11 Nisan 2009 Cumartesi

FREY

Bundan yaklaşık 3 hafta önce oynanan Fiorentina - Siena maçı. Kaleci Frey Floransa'daki güneşli günden dolayı sahayı görmekte zorluk çeker. Çareyi kale arkasındaki top toplayıcı çocukta bulur. Çocuktan şapkasını ister ve kafasına takar. Ama şapkanın yanındaki Barcelona amblemini görmemiştir.

İŞTE FOTOĞRAF SANATI BUUU!

10 Nisan 2009 Cuma

FUTBOL & SEKS

İngiltere'de yapılan yeni bir araştırma .... bla bla bla... Aslında bu ve benzeri kalıplarla başlayan cümleler bana çoğu kez yalan, yavan, dolan gelmiştir. Ancak yeni bir araştırmanın sonucu biz Türk futbolseverleri de yakından ilgilendiriyor olabilir. İngiltere'de yaşayan erkeklerin yüzde 60'ı bir günde 1 saatten daha fazla süreyle "futbol" düşünüyormuş. Seks'i düşünme oranları ise 30 dakikadan daha azmış. Bu durum Türkiye'de nasıl merak ediyor tabii insan. Benim bildiğim kıvrak zekalı Türk erkeği bir yolunu bulur ve ikisini de bir arada düşünür.

INTER BÖYLE GOL YEMEDİ

*Ladri: Hırsız

ANKETİN SONUCU


Oyların çoğunu alan Iniesta şampiyon. Ben de oyumu O'na kullanmıştım. Ama Xavi ile aralarında çok fazla farkın olduğuna inanmasam da hücuma dönük, direkt kaleyi düşünen oyun anlayışıyla Iniesta bende daha ağır bastı. Benim merak ettiğim diğerleri seçeneğine basanların tercihleri kimlerdi?

ŞANSLI(SIZ) SOSİS

Bayern Münih'liler Nou Camp'ın kendilerine uğursuz geldiğine inanıyorlardı. M.United'la oynadıkları ve kaybettikleri 1999 Şampiyonlar Ligi finalini hatırlayın. Görüntüdeki arkadaş Bild'in muhabiri Kai Traemann. Barcelona maçı öncesi şans getirmesi için korner direğinin altına Bavyera'da üretilen sosislerden birini gömüyor. Artık bir espri mi yoksa gerçekten Almanlar bu sosisin şans getirdiğine inanıyorlar mı bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var, maçtan sonra ne Traemann'ı ne de sosisi bulabilmişler! :)

KOBE & HAYRANI

KIZILYILDIZ - CRVENA ZVEZDA - RED STAR

Geçtiğimiz gün ezeli rakipleri Partizan'la oynadıkları ve 2-0 kaybettikleri maçın ardından 14 puan geride kaldılar ve şampiyonluk yarışından tamamen koptular. Maçın ardından Kızılyıldız taraftarları statta olaylar çıkarmış ve adeta tribünleri cehennem yerine çevirmişlerdi. Şampiyonluk gitmiş olsa da 1980'lerin sonu 90'ların başındaki efsane Kızılyıldız takımı bundan çok daha zor durumda. O kadar kötü durumdalarki Kızılyıldız'lı futbolcular yiyecek ve kira için bile para bulmakta zorluk çekiyor bugünlerde. Takımı Ocak ayından beri çalıştıran Sloven teknik adam Mirnes Sisic'in oturduğu eve kulüp kirasını ödeyemediği için mahkeme tarafından el konuldu. Sisic "Eğer kulüp benim evimin kirasını bile ödeyemiyorsa maaşımı nasıl verecek? Sanırım tekrar Slovenya'ya dönmeli ve ailemin yanına yerleşmeliyim" diyerek durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koyuyor. Futbolculara yöneticiler tarafından harçlık veriliyor, böylece yemek ve diğer ufak ihtiyaçlarını gidermeleri sağlanıyor. Bu şartlarda futbolculardan iyi bir performans beklenmesi de ne derece doğru bilemiyorum.

Gerçekten de Kızılyıldız'ın düştüğü bu duruma inanmak mümkün değil. Adeta Titanic gibi. 1990-91 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda şampiyonluğa ulaşan ardından Şili takımı Colo Colo'yu yenerek Kıtalararası Kupayı da kazanan Kızılyıldız'ın düştüğe durum oldukça üzücü. Harika bir kadroları vardı; Prosinecki, Mihajlovic, Savicevic, Jugovic, en sevdiğim futbolcu isimlerinden Belodedici, Pancev vs. Ezeli rakipleri Partizan bir ordu takımı olarak görüldüğü için, halkın takımı Kızılyıldız halk tarafından daha fazla sevilirdi. Arka bahçelerinde birbirinden yetenekli futbolcular yetiştirdiler ve Avrupa kulüplerine satarak iyi paralar kazandılar. Bu paraların kulüp tarafından bankaya yatırıldığı ve ileride yine efsane bir kadro yaratmak için kullanılacağı söylenirdi. Ancak 1991 yılında başlayan o iç savaş yok mu? Hem binlerce masum insanın ölmesine birçoğunun da göç etmesine neden oldu. Ülke bölündü, kendi ayakları üzerinde duramamaya başladı. Kızılyıldız maçlarını yurtdışında oynamaya başlarken, 1995'e kadar konulan ambargo nedeniyle kupalara katılamadı ve takım böylece çöküş döneminin içine girdi.

Önümüzdeki günlerde Kızılyıldız camiası geniş katılımlı bir toplantı yaparak kulübün geleceğini tartışacak. 25 milyon euroluk borçları var, bunu bir an evvel ödemeleri gerekiyor. Hükümetten yardım istediler eğer gerekli desteği göremezlerse iflas edip amatör kümeye düşürülmeleri gündemde.

9 Nisan 2009 Perşembe

GÜNÜN AÇIKLAMASI

"Belki Münih'e sadece 8 oyuncu getirirler, o zaman şansımız olabilir!"

Bayern'in haşarı çocuğu Van Bommel rövanş öncesi eski takımı Barcelona karşısındaki şanslarını değerlendirirken...

HENRY & RIBERY

Henry klasik iyi oyunlarından birini ortaya koydu ve Otto'yu tabiri caizse madara etti, golünü de attı. Ribery kendisinden beklenenin %10'unu veremedi Barcelona karşısında, Dani Alves'in karşısında eridi bitti. Bizim canavar birşeyler anlatıyor vatandaşına maçın ardından, Alves'den mi dert yanıyor acep?

RIBERY: ___________________________________________
HENRY: ___________________________________________


NOT: Bu arada anketimiz halen devam ediyor; Barcelona'nın en iyi 2. oyuncusu kim?