28 Mayıs 2009 Perşembe

GERARD HOULLIER

Gerard Houllier'nin adı Galatasaray'la anılıyor. Bugün internet sitelerinde, gazete sayfalarında çıkan haberler bu yönde. Milliyet Kadir Çetinçalı imzasıyla bu haberi verirken, Vatan ise yaprak dökümünün başladığını ve pazartesi günü Bülent Korkmaz'ın takımdan ayrılacağını iddia ediyor. Adnan Sezgin'le de yolların ayrılacağı gelen haberler arasında. Peki kimdir Houllier, nasıl biridir? Sarı kırmızılıların anlaşmak için uğraş verdiği Houllier 62 yaşında ve Lyon'u bıraktıktan sonra 2 yıldır takım çalıştırmadı. Kariyerli, disiplinli, otoriter biri, futbol dünyasında en bilgili teknik adam olarak tanınıyor. Herşeyden önce bir felsefesi var. Diyorki Fransız, "Fransa'da futbolcu olarak kariyerinizde adım adım tırmanamazsanız teknik adam olamazsınız. Antrenör olmak için futbolcuların dilinden anlayabilecek tecrübeye sahip olmalısınız. Bir şirkette önemli bir koltuğa tecrübesiz birini oturtmanız mümkün müdür? Tabii ki hayır. Ama futbolda bu var maalesef. Teknik adam kulübün vizyonunu taşıyabilmeli ve kulübünün bir stratejisi, bir hedefi olduğunu bilmelidir. Kulüp ayrıca teknik adamların kendilerini geliştirmelerine de yardımcı olmalıdır."
O halde bu felsefesi ile şu anki Galatasaray kulübünün felsefesi uyuşuyor mu, öncelikle Houllier gelmeden önce buna cevap vermesi lazım. Peki sizce uyuşuyor mu? Bence hayır. Özellikle son 2 sezonda Galatasaray'da izlenen strateji(!) ile hiç uyuşmuyor. Ne yapmak istediğini bilmeyen, günü kurtarmaya çalışan bir yönetim anlayışına tanıklık ettik hepimiz. Ne elindeki yıldızları iyi kullanabilen, ne gençlerin parlatılmasına yönelebilen, ne de sahip olduğu teknik adamlara sabredebilen ki Galatasaray bu konuda Türkiye'nin en istikrarlı kulübüydü, bir noktaya geldi sarı kırmızılılar. Houllier'nin yönetimlerle ilişkileri de geçmişinde oldukça hassas olmuştur. Liverpool'u Avrupa'da başarıya taşıyıp ligde zirveye oynatamadığı, Lyon'u ise 2 yıl üstüste lig şampiyonu yapıp Avrupa'da başarıya taşıyamadığı için iki kulüple de yolları ayrılmıştı. Her ikisinde de kovulmadan istifa etme yolunu tercih etmişti. Hatta Lyon'dan ayrılma sebebi olarak sağlık problemlerini öne sürmüştü. Halbuki Başkan Jean-Michel Aulas ile arası bozulmuştu. Çünkü Aulas'nın alışık olduğumuz o bir türlü gelmeyen Avrupa'daki başarı hırsı Houllier tarafından da dizginlenememişti. Fransız başarılıdır, değildir o ayrı ama son dönemde Galatasaray'ı çalıştıran teknik adamlardan farklı bir profili olduğu kesin. Adnan Polat ve ekibi tüm bunları dikkate almıştır diye düşünüyorum. Çünkü Houllier'yi gerçekten istiyorlarsa O'nu ikna etmek için ciddi bir hedef koymuş, bir strateji belirlemiş olmaları gerekiyor. Belki de Polat ve ekibi gerçek anlamda yeni bir başlangıç yapmaya, yeni bir sayfa açmaya karar vermiş olabilir. Belki bu kez ciddi anlamda, Houllier gibi bir teknik adamla daha doğrusu yöneticiyle elele vererek esaslı bir strateji yürütme amacındadırlar. Gerets'i göndererek, Feldkamp'ı getirerek, Skibbe'ye biraz daha sabretmeyerek yaptıkları hataları tekrarlamayacaklardır.
Gerard Houllier'nin halihazırda Fransa milli takımında danışmanlık yaptığını, birçok şirketin O'ndan ekip yönetimi konusunda dersler aldığını ve Avrupa'nın dört bir yanında birçok konferansa, takım çalışması, liderlik ve kazanma konularında konuşmacı olarak çağrıldığını belirtelim. Eğer gelirse ve kendisine gerçekten sağlıklı bir ortam sağlanabilirse Galatasaray Kulübü ve Türk futbolu kendisinden çok önemli yararlar sağlayacaktır. 2 yıldır uzak kaldığı yedek kulübesini de özlemiştir heralde!

12 yorum:

neco dedi ki...

umarım yönetimimiz anlaşabilir Gerard Houllier ile..çünkü Galatasaray'ın gerçek bir teknik direktöre ihtiyacı olduğu apaçık ortada.futbolcuların yedek kulübesine baktıkları zaman bir arkadaşlarını(Skibbe ve Bülent Korkmaz bence arkadaşları gibiydi) değil gerçek bir teknik direktörü görmeleri gerekiyor.ve bunu sağlayabilecek birisi bence Gerard Houllier..tabi anlaştıkları takdirde başarının gelmesi için Adnan Sezgin'in ve diğer yöneticilerin takımı yönetmekten başka yapmak zorunda oldukları işleri yapmaları gerekiyor. takımı hocaya bırakmaları gerekiyor yoksa kim gelirse gelsin başarılı olamaz takım..

kebabman dedi ki...

Oynattigi futbolu begenmiyorum ama futbolcusuna,calistigi takima sonuna kadar sahip cikan bir yapisi vardir.
Elestirilere mecazi cevap vermeyi de cok seven bir yapisi vardir.

Recep dedi ki...

Houllier gelirse yönetimle futbol takımı arasında bir köprü (bir süredir Kalli'nin yaptığı iddia edilen görev) olarak gelmelidir. Altına da ya fransızca bilen bir Türk, ya da türkçe bilen bir Fransız(var mı böyle biri(leri)?!) getirilmelidir. Kanımca 1-2 ufak eklemeyle bu kadro bir çok şeyi başarabilir. Ancak şunu da belirteyim; son hafta Avrupa Ligi fırsatı kaçırılırsa Bülent Korkmaz'la devam etmek en mantıklısı gibi gözükmektedir. Bence yönetim taraftara yıldız futbolcu transferi sözü vermektense bilinçli bir yapılanma planı ortaya koymalıdır. Söylediğim gibi 'Olması gereken'ler bunlar ancak 'olan'ları ve 'olacak'ları yakında göreceğiz.

mts dedi ki...

feldkamp'ın getirilmesini bir hata olarak görmüyorum. o olmasa bu takımda hala cihan,orhan ak ,hasan kabze, necati gibi facia oyuncular oynuyo olucaktı. feldkamp o çarpık iskeleti tamamen dağıttı ve genç ısıran bir kadro kurdu. ama galatasaray revizyon yapıp şampiyon olduğu senenin ardından kadroya gereğinden fazla transfer yaptı.takım içi dengeler bozuldu şimdi yine revizyon yapılacak kadroda.

The Gunners dedi ki...

kulüpte fransızcayı en iyi konuşan yanlış bilmiyorsam Adnan Sezgin. bu yüzden hedef Houllier ise Sezgin ile yollar ayrılmaz. türkiyede basın teknik direktörü eleştirmeyle tiraj rating yaptığı sürecede asla houllier de olsa mourinho da olsa rahat çalışamaz. 3 maç kaybettikten sonra 5 yıl seninle çalışmak istiyoruz diyenler hemen kovacaklardır. türkiyede bu işler böyle. kim gelirse gelsin 3 yıl çalışırsa dişimi kırarım.

abeyle dedi ki...

Galtasarayda daha köprünün altından çok sular akar.Hiçbir şey belli olmaz.Sürpriz bir isim de getirebilirler.

socratesla.blogspot.com

AbSurDMaN dedi ki...

Ben sanmıyorum geleceğini, haberlerde de Le Guen denip duruyor...

MOTHER FORD-ER dedi ki...

Houllier gelsin..Yönetim yapmak istedikleri ve yeniden yapılanma(özellikle kadronun gençleştirilmesi) konusunda mantıklı olduklarına dair bir işaret versin...3 yıllık birden kombine almayan şerefsizdir..

aksilaz dedi ki...

gelir yada gelmez bılmıyorum ama bıldıgım tek sey en fazla 2 yıl çalışabilir. Galatasarayla karakterleri maalesef örtüşmüyor. Taraftar olarak bizlede örtüşmüyor. Kime sahip çıktık ki. Gerets, Kalli, Skibbe hepsine gitsin demedik mi. O yüzden Houllier bize büyük beden gelir.

Gala's dedi ki...

En Uzak Mesafe Ne Japonya'dır Ne Brezilyadır.. Birbirini anlamayan 2 kafadır en uzak mesafe...

Polatın onu en azından anlamaya çalışacağını, iyi niyetli olacağını düşünüyorum. Gelmesi mantıklı olacaktır.

erdersson dedi ki...

ben hitzfeldi düşünüyordum galatasray için ama oda isviçre milli takımında görev yapıyor.vede geçen sene 7.ci ayda gelmiş.yani galatasaray geçen yıl hitzfeldi getirebilirdi.şimdi biraz zor.abdullah avcı seçeneği iyi bir tercih olur ama türkiyedeki bu sistemde(skora ve kazanmaya yönelik sistem) oda zor gözüküyor

Empyrium dedi ki...

Güzel bir nokta.Teşekkürler. Mart'ta ki kongreyi düşününce ben sıradan birinin geleceğini düşünmüyorum.Gelirse de Mart'ta zaten işleri zor, sıradan birinin gelmesi istifa mektubu olur.
Galatasaray'ın en büyük şansı Mart'ta kongre olması yoksa çoktan ultra sıradan biri gelirdi.