8 Şubat 2011 Salı

YENİ FORMA VE CAMP NOU

Barcelona'nın Qatar Foundation reklamlı yeni forması. Yeni sponsor, 2011-2012 sezonundan itibaren göğüs kısmında Unicef'in yerini alacak. Katalan kulübü Unicef logosunu da formasında taşımaya devam edecek etmesine ama logoyu nereye yerleştirecekler sıkıntı orada. Ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde iki reklamı da taşımaları için UEFA'dan izin almaları gerekiyor. Bu arada Camp Nou maç günleri dışında da para basmaya devam ediyor. 2010 yılında stadı gezen ziyaretçi sayısı 1.303.738. Bir önceki yıla oranla %30 artış sağlanmış.

1 Şubat 2011 Salı

REKORA KOŞAN MAÇ SPİKERLERİ

Türkiye-Romanya maçında tv ve radyoda toplam 4 spiker görev almışlar. Görünen o ki, eskiden de maçlarda çift spiker uygulaması varmış. Ya da TRT kadrosunda bir kabarıklık söz konusuymuş. Halit ağabey de yine yaşlı.

11 Ocak 2011 Salı

ADNAN POLAT'I ANLAYAMADIM

Galatasaray Başkanı Adnan Polat bizimle dalga mı geçiyor anlamıyorum. Gazetelere bakıyorum, dün yaptığı açıklamalardan Arda'nın Manisaspor'dayken Beşiktaş ile görüştüğünü ve 2-3 futbolcu daha kadrolarına katacaklarını söylediği bölümleri öne çıkarmışlar. Ya en iyi bildiği işin futbol olduğunu söyleyen Başkan'ın "Hagi'yi asıl 1 sene önce takımın başına getirmek istemiştim ama "devre arasında gelmek istemem" deyince olmadı, kısmet bu zamanaymış" sözleri ne olacak?! 1 sene önce mi? Nasıl yani? Rijkaard'ın görevine yarım sezon sonra son mu vereceklerdi? 18 haftada 11 galibiyet, 3 beraberlik, 4 yenilgi alan ve şampiyonluğun güçlü adaylarından biri olan Galatasaray'ın başına Rijkaard'ın yerine Hagi mi getirilecekti? Daha yaklaşık 4 ay önce "Rijkaard'ın sözleşmesini uzatmayı düşünüyorum" dememiş miydi Başkan? Bu kısmı gerçekten anlayamadım.

Bununla birlikte sorular da ardı ardına gelmeye devam ediyor. "Devre arasında gelmem" diyen Hagi nasıl oldu da sezonun ilk yarısının ortasında gelmeyi kabul etti peki? Ya da Hagi'yi takımın başına bu kadar getirmek istiyordunuz da ondan önce Fatih Terim ile neden görüştünüz? Size de tuhaf gelmedi mi Adnan Polat'ın bu açıklaması?

TARİHİ SINAV

Beşiktaş bu sezon Türk futbol tarihinin en özel ve de önemli sınavlarından birini veriyor...
Hem yönetimin hem de Bernd Schuster'in işi gerçekten zor.

Gittiği her takıma zirve yaptıran Mircea Lucescu, 3 büyüklerde şampiyonluk yaşamış, son olarak yarım sezonda 2 kupa kazandırsa da büyük eleştiriler alan Mustafa Denizli ve daha niceleri....

Savunmaya önem veren farklı futbol anlayışındaki sağlamcı teknik adamlar çok eleştiri topladı bu ülkede.

Ve artık Schuster var... Adam açıkça meydan okuyor, sistemimden vazgeçmem , hücum oynayacağız diyor.

Ligin ikinci yarısı için alınan isimlerin tartışılacak yönü yok, ancak sadece hücumsal anlayışın sonu nereye gider bunu da tartışan yok.
Dediğim gibi Türk futbolu için tam bir sınav dönemi.Gönüllü kobay oldu çılgın Schuster ve yönetimi...

Başarırlarsa , 3 büyükler için transferin adı, tanımı, futbola bakış açısı her şey değişecek .
Vites yükselecek...

Kanatlarda Simao-Quaresma, santrfor Bobo ya da Almeida, arkalarında Guti-Fernandez-Ernst.
Futbolumuzda uzun zamandır kulağımıza bu kadar hoş bir melodi gelmemişti.

Ama biraz daha arkasına bakarsak eğer, bakarsanız ? Ne gördüğümüz ya da görebileceğimiz konusunda ciddi soru işaretleri var kafamda...

Merak ettiğim tek şey :Schuster vazgeçmeyeceği sisteminde rütuşa gidecek mi ?
Yoksa ilk yarıdaki kadroyla beceremediğini sadece daha kaliteli transferlerle mi halletmeye çalışacak?

Eğer ilk ihtimal üzerinde durursa, yani kaleci ile stoper, stoper ile ön libero, ön libero ile orta saha arasında derin boşluklar vermezse....
Açık çek güzelliğinde bir ortam doğar. Yani yolun nereye kadar gideceğini boş bırakıyorum rakamı siz yazın :)

Peki ya ikinci yarıda da ilk yarıda olduğu gibi savunma yok sayılırsa ?
O zaman peşinen söylüyorum kapıda nöbette, facia...

İverson'lı Beşiktaş'ın da Quaresma-Guti'li Beşiktaşın da tek ortak özelliği vardı sezonun ilk yarısında:

Hocaları ya savunma yaptırmayı bilmiyor ya da savunma yaptırmıyor...
Oysa ki sadece dünya futbolu değil, dünya sporu savunmasız olmuyor...

Gözler hep golü atacaklar ya da attıracaklar da , görsel şovda...
Tamam bu da lazım ama her şey dozunda...

Unutmamak lazım bugüne kadar yaşananları :

Fatih Terim'in maç içinde bile "bloklar arasında boşluk bırakmayın" uyarıları...
Mircea Lucescu'nun azad ettiği Amaral'ı nam-ı diğer müslüm babayı ve yerine Giunti'yi getirip bölgeyi sağlama alışını...
Messi'nin milli takımda arayıpta bulamadığı ancak Barcelona'daki muhteşem performansının kaynağı
Xavi ve İniesta'nın varlığını...

Dediğim gibi tarihi bir sınavdır Schuster'inki.....

Beşiktaş neredeyse son 30 yıldır hep savunmayı iyi becerdiği için bir yerlere geldi....
Metin -Ali-Feyyaz attı, ama Zeki -Rıza -Şenol bastı, Kadir -Ulvi-Gökhan-Recep rakip forvetleri de, topu da bırakmadı...
Böyle geldi o efsane başarılar, hala tebessüm ve özlemle hatırlanan o yıllar.....
Ve şimdi bambaşka bir takım olacak :Belki de sahaya tarihinin en güçlü hücum hattıyla çıkacak
Beşiktaş.....

Tabii sakatlıklar tekrarlanmazsa...Birilerinin dediği gibi , takım, atletizmciler gibi çalıştırılmıyorsa...



GÜNEY MERGEN

5 Ocak 2011 Çarşamba

ŞENOL GÜNEŞ

"Çoğu zaman Zonguldak maden işçilerinin eldivenleri ile kalecilik yaptım. Çünkü yoktu, olanlar da pahalıydı, alamıyorduk. Eskiden açlar oynar toklar (gelir seviyesi yüksek) izlerdi, şimdi toklar oynuyor açlar (gelir seviyesi düşük) izliyor."

Şenol Güneş'in TSYD seminerinde "Neredeydik, Neredeyiz, Nereye?" konulu panelde yaptığı konuşmadan bir bölüm...

29 Aralık 2010 Çarşamba

MİLAN'DAN KİLYOS STAYLA

LEONARDO'NUN İMZASI

Benzetmek bilmiyorum yanlış olur mu ama günümüzden bir örnek vermek gerekirse, Aykut Kocaman'ın gelecek sezon ortasında Galatasaray'ın başına geçmesi gibi bir durum bu. Milan formasıyla 13 yıl top koşturan ardından geçen sezon takımı çalıştıran Leonardo, Inter'de Benitez'in koltuğuna oturdu. "Benim için sürpriz oldu. İş aramıyordum ben bir hayal arıyordum. Bu da şampiyonluk. Mourinho'yu aradım konuştuk. Kaka Real Madrid'i bırakmayacak. Milan'a çok teşekkür ediyorum. Ben özgür bir insanım ve yeni bir maceraya atılıyorum." dedi satırbaşlarıyla basın toplantısında. Moratti ise "Şampiyonluk tutkumuz devam ediyor. Ama Leonardo'ya hiçbir baskı olmadan çalışabileceği bir ortam hazırlayacağız" diyor.

GÜZEL OYUN "KENAN ONUK"


GÜZEL OYUN KENAN ONUK
Uploaded by kazimkarabekirpasa. - Discover the latest sports and extreme videos.

Rahmetli Kenan Onuk ağabey için hazırladığımız Güzel Oyun dün akşam yayınlandı. Eksiklerimiz, hatalarımız olduysa affola. Yaklaşık 3 hafta süren uğraşlarımız neticesinde kendisine layıkıyla birşey hazırlamaya çalıştık. İzleyenlerin övgü dolu dönüşleri göğüslerimizi kabarttı. Aslında övgüleri özünde en çok hakeden iki kişi var: Fatih Çevik ve Evren Göz. Aldığımız tepkiler işimizi doğru yaptığımızın bir göstergesi. Bu dönüşlerin aynı zamanda bundan sonraki yayınlarımız için bizi daha da motive edecek derecede önemli olduğunu belirtmeliyiz. Belgeselin tekrarı yakın zamanda olacak. Ayrıca internete de koyacağız, buradan ve twitter'dan paylaşırım. Sağolun varolun...

Tekrarı: 02 Ocak Pazar saat 13:15 ve 04 Ocak Salı 20:30'da...

28 Aralık 2010 Salı

ABARTMAYIN...


Sizleri geçtiğimiz sezona götüreceğim...

Yok abi allahınsen yapma, hiç açma o bahsi dediğinizi duyar gibiyim :)

Hatırladınız mı ?
Oynanan futbolun eleştirildiği, sakat onca oyuncunun sebebi: Mustafa Denizli.

Hayır, kabul edemezdi Türk futbolseveri, böyle futbolu, böyle geriliği. Bu kadar sakatta neyin nesiydi? Takıma Mustafa Denizli değil, bir kondisyoner gerekti...Olmazdı, olamazdı bu futbola şampiyonluk yakışmazdı...
Hepsi zaten Mustafa hocanın hatası. Defansif oynatırdı, gol sorunu yaşatırdı, gençleri oynatmazdı. Hocalığı bile şüpheliydi. Sadece şanslıydı!!!

Hadi geçtiğimiz sezonun ilk yarı sonuna bir bakalım: 5. sıradaki Beşiktaş, liderden 5 puan geride. Attığı gol sayısı 20, sadece 10'du yediği...


Sonra Schuster geldi...

Ortalık coşku, kıyamet...

Koskoca Real Madrid teknik direktörü. Daha önce Del Bosque öyle değildi zaten o Yeniköy kasabıydı... İşte buuuuu... Hücum oynayalım da ne olursa olsundu, yenileceksek böyle yenilelimdi vs. vs. vs.

4 ay sonra.....

Beşiktaş ilk yarıda yine 5. ancak bu kez liderin 14 puan gerisinde, attığı gol sıkı durun: Mustafa hocanın AŞIRI defansif kadrosundan sadece 5 fazla hem de Guti'li Quaresma'lı kadrosuyla... Yeneni sormayın isterseniz...

Eeee ne oldu şimdi ???

Yanlış anlamayın bu ne Mustafa hocayı övme, ne Schuster'i yerme amaçlı bir yazı... Yukarıda bahsettiğim gerçek günlük hayatını bu kadar basite indirgeyen bir toplumun konu futbola gelince eleştiriyi ya da övgüyü ne kadar abarttığı...

Sakın bana bu sezonki sakatlıklardan dem vurmayın, geçtiğimiz sezon aynı dönemde 10 numara oynayabilecek 4 oyuncunun birden sakat olduğunu hatırlayın...

Sonra bi de şeyi hatırlayın;
Mustafa hocanın dışladığı Batuhan'ın bugünkü durumunu,
Geçen sezon kadroya alınmayan Ali'nin bugün aldığı eleştirileri,
Genç oyuncu dostu! Schuster'in Necip gibi bir tazenin üzerine getirdiği kuma sayısını.

Sezon sonu da değerlendirmenizi yaparken şunu hatırlayın :
Bernd Schuster'in kulüp tarihinin en güçlü kadrosuna sahip olduğunu...

Hatırlayın, ama lütfen abartmayın...



Güney Mergen

Not: Arkadaşlar yazı yakın arkadaşım Güney Mergen'e ait. Benim fikirlerim değil. Katıldığım yerler olduğu gibi katılmadığım yerler de vardır.

BİLGİN GÖKBERK'TEN - 2


U17 derbisinde yaşananları büyük bir üzüntüyle izledim. Bu olaylardan sonra ayaklanma olması lazım Galatasaray'da. Futbol şubesinden kim sorumluysa bu olaylardan sonra bence istifa etmesi lazım. Ben çözüm aramıyorum. Tepki olması lazım, çözüm hikaye. Eğer ben Galatasaray başkanı olsaydım teker teker bütün çocukların evine gider özür dilerdim. Yolda bir kediye tekme atmak gibi birşey bu, bir çocuğu dövüyorsun, ayıptır. Galatasaray kulübü de KGB gibi bir açıklama yapıyor, "Bu olaydan çok üzüntü duyduk" diyor. Yuh! "Bu olaydan fazla üzüntü duymadık, aslında biz Fenerbahçeli çocuklar daha çok darbe alır diye tahmin etmiştik, sahaya atlayan adamlarımız yeteri kadar vurmadıkları için de üzgünüz!" demek gibi birşey bu açıklama. Böyle mi olur?! Galatasaray camiasında yer yerinden oynaması lazımdı. Her kongrede konuşan adamlar var ya Galatasaray'da etik adamlar, bunların ayağa kalkması lazımdı. Gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Galatasaray camiası bu mudur? Sana misafir gelmiş takımı dövüyorsun, bir kişinin sesi çıkmıyor. Nerede divanda konuşanlar? Galatasaray'ın borcu olduğunda ahkam kesenler? Bir insan takımından böyle soğutulur. Kasımpaşa Galatasaray'ı 5-0 yense umursamam! Ama bu yaşananlar tam anlamıyla rezalet. İnsanlar bunu çok normal görüyor gibi. Orası Florya Metin Oktay tesisleri. Orada adam dövülür mü?

Ben Adnan Polat'ın başkan olmasını da çok istiyordum. Kendilerini kulübün sahibi gibi gören bir grup adamı görünce Adnan Polat'ın başkan olmasına sevindim. Ama bu yaşananlardan sonra Adnan Polat'ın yapması gereken tek bir şey var. Kaptan Arda'yı alacak yanına ve çocukların evine gidecek. Galatasaray başkanı ve kaptanının çocukların evine gitmesi büyük bir jesttir, yapılması gereken budur...


Takım Oyunu, 27 Aralık 2010

Not: Sözler Bilgin Gökberk'e aittir. Programdan ufak bir alıntıdır. Yayınlamış olmam fikirlerine harfiyen katılıyorum anlamına gelmemektedir. Yanlış anlaşılmalar olduğu için bu notu düşmek zorunda hissettim kendimi. Aynı fikirde olmayanlar da görüşlerini terbiye sınırlarını aşmadan yorum bölümüne yazabilir.