14 Aralık 2010 Salı

RUNJE VS. LENS TARAFTARLARI

video

Lens taraftarları düşme hattında yer alan takımlarına tepkili. 5 haftadır galip gelemeyen Lens geçtiğimiz haftasonu Lorient'e de 3-0 yenilince bardak taşmaya başladı. Lens taraftarları otobüse binmeye hazırlanan her futbolcunun ismini bağırıp ardından da "Kaldırın kıçınızı. İkinci lige gitmek istemiyoruz" diye ayar çekiyorlar. Vedran Runje de dayanamayıp kafa tutuyor. Ama sanırım Runje dayı 3 yılı aşkın süredir yaşadığı ülkenin dilini öğrenmemiş ya da çok ağır küfürler ettiğinden anlamasınlar diye Hırvatça konuşuyor, bilmiyorum.

DINAMO ZAGREP - PAOK MAÇI ÖNCESİ

Paok taraftarlarının İstanbul'daki Fenerbahçe maçı sonrası çıkardıkları olaylar malum. Dinamo Zagrep taraftarları da çok uslu değillerdir. Dolayısıyla iki kulüp Avrupa Ligi'nde oynayacakları maçlarda deplasman taraftarının gelmemesi konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak yarın akşam Zagrep'te oynanacak maç öncesi Dinamo taraftarları organize bir şekilde Yunan gazetecileri ve VIP davetlileri taşıyan otobüslere saldırdı. Kırmızı ışıkta duran otobüsü 30 civarında Dinamo Zagrep taraftarı 4 bir yandan ablukaya almış. Polis müdahale etmekte geç kalınca önce taşlarla camları kırmışlar ardından içeriye meşale(molotof kokteyli diyenler de var) fırlatmışlar. Otobüsün şoförü de panik yapıp kapıları açmayınca yanan otobüste Yunan taraftarlar bir süre can pazarı yaşamış. 11 Yunan taraftar yaralı, 4'ü ağır ve hastanede tedavi altında. Paok taraftarları forumlarda ana avrat düz gidiyor.

DOKTOR BU NE?

Ocak transfer döneminin başlamasına az bir süre kaldı. Şampiyonluk yarışında kadrosunu güçlendirmek isteyen, sakat futbolcuların çokluğu nedeniyle eksik bölgeleri tamamlamaya çalışan ya da gelecek sezonların planlamasına bu dönemde başlamayı hedefleyen takımlar kiralayarak ya da satın alarak takımlarına takviye yapacaklar. Sezon ortasında yapılan transferlerin takımlara olan katkısı her zaman tartışılmıştır. Genel itibariyle bilhassa ülkemizde bu dönemde kadroya katılan futbolcuların çok fazla yarar sağlamadığı ortada. Tabii bu futbolcuların herhangi bir sağlık ya da sakatlık sorununun olup olmadığı da son derece önemli. Galatasaray ve Beşiktaş bu sezon sakatlıklarla en fazla boğuşan takımlar. Yapılan antrenmanların bu sıkıntılı dönemle ilişkilendirilmesi anormal bir durum değil. Ancak futbolcunun sakatlık geçmişi de son derece önemli. Beşiktaş'ın transfer etmek üzere olduğu Manuel Fernandes mesela. Geçen Ocak ayında Inter'e olan transferi medikal testler sonrasında gerçekleşmemişti. Bugün yapılan testlerde ise herhangi bir soruna rastlanmadı. Champions dergisinin geçen sayısında bu konuyla ilgili güzel bir makale vardı. Oradan birkaç alıntı yaparak yazıya devam edelim.

Geçen Ağustos ayında Olimpik Marsilya Loic Remy'i kadrosuna katmaya hazırlanıyordu. Yapılan testlerde kalbinde teşhis edilemeyen bir sorun olduğu ortaya çıktı ve bir daha futbol oynamaması gerektiği açıklandı. 23 yaşındaki futbolcu büyük bir şok yaşamıştı. Çünkü kalbi o ana kadar kendisine hiç problem çıkarmamıştı. Takımının ilk lig maçını kaçıran Remy oldukça üzgündü. Birkaç gün sonra Marsilya kulübünün doktorları ve kalp uzmanlarının yaptığı ekstra testlerin ardından transferine onay çıktı ve Remy de Fransız kulübüyle sözleşme imzaladı.

Stuttgart'ın kulüp doktoru Raymond Best "Tamamiyle sağlıklı bir futbolcu bulmanız çok zor. Her zaman birşey çıkar." diyor. Transfer gerçekleşmeden önce sağlık ekibi sıkı bir çalışma yapmalı. Mutlaka internet aracılığıyla futbolcunun sakatlık durumuyla ilgili bilgilere ulaşmalı ve kulübüne durumuyla ilgili sorular sormalı. Dizler, bilekler, kalp ve hatta dişler son derece önemli. Ally Cissoko mesela. Dişlerindeki problemden dolayı geçen sezon başında Milan kulübü kendisiyle sözleşme imzalamaktan vazgeçmişti. -1 ay sonra Lyon kulübü kendisiyle 5 yıllık sözleşme imzaladı.- Çünkü çürük dişlerin ürettiği bakteri vücudun diğer bölgelerine de yayılabiliyor ve özellikle de kalp için büyük tehlike arz ediyor. Diz sakatlıkları da son derece önemli. Örneğin Barcelona'da bu yönde sakatlıklar çok az yaşanıyor. Bunun sebebi Barcelonalı futbolcuların bol pas sistemine dayanıyor. Yani ayaklarında topu çok fazla tutmadıkları için rakip oyuncunun kendilerine müdahalede bulunmasına çok fazla imkan tanımıyorlar. UEFA Sağlık Komitesi Başkanı Dr. Jan Ekstrand "Oyuncuların sakatlık geçmişi en önemli faktörlerden biri. Geçmiş sezonda bir futbolcunun yaşadığı sakatlıklar yenileri için risk taşıyor. Dolayısıyla sakatlık geçmişinin takibi hayati önem taşıyor." diyor.

Sözün özü kulüpler sağlık ekiplerini büyük bir titizlikle seçmeli. Çünkü onların bir hatası ya da takipsizliği kulüplerin milyonlarına mal oluyor. Yöneticiler siz siz olun futbolcunun üzerinizde formanızla bayrağınızın yanında sırıtarak poz vermesinden önce sağlık ve sakatlık konularında ince eleyip sık dokuyun! Sonrası sizin ve futbolcunuzun şansına kalmış!