u yakalamış ve bir röportaj gerçekleştirmiş. Röportajın futbolla ilgili kısmını aşağıda aynen aktarıyorum. Türk futbolu hakkında böyle(!) tespitler yapabilen birinin bizim Ramon'dan başkası olduğuna inanmıyorum...
"Ankara'da gerçekleştirilen Avrupa Kulüp Şampiyonları Kupası (Continantal Cup) grup elemelerini ilk sırada tamamlayan Barcelona Buz Hokeyi takımının antrenörü Ramon Baron, İspanya'da en fazla tanınan Türk takımının Galatasaray olduğunu söyledi. Ramon Baron, İspanya'da en çok tanınan ikinci takımın Fenerbahçe, üçüncü takımın ise Beşiktaş olduğunu söyledi. Ramon Baron, Galatasaray'ın, Süper Kupa finalinde Real Madrid'i yenmesi nedeniyle İspanya'da en çok tanınan Türk takımı olduğunu kaydetti. Galatasaray teknik direktörü Rijkaard'ın, İspanya'da iyi işler yaptığını ve Barcelona'da çalıştığı dönemde çok sevildiğini belirterek, "Rijkaard İspanya'da çok güzel işler yaptı, başarılı oldu, ama bu geride kaldı. Rijkaard, şu anda İspanya'da o kadar takip edilmiyor. Çünkü, İspanya'da önce İspanya ligi, sonra İtalya ligi takip edilir" diye konuştu."