10 Mart 2010 Çarşamba

İNGİLTERE'NİN BARCELONA'SI

Arsenal'im dün gece Porto'yu 5'ledi ve adını çeyrek finale yazdırdı. 3 gol Bendtner, 1'er gol de Nasri ve Eboue'den. Bugün özellikle İngiltere ve İspanya'nın manşetlerinde Arsenal'de ilk kez hat-trick yapan Bendtner var. Danimarkalı dün adeta patlama yaptı. Bir süredir Güiza modelinde takılan genç futbolcuyu eleştiren hatta bu adamdan golcü olmaz diyen basın şimdi doğal olarak parlatıyor. Ama attığı ilk iki golde bir golcü gibi doğru zamanda doğru yerde olmasını bildi hepsi sadece bu. Wenger bile maç sonrasında onunla ilgili olarak "Herşey ne kadar da çabuk değişiyor, işte futbolun en önemli özelliklerinden biri bu." dedi. Bendtner'i izledikten sonra hele ki 3 gol attığı bir maçtan sonra, biz Batuhan gibi bir oyuncudan neden yararlanamadığımızı, onun karakterinin olumsuz yönlerini neden törpüleyemediğimizi sorgulayalım bence.

Dünkü galibiyette Bendtner'in payının olduğunu tabii ki ıskalayamam ama Arsenal'in hücuma dönük orta sahasında Xavi gibi, Iniesta gibi hatta Messi gibi oynayanlardadır aslan payı. Tabirimi mazur görün ama bu futbolcuların en büyük avantajı götleri yere yakın olmalarıdır. Yani bacaklarının kısa olması. Bu sayede ayaklarına çok hakimler, daha seriler ve kolay adam eksiltebiliyorlar. Bir Arda mesela bunun en güzel örneklerinden. Arsenal'de de bu tarz oyunculardan fazlasıyla var; Arshavin, Nasri, Fabregas, Walcott, Eduardo ve Denilson. Wenger golcüsü dışındaki tüm hücum oyuncularını neredeyse böyle tiplerden seçiyor. Dün Fabregas yoktu ve Nasri'nin ne kadar verimli olabileceğini de gördü Fransız. Wenger sakat olan İspanyol'u oynatmak için kumar oynamaya bile hazırım demişti. Bundan sonra ona bu kadar muhtaç olduğunu hissettiren böyle bir açıklama yapmaz diye düşünüyorum.

Dün beni en çok etkileyen iki isimden bahsetmeliyim, Arshavin ve Nasri'den. Messi ayağına topu aldığında nasıl heyecanlanıyorsam Rus futbolcuda da aynı şeyleri hissediyorum. İkinci golde Portolu 3 futbolcuyu sürükleyişi ve Bendtner'e bomboş kaleye yuvarlaması için yaptığı asist (kaleci Helton'un uzanıp almasını engelleyecek hızda) mükemmeldi. Rus futbolcu sol kanattan ceza sahasına girerek bunu birkaç kez daha yaptı.

Ve tabii ki Nasri. Maçın adamıdır bence. İkinci yarının ortalarında 3 dakika içinde oyuna iki kritik müdahalesi var. 61.dakikada skor 2-0 iken köşe vuruşundan gelen topta direk dibinde çakılı bekledi ve çizgi üzerinden topu çıkardı. Gol olsa ilk maçın skoru olacak ve belki maç uzatmaya gidecekti. Ve 2 dakika sonrasında Arshavin'e tam anlamıyla nazire yaptı. Sağ kanattan o da 3 futbolcuyu peşine taktı ama bu kez gol vuruşunu da kendisi yaptı. Bu Nasri'yi gördükten sonra Wenger, Fabregas'ı Barcelona'ya iyi bir ücrete gönül rahatlığıyla gönderebilir.

Eboue'nin yaptığı koşu, o hızda giderken topu kontrol edişi ve kaleciyi çalımlayıp attığı 4. gol bile ligimizin birçok santraforunu düşününce bana rahatsızlık verdi. Song'u, Diaby'si, Rocisky'si hepsi takım oyununun en güzel örneklerinden birini sergiledi. Bir nevi İngiltere'nin Barcelona'sı gibiydiler. Orta alanda mücadele gücü yüksek, ayağa oynayan ve sabırla pas yapan futbolcular dünkü farkın ortaya çıkmasında başrolü oynadı. Tüm bunların ardından bitiş düdüğüyle birlikte kendimi tam anlamıyla sakinleştirici hap almış gibi hissediyordum. Ya da "Arsenal'in bedensel aksiyonu sonrası benim ruhsal rahatlayışım" desem daha doğru olur sanırım.

8 yorum:

Erdem Karakuş dedi ki...

Bu kadar hızlı futbol olmamalı, Arsenal orta sahasına derhal Mehmet Topal, Mustafa Sarp tarzı bir adam lazım oyunu sakinleştirecek :)

nevi şahsına münhasır dedi ki...

arsenal oynadığı futbolun barcelonayla tek alakası sanırım ayağa pas. ayağa pas yapan her takıma da x'in barcelonası demiyorsak, arsenalin bu galibiyetine X'in barcelonası diyerek gölge düşürmemeliyiz. arsenal herhangi bir yerin, herhangi bir takımı değildir. premier ligin arsenalidir. güzel futbolun adıdır. barcelonanın uyku hapı futboluyla çok farkı var oynanan oyunun.

Kahraman dedi ki...

Erdem yorumun super be abi!!!Ama asil bu kulubun baskanini demiroren yapmak lazim ki haksiz rekabet olmasin:)Hakikaten buyuk keyif veriyorlar ama manu ve chelsea karsisinda sonuc husran oldu(skor acisindan)Dilegim bu takim bu sene en azindan premier leaguge sampiyonu olsun. Hak ediyorlar!!!Kim ne derse desin ben bendtneri begenmiyorum bizim batuhani arsen wenger bir drogba olmasa bile adebayor yapardi gibi geliyor!!!

ibRa dedi ki...

bendtnerin attığı gollere bakılınca bir patlama yaptığı sonucuna varılmış olmasına anlam veremiyorum. yine 1 maçla kral yapıyoruz herkesi.

Seyyid Ali dedi ki...

2004deki namağlup şampiyon olan efsane kadrodan beri belli bir standartın üzerinde oynuyor Arsenal.2006daki finalde kırmızı kart olmasa Barcelona'yı yenip kupayı da alabilirdi.Arsenal premier ligde Chelsea,Manchester takımları,Liverpool,Tottenham ve Everton gibi rakiplerle üst düzey bir tempoda oynarken, La liga'nın çekişmesi daha alt düzeyde.Barcelonada roller daha belliyken,Arsenalde oyuncu yapısı ve yerleşim daha değişken.Xavi,Iniesta veya Messi'nin olmadığı dönemlerde eksiklikleri çok hissediliyor; Arsenal bu anlamda daha az oyuncu bağımlı.
Keşke bu sene finalde Arsenal- Barcelona finali izleyebilsek.

Shareef dedi ki...

Bendtner 3 te atsa 5 te atsa övülmesi bence ilk önce Arsenal'e ve daha sonra yetenek, beceri, akıl adına futbolda ne varsa hepsine hakarettir. :) Maçı izlemedim, golleri de izlemedim (Liverpool'luyum belki ondan:) ) ama tahminim boş kaleye olmasa bile öyle bişeye yakın goller olmuştur. Muhtemelen 5 yıla kadar Aarhus takımı ayarında bir takıma geçer :)

competan dedi ki...

hocam blog süper.. okumayı bitiremedim.. add to favorites

M.A.F dedi ki...

arsenal Bendtner'e rağmen şampiyon olabilir :)
bu herife kalmışken bile buraya kadar gelmek muhteşem. bi de van persie sakatlanmasaydı neler olurdu acaba.
ŞL biraz zor belki ama EPL şampiyonluk şansı bence united ve chelsea kadar devam ediyor.