20 Ocak 2010 Çarşamba

FUTBOLA KİM YÖN VERİR?

Digiturk Genel Müdürü Ertan Özerdem bugün CNBC-E'de yaptığı açıklamalarda statlardaki zeminlerin kusursuz olması gerektiğine, hatta çimlerin kalitesine bile değindi. Siz ne düşünüyorsunuz? Gelecek sezondan itibaren hangisi daha etkili olur?

10 yorum:

untildie dedi ki...

son ihaleyle bi dünya para veren dicitürk organizasyon işine el atmalı, oynanan futbolun temposunun, kalitesinin artması ve şaibeye yer vermeden şampiyonluk ve küme düşmeme mücadelesinin son haftaya kadar sürmesi için çalışmalı tabi yatırımının karşılığını almak istiyorsa.

hasan dedi ki...

Bence digiturk elinden geleni yaptı. İs federasyona düşüyor bundan sonra. Klüplere yaptırımlar uygulamalı. Başkanlar her macın devre arasında soyunma odasına girecekse olmaz bu is. Yoneticiler takımla ugrasacaksa tek direktörlük yapsın baskanligi da ehil ellere bıraksın. Stadları konforlu hale getirsin. Daha dünya para verdigi oyuncusuna deger verip stad zeminini yapmayan yonetici seyirci konforuna bakarmi? Yoneticileri degistiremiyoruz o zaman federasyon yaptirimlarla yoneticiligi yaptırsın. Dizginler federasyonun elinde. Ya duzelt yada digiturk gelirlerini vermem desin. Turk futbolundaki en büyük derdin yöneticilik olduğunu düşünüyorum.

mre dedi ki...

digiturk, ihale biraz daha devam edip de 400-500'leri görseydi federasyonun anahtarını, tapusunu falan da isteyecekti herhalde. Ya da "bu formalar tv de güzel görünmüyor daha canlı renkler giyin, sahaya sakalsız çıkın, bu saçların hali ne" de diyebilir yakında.

tayfun dedi ki...

Parayı veren düdüğü çalar.Fedarasyonların yıllardır beceremediklerini belki digitürk yapar.Kluplerin parayı nasıl kullanacaklarınıda bir el atsa olur aslında.Yoksa Anadolu klupleri bir bir borç batağında batacak

T.Güven dedi ki...

Kuşkusuz digiturk sürekli konuşacaktır.hani bazı adamlar vardır ya " gördünüz mü lan ben demiştim, benim dediğim çıktı olum!!" gibi iyi bişey yaptıklarında sürekli kendilerini öne atarlar.digitürk'te böyle bir hale bürünecektir..ben o kadar para saçtım diye sürekli konuşacaktır..

ama burada en büyük iş tff'ye düşüyor.kesinlikle kurallar katılaşmalı, denetimler artmalı, en önemlisi kurallar uygulanmalı.gerçi bunlar sürekli söylenen şeyler ama inşallah bu ihalede sonra gözle görülür değişmeler olur...

T.Ç. dedi ki...

bence türk futbolunun en büyük sorunu futbol karekterinin sertlik üzerine kurulmasıdır.bu futbol karekterinin düzelmesi içinde federasyon-hakemler ve kulüpler ortak hareket etmelidirler.yani sertliğe prim yoktur denmelidir.yola burdan başlayınca oyun hem akıcı olacaktır tempo kazanacaktır hemde var olan kalite ortaya çıkacaktır.zeminlerinde güzel oyuna katkı sağlayacağı malum.türk futbol karekteri değişmedikçe bir gram kalite artışı gözlenemez türk futbolunda.

Armağan Özkaynakçı dedi ki...

abi çok dolaylı yoldan sorunun cevabı. http://futbolmanya.blogspot.com/2010/01/digiturk-erman-toroglunu-neden-ckartt.html

en son paragrafda sorunun cevabı var, yazıda ise perde arkasında nelerin olduğu

selamlar bu arada...

Murat1905 dedi ki...

Ertan Bey bu konuda haklı da diğer taraftan Digitürk pazarlama stratejileri konusunda amatörlükten çıkıp profesyonel bir yapıya bürünmelidir. Anadolu kulüplerine yapılan üvey evlat muamelesi devam ettikçe lig kalitesinin yükselmesi beklenemez ki üvey evlat muamelesinden kastım tüm maçların aynı kamera sayısıyla ve aynı kalitede yayınlanamama durumudur (yeni ihaleyle 4 maç sınırı minimum 4 maç olarak değişti ve Digitürk şu anda tüm maçları yayınlama hakkına sahip oldu). Tüm maçların yayınlanması Digitürk'e ek gelir sağlayacağı gibi Anadolu takımlarının taraftarlarının aidiyetlerini ve dolayısıyla harcama alışkankanlıklarını ileri bir noktaya çekecek, bu kulüpler yıldız adayı oyuncularını daha geniş bir vitrine koyabilecek ve özellikle merchandising+hasılat gelirlerini arttıracaklardır. Bunun dışında Digiturk bir NBA.com gibi objektif bir bakış açısına sahip bir site kurup (ya da Ligtv.com.tr'yi bu formata sokup) tüm kulüp taraftarlarına haber içeriği ve görüntüler açısından eşit yaklaşırsa ligimizin değeri daha da artar (ingilizce bölümü açarlarsa yurt dışındaki yayın platformları da kendileriyle yayın hakları konusunda görüşmelere başlayabilir). Digitürk işe pazarlama departmanında fikir üretemeyen müdürlerini kovarak başlamalıdır diyorum sabah sabah. :)

hedehödö dedi ki...

dici, kökler!

Plastik Dikenli Kaktüs dedi ki...

Digitürk sonuna kadar haklı bana kalırsa. Bazı şartlar öne sürmeleri de çok doğal. Ki bu istedikleri şartlar da at ile deve gibi görünmemeli. Uygun stadlar ve zeminler, profesyonel! kulüp yönetimleri TSL'nin kalitesini arttıracak etkenler. Haklı buluyorum bundan sonra Federasyona sunacakları bazı şartları kısacası.. Konuyla ilgili bir şeyler yazmıştım ben de. Dileyen okuyabilir. Biraz daha yan bir konu ama ilgili..

http://taccizgisi.blogspot.com/2010/01/naklen-yayn-ihalesi-ve-marka-degerinin.html