


Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan elenmemizin ardından Okay Karacan ile birlikte Basel'den Paris'e doğru yola çıkmıştık. Paris yakınlarında yukarıdakine benzer bir dinlenme tesisinde mola vermiştik. Yiyecek birşeyler almak için markete girdiğimizde Türkçe konuştuğumuzu duyan bir adam yanımıza yanaşıp "ben de Türk'üm" demişti. Bursa'dan Marsilya'ya meyve taşıyan bir tır şoförüydü. Günlerdir yoldaydı. Aynı dili konuştuğu birilerini yakalayınca da bizi biraz esir alma durumu olmuştu. Muhabbetin arasına hemen birkaç yol hikayesi sıkıştırmış, biz de adamın anlattıklarını şaşkınlıkla dinlemiştik. Tırının evi gibi olduğunu, yemek yapabildiğini, televizyon izleyebildiğini, hatta çift kişilik yatağı olduğunu da anlatmıştı. Baktık ki ilerleyen anlarda sohbet geyikten çıkıp tır muhabbetine doğru gidiyor bir fırsatını bulurak olay yerinden kaçmış ve hemen yola koyulmuştuk. Bunu niye anlattım? İşte Fransa'da bir tesiste kiminin karşısına Barcelona takımı çıkıyor, kiminin karşısına da bizimki gibi tırcı vatandaşımız! Yolu her zaman açık olsun!
7 yorum:
Cuk diye oturan bir espiri olmus. Tesekkurler yuzumuzdeki gulumseme icin:)
Çok tatlı bi haber olmuş abi.Özellikle ikinci foto enteresan! Benzinliğin yanındaki marketten normalin 3 katı fiyatına kola, top kek falan almışlar, atıştırıyorlar. Ey Eyjafjallajokull Glacier sen nelere muktedirsin!
:]
puyol'da çalılıkların arasına gidip işini görmüş bir hava var.
o degilde su puyol ne tipsiz adam be yav demeden önce birgün bakarsin denk gelirsin diyeyim dedim o degilde su puyol ne tipsiz adam be yav :)
İkbal Tesisleri mi orası?
Messi'ye bir yarım sucuk ekmek. Xavi'ye takviye.
cannes olacaktı o :)) ali abi, senin yazının etkisinde kalmışım bak:)
paris nasrettin hoca tesisleri.
Yorum Gönder