Dünya Kupasının hücum organizasyonlarında en tehlikeli takımı olması beklenen Hollanda da Danimarka karşısında bu beklentiye yaklaşamadı. Portakalları galibiyete taşıyan ilk golün de rakibin kendi kalesine (Fifa, golü Simon Poulsen'den alıp Daniel Agger'e yazmaya karar verdi) atmasıyla gelmesi de bunun en güzel kanıtıydı. Bunda Danimarka'nın gücü uyarınca savunma ağırlıklı oynamasının payı da büyük. İkinci yarıda tek bir şut bile atmadılar. İkinci yarıda oyuna giren Elia, Hollanda'ya hareketlilik kazandırdı. Marwijk, Van der Vaart'ın yerine ikinci maçta ona ilk 11'de görev verirse daha mutlu olacağım desem de Robben'i izleriz bundan sonra.
İtalya-Paraguay maçında ise mücadele gücü üst düzey, futbol kalitesi açısındansa bu turnuvaya yakışan bir performans izledik. Futbol evet hatalar oyunudur. Ama şu ana kadar atılan gollere bakarsanız neredeyse yarısında kalecilerin bariz hataları olduğunu görürsünüz. Biraz fazla oldu yani. Bugün bunlara Paraguay kalecisi Villar da eklendi. Arkadaşım Ata İsmet güzel söyledi, "Pirlo'suz İtalya sossuz makarna gibiydi" dedi, kendisine katılıyorum ve ekliyorum, Zidane'sız bir dünya kupası da aynen öyle. İkinci yarıda yerini sırtındaki sakatlıktan ötürü Marchetti'ye bırakan Buffon'un da 2 günlük dinlenmenin ardından birşeyinin kalmayacağı açıklandı.

Son not olarak Pele'nin yine o yılan dilini çıkardığını ekleyelim. "Maradona işsiz ve paraya ihtiyacı olduğu için milli takımın başına geçti. Tüm suç onu o koltuğa oturtanlarda" şeklinde bir açıklama yaptı. Maradona umarım en güzel cevabı Arjantin'e en azından bir yarı final oynatarak verebilir.
Birkaç fotoyla da bitirelim;



6 yorum:
Yazının tamamını okudum ama en baştakine cevap vereyim. İlk maçlar olduğundan durum böyle bence. Takımlar kasmıyorlar, 1-0 olsun bizim olsuna gidiyorlar.
2. hatta 3. maçlarda asıl heyecan başlayacak ve finale kadar da hiç bitmeyecek bence. Ah bir de şu zımbırtı olmasa çok daha keyifli olurdu ama olsun. Hele şu ilk maçları atlatalım da, gerisi güzel güzel gelir.
Bence de karamsar olmak için daha erken. takımların risk alma zamanı geldiğinde, iddiasız hale geldiklerinde veya son şansları olduğunda çok daha çekişmeli maçlar olacak. bir de sahada olanlar dışında tonla hikaye var sizin de yazdığınız gibi onlar da güzel. mesela; şu cep telefonu için "yıllarca emek verip yer yapmış" ablaya ne demeli?
pele akıllı ol!!!
Zidane gibi oyuncular da giderek azalıyor üstelik. Ribery Ribery dedik, Zidane'ın oyun zekasının yarısı yok bence kendisinde. Bu arada ben son fotoğrafı çok tuttum :)
skorlarda mourinho etkisi olabilir.
o gol sevincini yaşatan ben olmak isterdim...
bekle beni paraguay:)
Yorum Gönder