29 Kasım 2009 Pazar

YILMAZ VURAL FORMUNDA

Bugünlerde dünyanın en mutlu hatta en keyifli insanlarından biri o. Volkan'ın ilk dakika hediyesi, 3. golün ofsayt olması, Daum'un çift forvetle sahaya çıkması gibi faktörler Kasımpaşa'nın dün aldığı galibiyete gölge düşürmemeli. Yılmaz hoca Emre'nin yokluğunda Fenerbahçe'yi yenebilme dersine çok iyi çalışmış. Bol pas sistemine dayalı oyun anlayışıyla rakibini yorup, savunmanın arkasına sarkan Gökhan, Moritz ve Cenk'i derin toplarla buluşturarak Daum'u mat etmeyi başardı. Yılmaz Vural'ın maçın ardından da keyfine diyecek yoktu. Erbo'nun uzattığı mikrofona milli takım, Mustafa Denizli ve daha birçok konuda kendine has üslubuyla yanıtlar verdi. Bir kısmı yukarıda, tamamını ise Kanal 24'te saat 23:10'da yayına girecek olan Futbol 7/24'te izleyebilirsiniz.

7 yorum:

FIRAT dedi ki...

Türk futbolunun rengidir Yılmaz Vural...Türkiye'yi anlatır kendinde,kendince.Zeka,espri,günü yaşama vs.
Futbol bigisi,zekası,diploması vs. hiç eksiği yok fazlası vardır belki Daum,Denizli ve Rijkaard'tan ...Ama çok takım gezmesi onu orta oyuncu yaptı.Sadece düşme potasına giren takımların ''Yetiş kurtar bizi Yılmaz Hoca ''kalıbından çıkaramadı kendini.Pazarlama dili ile anlatayım,Yılmaz Vural Coca Cola ise Rijkaard Vakko dur mesela.Her ikisi de iyi markadır ama Vakko bakkalda satılmaz.

QuaresmA dedi ki...

harika bi adam, bayılıyorum. bütün kalbimle de destekliyorum milli takım'ın başına geçmesini. başarısız olursak da canı sağolsun, ondan değerli değil ya.

aşkın dedi ki...

Şu futbol aleminde sevdiğim adamlardan.Güce tapan ülkemde sinyor Terim İsviçre rezaletini ve daha nicelerini yaşatırken bu adamın yaptıkları göze battı tabii.

giannichedda dedi ki...

@fırat
örnek biraz olmamış sanki, coca cola yetkilileri bu örneği duysa dünyanın en iyi markası olduklarından haberin olmadığını düşünür...

TA dedi ki...

Bana göre bu adamın teknik/taktik bilgisi, motivasyon yeteneği, disiplin seviyesi vs. hiç ama hiç önemli değildir.

Ne kadar iyi -ki bu da görecelidir- bir teknik direktör olursa olsun, hiçbir zaman büyük hedefleri olan bir takımın başına geçemez. Çünkü bir teknik direktör önce ağırbaşlı, efendi olacak. Ne dediğinin farkında olacak. Duruşuyla örnek olacak futbolcusuna, taraftarına.

Büyük hedefleri olan takımların yöneticileri de bunların farkında ki kariyeri boyunca hiçbir zaman şans vermediler Yılmaz Vural'a.

Haklılar da bence.

QuaresmA dedi ki...

@ TA:

bence yanılıyorsun, bu adama resmen şans verilmedi. eskiden şimdiki gibi küme düşmek üzere olan takımları değil, başaltı takımları çalıştırıyordu. zirvesi ise trabzon, orada da sezona çok iyi başlamasına rağmen şampiyonluğa çökmek isteyen özkan sümer tarafından ayağı kaydırılmasa belki de şota'yı satmış trabzon o sene şampiyondu.

mesela yanılmıyorsam magath da bir ara almanya'nın yılmaz vural'ı gibiydi, düşmek üzere olan takımları kurtarırdı. stuttgart doğru dürüst şans verdikten sonra ise başardıkları zaten ortada.

renkli kişilikli olmak, karizmatik olmak, futbolu herkesten iyi bilmek başa dert. milli takım başarılı ve işini özveriyle yapacak bi hoca arıyorsa çok uzaklarda aramasın..

TA dedi ki...

@ QuaresmA

Yanıldığımı zannetmiyorum. Türkiye'de büyük takımlarda çalışmak istediğini kendisi devamlı söylüyor. Demekki Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Milli Takım'ı kastediyor. Ben yanılıyorsam Yılmaz Vural da yanılıyor demektir. Zira Trabzonspor'u büyük takımdan saymıyor anlamına gelir bu.

Magath örneğini vermişsin. O zaman diyelim ki Abdullah Avcı'ya da şans verilsin, Tolunay Kafkas'a da şans verilsin büyük takımlarda. Onlar da belki büyük başarılar yakalarlar. Ama bu iki teknik adamdan hiçbirinin her fırsatta kamera karşısına geçip "Bana şans verilmedi" diye yakardıklarını görmedim ben. İkisi de ağırbaşlı insanlar, özellikle Abdullah Avcı. Tolunay Hoca bazen kendini sinirine hakim olamayabiliyor, o da nadiren. Hepsinde de haklı oluyor zaten.

Futbolu herkesten daha iyi bildiği görüşüne katılmıyorum. Öyle olsa bu durumda olmazdı. Emin ol, şans verilirdi kendisine. Daum da aynı okuldan mezun Yılmaz Hoca'yla. Daum'a neden Almanya'da üst düzey takımlarda şans verilmedi peki? Zerre kadar sevmem Daum'u. Ama sevmediğimden söylemiyorum bunları. Her şey ortada.

İyi bir insan olabilir Yılmaz Hoca. Yakınlarıyla, çalıştığı yöneticilerle, futbolcularıyla diyaloğu çok iyi de olabilir. Ama demekki bir şeyler "hâlâ" eksik ki Kasımpaşa'da çalışıyor şu an.

Umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi.