24 Haziran 2010 Perşembe

DURBAN SAFARİSİ

90 Türk'ün gelmesini beklerken rehber arkadaşlar Murat ve Burcu bizleri bu sabah küçük çaplı bir safariye çıkardı. Sabah 7'de kalktık kahvaltılarımızı ettik ve hemen yola koyulduk. Durban'a yaklaşık 40 km uzaklıktaki Tala Parkı'na ordan da Lions Park'a gittik. Güney Afrikalı rehberimiz Rita, güvenliğimizden sorumlu iki arkadaşla birlikte zaman zaman gergin zaman zaman da neşeli dakikalar geçirdik. Belgesel kanallarında ya da hayvanat bahçelerinde gördüğümüz canlıları doğal yaşamlarında görmek heyecan vericiydi. Bir köşeyi dönüyorsunuz karşınıza zebralar, bir bayırdan iniyorsunuz gergedanlar çıkıyor. 20 kişilik safari aracında herkes elinde fotoğraf makinesi ve kamera adeta birer National Geographic belgeselcisi gibi etrafı süzdü ve pusuya yattı. 5000 kereden fazla deklanşöre basıldı. Devletşah ve Zeynep gibi arkadaşların profesyonel makineleri sayesinde ortaya harika kareler çıktı. Benim naçizane makinemle çektiklerimi sizlerle paylaşıyorum.

Lions Park'ta filleri izlerken 18 yaş üstü görüntülere de tanıklık ettik. Videosunu yayınlamıyorum ama bir karesini fotoğrafların arasında bulabilirsiniz. Belgeselciler böyle bir anı yakalamak için günlerce canlıları takip ediyor olmalı. Bizim şansımıza (!) inanılmaz bir görüntüyle karşılaştık. Filler için küçük bizim içinse gerçekten büyük bir adımdı. :) Üzerine bayağı bir geyik pardon fil muhabbeti döndü, espriler, kahkahalar havada uçuştu. Ardından gergin anlar da yaşadık. Bir gergedan aracımıza tosladı, aslanlardan biri de aracımızın camına doğru atladı. Allahtan İsmail hızlı bir hareketle camını kapattı yoksa eli ya da birkaç parmağı şimdi yoktu! Ama aslanın da ayrı bir asaleti var hani!

Safari dönüşünde otele uğramadan bazı arkadaşların telefon kartı gibi ihtiyaçları için şehir merkezinde durduk. Hava henüz kararmamış olsa bile güvenlik konusunda yapılan uyarıların ne kadar haklı olduğunu anladık. Size dikilen gözlerden hemen tedirgin olmaya başlıyorsunuz. Hatta bir sokaktan geçmeye çalışırken halktan biri üstümüze doğru koşup gittiğimiz yönü göstererek sakın o tarafa gitmeyin dedi. Bizden hemen bir u dönüşü tabii. Arkadaşlardan Selçuk'a da dün otelin kapısında duran görevli arkadaş eğer hava karardıktan sonra dolaşmaya çıkarsak bazı grupların bizi çevirebileceğinden, hiçbir şey söylemeden üzerimize aramaya başlayacaklarından ve eğer karşılık verirsek bıçağını hiç acımadan boğazımıza saplayabileceğini söylemiş. Bunun üzerine doğal olarak endişemiz daha da arttı. Sokakta gayriihtiyari bir şekilde elimiz sürekli ceplerimizi, çantalarımızı kontrol ederek dolaşıyoruz.

90 Türk birazdan burada olacak. Yarın bizimle birlikte 100'ü aşkın Türk taraftar herkes bir giyinip sokaklarda olacağız. Öğleden sonra da davullarla zurnalarla, tezahüratlarla Moses Mabhida Stadı'nda doğru yola koyulacağız. Televizyon mutlaka tribünde bizi gösterecektir diye düşünüyorum. Aramızda Bando EsEs'de olacak nasıl göstermesinler ama değil mi?! Marşımızı ve kendi şarkılarımızı çalıp tezahürat yapacağız. 90 Türk'ün fikri ne bilmiyoruz ama biz 15 kişi bugün Brezilya-Portekiz maçında Brezilya'yı desteklemeye karar verdik. Sipsi Ronaldo ve arkadaşlarını tutmuyoruz yani. Bu arada ne olmuş, İtalya da elenmiş vay anam vay!

8 yorum:

SirEvo dedi ki...

Şahane ya, şahane...

since1905 dedi ki...

fil'in masallahi var :)

ibrahim dedi ki...

süper fotolar.. durbandaki doğal park görece küçük sanırım.. bu arada bildiğim kadarıyla lionspark da aslanların doğal alanı değil. daha küçük korumalı bir bölge.. G.Afrikada Kruger Park gibi cidden çok geniş alana yayılmış tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşadığı, yiyecek bulmak için avlandığı parklar var, ve oralarda aslan görmek için günlerce gezmeniz gerekebiliyor.

ibrahim dedi ki...

süper fotolar.. durbandaki doğal park görece küçük sanırım.. bu arada bildiğim kadarıyla lionspark da aslanların doğal alanı değil. daha küçük korumalı bir bölge.. G.Afrikada Kruger Park gibi cidden çok geniş alana yayılmış tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşadığı, yiyecek bulmak için avlandığı parklar var, ve oralarda aslan görmek için günlerce gezmeniz gerekebiliyor.

Elif Lambacıoğlu dedi ki...

heyecanla takip ediyoruz sizi yazmaya devam:) çok güzel anlatmışsın alicim yaşadım resmen

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Çok güzel gerçekten, aman dikkatli olun :)

varol döken dedi ki...

fillerin 3 bacağı olduğunu sayende öğrendim ali, teşekkür ederim:)

MaX CadY dedi ki...

12. resimde ki file fazla yaklaşmamanız iyi olmuş :).