
Sonra bu rekorun da kırılamayacağına inandırmaya başladık kendimizi. Ama rekortmen Bolt'un antrenörü bir gün çıktı ve "Hedefimiz 9.56 saniye. Bolt'un önümüzdeki yıllarda bu rekoru kıracağına inanıyorum" dedi. 10 metrenin ortalama 0.95 saniyede koşulması demekti bu. Kimimiz güldük kimimiz dalga geçtik. Ama gördük ki önyargılarımızda yine haksızdık. Bu iddialı açıklamanın üzerinden yıllar değil sadece birkaç ay geçmişti ki dün gece Usain Bolt 1936'da bir başka siyahi Jesse Owens gibi Berlin'de ışıldayarak tüm dünyanın gözlerini kamaştırdı. Stadyumdaki 70 bin, ekranları başındaki milyonlar dünyanın en hızlı 100 metre finaline tanıklık etti. Bolt 9.58 saniyede tamamlarken yarışı 11 salise geliştirmişti rekoru. Gün onun günüydü, flaşlar patlarken yüzünde rekoru inanılması güç bir noktaya taşımanın yanısıra antrenörünü haklı çıkarmanın verdiği mutlulukla dansını ediyordu yine.
Ve kırarken rekoru Bolt, en büyük rakibi Gay'i de rüzgarıyla taşımıştı finiş çizgisine. Öyle ki Tyson Gay bile 9.71 saniye ile Amerika rekoru kırarken eski rekora bile çok yaklaşmıştı. Şimdi Bolt çok daha iddialı. Diyor ki Jamaikalı alışık olduğumuz muzip tavırlarıyla "Artık bir limit koymamız gerekiyor galiba. Bu limit 9.40 saniyedir. Limiti zorlayacak kişi de yine ben olacağım."
Ve artık daha da inanıyoruz; 1 metre 95 santimetrelik pergel bacaklı Bolt rekoru daha da geliştireceğim diyorsa bunu mutlaka yapacaktır.
Ve insan soruyor kendi kendisine, "Hayatta bu kadar kısa sürüp bu kadar zevk veren başka birşey var mı?"
3 yorum:
tabi ki de vardır ama bu ayrı bir zevk =)
yarış inanılmazdı müthiş keyif aldım sanki ülkemden bir atlet koşuyordu.hele prens albert in rekor kırıldıktan sonraki yüz ifadesi şakınlığı görülmeye değerdi.
Hayatta bundan daha kısa sürüp daha fazla zevk verecek olan bir şey var: Bolt'un bir sonraki önemli yarışı. :)
Yorum Gönder