6 Kasım 2009 Cuma

PAYLAŞILAMAYAN(!) ADAM AARON HUNT

Mevzu Werder Bremenli Aaron Hunt üzerine. NTV'de Bremen'in maçlarını anlatırken adını telaffuz etme konusunda çelişkiye düştüğüm bir isimdi. Babası Alman, annesi İngiliz olduğundan düşerdim bu çelişkiye. Ama Alman gibi kabul edip aynen yazıldığı gibi Hunt demeyi -Hant diyenler de vardı- tercih ederdim. Postun mevzusu da bu işte. Bizim Mesut Özil misali Hunt. Aynı onun gibi Almanya'da doğup büyüyen, oranın kültürünü alan, onunla aynı takımda oynayan, forvet mevkinde görev alan ama Mesut gibi bir kanat oyuncusu, hücuma dönük ortasaha gibi de oynayabilen bir futbolcu. Aynı zamanda takımda en iyi anlaştıklarını söyleyen iki arkadaş. Tek farkları Mesut'un babasının da annesinin de aynı milletten olması. Ayrıca Mesut'un kumaşının daha iyi olduğu kesin. Neyse. Bu Hunt için İngilizler 2006 Ekim'inden önce girişimde bulunmuşlardı. Alalım bu çocuğu annesi bizden, ülkede zaten forvet sıkıntısı var falan diyorlardı. Ama Almanlar hemen Mesut gibi onu da aldılar himayelerine, sahiplendiler. 21 Yaş Altı milli takımının kadrosuna koydular. Zaten 17 ve 19 yaş altında da oynamıştı. Hunt da zaten istemem ben başka ülkeyi doğduğum ülkenin milli takımında oynarım diyordu. İlk maçını da kaderin cilvesi İngilizlere karşı oynadı. Londralı annesinin ailesi de gitti maça, zaman zaman kendi takımları zaman zaman da Hunt için tezahürat yaptılar. İşin ilginç tarafı Hunt bu maçın ardından iki siyahi İngiliz Micah Richards ve Anton Ferdinand'a ırkçı söylem de bulunmakla suçlanmıştı. Almanlar fazla mı doldurmuştu acaba İngilizlere karşı. 20 yaşındaki Hunt hırsının kurbanı mı olmuştu?! Ceza almadı ama Hunt. Almanlar iyi savunma yaptılar, lobilerini kullandılar ve ceza almasını engellediler. Bugün 23 yaşında Hunt. Ve İngilizler geçtiğimiz günlerde henüz A milli takım forması giymeyen Hunt için yine girişimde bulunma çabasındaydılar. İngiliz medyasını Hunt'la ilgili haberler süsledi birkaç gün. Alman A milli takımında forma giymeden aklını çelebilirlerse Fabio Capello'nun 2010'da düşünebileceği bir isim olabilirdi. Ama bu durumdan kıllanan zehirli panzerler yaptılar yine yapacaklarını. Bu sezon 11 maçta 5 gol atan Hunt, Löw tarafından bugün Şili ve Fildişi Sahili ile oynanacak maçların kadrosuna alındı. Mesut Özil gibi Hunt da bir anda kıymete bindi. İngilizlerin böyle bir talebi olmasa Löw alır mıydı kadroya bilinmez. Ben 2010'da Almanya'nın kadrosunda olabileceğini düşünmüyorum. Neyse. Mesut'un verdiği kararı da hiçbir zaman eleştirmedim. 2 yılı aşkın süredir Türkiye'de oynamasına rağmen 2-3 kelime Türkçe dahi konuş(a)mayan Kazım Richards'ın nasıl ki Türk milli takımını tercih etmesine şaşırmıyorsam onların da bu tercihleri beni dumura uğratmıyor. Tamamen hislerle, beklentilerle alakalı. Dolayısıyla Hunt'u da tepe tepe kullansın Almanlar. Nijeryalı anne babanın çocuğu olan ama Togo'da doğup büyüyen Adebayor'un gururla söylediği sözler geliyor aklıma, "Neden Nijerya için forma giyeyim ki? Hayata, yaşama dair ne biliyorsam Togo'da öğrendim. Benim ülkem Togo'dur."

Arşiv'den okumanızı tavsiye edeceğim 2 yazı, Mesut Özil Röportajı ve İzlenimler ayrıca Özüne Dönmek (Farklı Bir Mesut Özil Hikayesi)

4 yorum:

yusufgs dedi ki...

Aslında bu adamı alıp Rooneyin yanina yerleştirselerdi ıyı olurdu ama neyse.. :):]

i.meriç dedi ki...

gayet gerekli bir yazi teskkurler

EDDIE dedi ki...

Colin Kazım'ın Türklüğü nereden geliyor acaba tam olarka? Annesi ve babası siyahi bildiğim kadarı ile?

PENNEARABIATA dedi ki...

@ eddie

annesi kıbrıs türk'ü.