11 Kasım 2009 Çarşamba

GÜNDEMİ SÜREYYA AYHAN'LA İŞGAL ETMEYELİM!

He 4 yıl, he ömür boyu men cezası (ekleme: he cezada indirim)! Bunu şok ceza diye bas bas bağırmaya, aktarmaya ne gerek var? Ne farkeder ki Süreyya Ayhan ile Yücel Kop için? Uzun uzun bu gelişmeyi değerlendirmeye, tartışmaya gerek yok artık. Ne olacaktı ki, Süreyya Ayhan 4 yıllık cezası bittikten sonra pistlere geri mi dönecekti? Doping kullanması ya da kullanmaması da değildir önemli olan. Zaten çocuk doğuran Süreyya Ayhan'ın tekrar yarışmaya başlayacağına ihtimal vermek hata olur. Herşeyden önce çocuk yaptıktan sonra maraton kazanan bir Paula Radcliffe kadar profesyonelliğe sahip midir ya da hiç olmuş mudur ki? Bunu soralım kendimize. Ne yazık ki Yücel Kop bitirmiştir Süreyya'yı! Devletten zamanında her türlü imkan sağlandığı halde onlar olmayacağını, yarışamayacağını bile bile gittiler Amerika kamplarına falan filan.. Herkes verdiği kararların mutluluğunu yaşayacağı gibi acısını da çekmeye mahkumdur. Türk atletizm tarihi mevzu bahis olduğunda bir zamanlar Münih'te 1500 metrede bize altın madalya kazandıran genç ve gelecek vaadeden bir atlet vardı deyip geçelim sadece. Ben bu konuda oturup ağlamayı bırakalı 2 yıl oldu, bazıları da bıraksın artık!

9 yorum:

Yusuf Kenan Çalık dedi ki...

Olayın sadece 4 yıldan hayat boyu cezaya çevrilmesi haber değeri taşıyor...Tahkimden indirim beklerken...ağırlaştırılmış ceza almak çok ilginç :)...yoksa tamamen hemfikirim

PENNEARABIATA dedi ki...

ikisiyle de tanışma, uzun uzun konuşma ve program yapma fırsatı bulmuştum ntv'deyken. 2 yıl önce de onlardan ümidi kesmiş, bu konuda artık kafa yormamaya başlamıştım. ama çok üzülüyorum Süreyya için o da ayrı. Çok yazık oldu, insanın eline kaç kere böyle bir fırsat geçer ki? Geçen fırsatı da böyle nasıl harcar bir insan? Şimdi klişeyi söyleyip suçu devlete de atmak istemiyorum ama kurumların da suçu var bazı noktalarda. örnek olsun, tecrübe olsun birileri için. tecrübe dediğin de zaten kaybettiğin de kazandığın değil midir?

Flying Dutchman dedi ki...

Muhterem Deniz Gökçe'nin yorumlarını çok merak ediyorum bu konuda

Dinozor dediği Cüneyt Koryürek'le Kenan Onuk öbür dünyadan verdirmiştir bu cezayı da ona göre muhtemelen. Başlarına gelen her şeyi onlardan biliyordu. Rahmetliler bugün yoklar. Bakalım kime atacak suçu bu sefer

Ya da hep yaptığını yapar bu konuda hiçbir şey yazmaz.

AjansGündem dedi ki...

Belki şahıslar değil ama olay üzerinde uzun uzun düşünmek gerekiyor. Bir dünya starını Türkiye nasıl kaybetti! diye günler boyu tartışmak lazım. Yazık oldu, bir adamın elinde eriyip gitti. Bu belki birilerine ders olur: Güle Güle Süreyya...

Seatue dedi ki...

Ellerine sağlık...Az ama öz yazmışsın...Değil Süreyya ben Türkiye'den hiç bir sporcunun 4 yıl ceza aldıktan (ki bide doğum yaptı)sonra tekrardan aynı verimle spora devam edebileceğine inanmıyorum...

PENNEARABIATA dedi ki...

@onur erdogru yorumunu yayinliycam ama her ne kadar haklı olsan da bir ifadeden dolayi yayinliyamiyorum. Yumusatirsan biraz iyi olur.

massimo dedi ki...

süreyya ayhan ve yücel kop hakkında söylenecek hem çok şey var hem de hiç bir şey yok. söylemek istediklerimi kesinlikle yazamam. hayat bana hiçbir zaman onlara güldüğü kadar gülmeyecek ama onlar bu fırsatı kendi elleriyle kaçırdı. keşke sadece kendileri kaybetseydi.

amanteramco dedi ki...

Hıncal Uluç'u suçlayabilirler çünkü herkesten çok o dile getirmişti zamanında:))

CaRtMaNtR dedi ki...

Bence devleti filan suçlamalarıda bir noktadan sonra haksızlık. Bu memlekette hangi atletizm dalında yarışan sporcumuza Vestel gibi ülkenin en önemli kurumlarından biri sponsor olmuştu. Süreyya Ayhan kocası ve antrenörü olan Yücel Kop ile profesyonel hayatı ile özel hayatı arasındaki çizgiyi zamanında çekemediğinden (gerçi bu konuda onuda suçlamak doğru mu bilemem sonuçta bu konuda ona yol gösterecek veya psikolojik destek verebilecek kimseden yardım alma şansı olmamıştı muhtemelen) sonunda bu duruma düştü birazda.

Hala bu cezadan sonra bu ülkede bizi bitirmeye çalışanlar var edebiyatını yapmaları ise ceza 4 seneye indirilse bile geri dönüşte kafa aynı olduğundan bir şeyler gelişmeyeceği açık ve seçik ortada. Ülke atletizmde devşirme yoluna gitmeden kırk yılın başında bir yetenek bulmuşken ne ondan faydalanabildik nede onu en korunması gereken zamanlarda koruyup hatalar yaparak kendini bitirmesine engel olabildik.