uefa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2009 Cuma

LOKUM GİBİ KURALAR, BUNDAN İYİSİ ŞAM'DA KAYISI

F Grubu
Panathinaikos (Yun)
GALATASARAY
Dinamo Bükreş (Rom)
Sturm Graz (Avu)

H Grubu
Steaua Bükreş (Rom)
FENERBAHÇE
Twente (Hol)
Sheriff Tiraspol (Mol)

Galatasaray teknik direktörü Frank Rijkaard Barcelona'da 2003-2006 yılları arası yardımcılığını yapan Henk Ten Cate'nin takımı Panathinaikos'la karşılaşacak. Yani Rijkaard'ın eski Neeskens'idir Ten Cate. İlginç iki maç bekler Galatasaray'ı. Dinamo ve Steaua Bükreş hakkında Lucescu'dan iki kulüp de yararlı bilgiler alabilir. Özellikle de Fenerbahçe'nin Lucescu'dan nefret ettiği Steaua ile ilgili her türlü ayrıntıyı temin edebileceğini düşünüyorum. Ayrıca Steaua Bükreş ile alakalı olarak Fenerbahçe taraftarlarının alttaki iki postu okumalarını tavsiye ederim.

STEAUA BÜKREŞ'İN KARANLIK DÖNEMİ
GIGI BECALI

7 Ağustos 2009 Cuma

UEFA AVRUPA LİGİ RAKİPLERİMİZ

Galatasaray - FC Levadia Tallinn (Estonya)
Trabzonspor - Toulouse
Shakthar Donetsk - Sivasspor
Sion - Fenerbahçe

Maçlar 20-27 Ağustos tarihlerinde.

20 Mart 2009 Cuma

UEFA KUPASI ÇEYREK FİNAL EŞLEŞMELERİ

2 Alman, 2 Fransız, 2 Ukrayna takımının birbirleriyle eşleşmemeleri ilginç oldu.

HAMBURG - M. CITY:
İstanbul gecelerinde Robinho'yu ağırlamak iyi olurdu.
PSG - D. KIEV: Le Guen'le çıkış yakalayan Fransızlar'ı özellikle deplasmanda zorlu bir maç bekleyecek.
SHAKTAR - MARSİLYA: Galatasaray'ı şampiyon yaptığı halde gönderilen iki teknik adam, Lucescu ile Gerets karşı karşıya. Bu iki takımın finalde karşılaşmasını isterdim.
W.BREMEN - UDINESE: Mesut Özil ve Gökhan İnler karşı karşıya.

Turu kimler geçer?

Tahminlerim: M.City, PSG, Shaktar, W.Bremen

19 Mart 2009 Perşembe

UEFA KUPASI GEYİĞİ

Etrafta UEFA Kupasını kazanan takımın bayrağının 1 yıl boyunca kupayı kaldırdığı statta dalgalandığı yönünde iddialar var. Böyle birşeyin olmadığını söyleyelim. Sanırım Galatasaray'lı taraftarlar Fenerbahçe'li rakiplerini kızdırmak için ortaya böyle şeyler atıyorlar.

ST. ETIENNE 2 - 2 WERDER BREMEN

Werder Bremen 1-0'ın rövanşında St. Etienne ile deplasmanda 2-2 berabere kalıp adını çeyrek finale yazdırdı. Maçta Bremen 2-0 öne geçerken, 2. golün asistini Mesut yaptı. Sol kanattan Pizarro'nun kafasına adrese teslim bir top attı. Sonrasında 2-2'yi buldu St. Etienne ama turu geçen Alman ekibi oldu. St. Etienne taraftarları da zaman zaman taşkınlık çıkartmış. Yarın Nyon'da kura çekimi yapılacak, Galatasaray da turu geçerse iki ekip eşleşebilir, Mesut'un Türkiye'ye gelmesi öncesiyle sonrasıyla Türk medyasında tartışılır. Tabiki yıllar öncesinin rövanşını Galatasaray alabilecek mi, Rotariu'nun yapamadığını kim yapacak, Mustafa Denizli o maçın ertelenmemesinin pişmanlığını yaşıyor mu? Tüm bunlar cevabı merak edilen sorular olacak. Aslında iki takım eşleşecekse finalde eşleşsinler. Daha anlamlı olur. Eğer Hamburg geçerse Almanlar iki maçta Kuzey derbisinin heyecanını yaşayabilir.

19 Şubat 2009 Perşembe

VALENCIA EN GÜZEL DEPLASMANDA

Al işte bir Figo da Kiev'de. David Villa ile fotoğraf çekilmek(!) için çırpınıyor. Bu Ruslar, Ukraynalılar bir esmer, bir Akdenizli görmeye gelsin zaten.

Dinamo Kiev 1 - 1 Valencia

UEFA GECESİNDEN BİRKAÇ NOT

Zico Cska Moskova'nın başında ilk maçına Aston Villa gibi güçlü bir takımla deplasmanda oynayarak çıktı. Vagner Love'un 14. dakikadaki golüne John Carew ikinci yarıda yanıt verdi. 1-1'lik skor Zico ve ekibi için avantaj.

Metalist Kharkiv'in Beşiktaş ve Galatasaray'dan sonraki kurbanı Sampdoria oldu. İtalyanları deplasmanda 1-0 yendiler. Ne diyeyim Ertuğrul Sağlam'a yazık olmuş.

Galatasaray'ın turu geçmesi halinde rakibi olacak Nec Nijmegen-Hamburg eşleşmesinin ilk maçından deplasmanda Hamburg 3-0 galip ayrıldı. Hollandalı taraftarlar 2-0 yenik duruma düşünce ikinci yarıda sahaya yabancı madde yağdırdılar. Bunlardan biri de hakemin başına geldi. Hem de bayağı sağlam gelmiş, bir sürü kan aktı. Hamburg turu geçer inşallah Galatasaray da. Hamburg deplasmanına gitmek isterim teyzemlerin evi stada 5 dakika.

Milan Bremen deplasmanından 1-1'lik avantajla dönüyor. Inzaghi'nin golüne son anlarda Diego karşılık verdi. Ancelotti Ronaldinho'yu sahaya sürdü hafif sakatlığı olan Beckham'ın yerine. Kiralık star son dakikalarda oyuna girdi ve Alman taraftarlara da şovunu başka türlü(!) yaptı.

BORDEAUX 0 - 0 GALATASARAY


Galatasaray'lı futbolcular yine Avrupa'da farklı olduklarını ortaya koydular. 0-0'lık sonuç avantaj ama tehlikeli bir avantaj. Maçın analizi her yerde yapılıyor. Rövanşta Galatasaray'ın tur için yeterli skoru alacağına inanıyorum. Benim değinmek istediğim konu, Fransız televizyonunun ne kadar iyi bir yayın yaptığı ile ilgili. Türkiye'deki maçlarda hakemin verdiği tartışmalı bir karar, bir faul olabilir, bir ofsayt olabilir, topun çizgiyi geçip geçmediği olabilir, aklınıza ne geliyorsa pozisyon olur bizim kafalarda soru işaretleri oluşur tekrarı görmek isteriz ama oyun tekrar başlar. Biz o sırada tv başında başlarız hakeme ya da futbolcuya sallamaya. Bunu her pozisyon için söylemiyorum ama genelde böyle oluyor. Oyun duracakki o pozisyonun tekrarını görelim. Bazen top oyundan bikaç dakika boyunca çıkmaz böylece biz kafamızda suçluyu daha derinden oluşturmaya ve beynimize yerleştirmeye başlarız. Ama dün her türlü pozisyonda, topun çizgiyi geçip geçmediğinde, Lincoln'ün yerde kaldığı anda, Baros'un sarı kart gördüğü pozisyonda, hakemin alkışlandığı pozisyonda, faullerde, aklınıza gelen her anda Fransız televizyonu slow motion'larla oyunun başlamasını beklemeden 2-3 saniyelik bir sürede ekrana getirdi pozisyonun tekrarını. Biz de tv başında daha sağlıklı bir şekilde yorumlarımızı yapabildik, fikirlerimizi oluşturabildik. Benim merak ettiğim bizdeki yayıncı kuruluşta bu teknik yok mu, yoksa neden getirilmiyor?