Hasan ve İlker ile çarşamba günü Kirli Sepeti için çok keyifli bir sohbet yaptık. Bugün ya da yarın sayfalarına koyarlar. Medya dünyasından ve bloglardan konuştuk. Videosunu izlemek isterseniz linki burada.
10 Temmuz 2009 Cuma
KİRLİ SEPETİ'Nİ BEN DE DOLDURDUM
Hasan ve İlker ile çarşamba günü Kirli Sepeti için çok keyifli bir sohbet yaptık. Bugün ya da yarın sayfalarına koyarlar. Medya dünyasından ve bloglardan konuştuk. Videosunu izlemek isterseniz linki burada.
9 Temmuz 2009 Perşembe
HURACAN'IN ÖFKESİ DİNMİYOR
Arjantin kapanış liginin son haftasında pazar günü oynanan şampiyonu belirleyecek Huracan-Velez Sarsfield maçının son anları olaylı geçmişti. Şampiyonluğa ulaşması için kendisine 1 puan yetecek olan Huracan bitime 7 dakika kala topu ağlarında görmüş ve maçı 1-0 kazanan Velez şampiyonluğa ulaşmıştı. Huracanlılar yedikleri golde kalecileri Monzon'a faul yapıldığını ancak hakem Gabriel Brazenas'ın pozisyonu es geçtiğini iddia ederek büyük tepki göstermişti. Maçın üzerinden 3 gün geçti ama Huracanlılar'ın öfkesi dinmiyor. Tepkilerin şimdiki adresi Arjantin Futbol Federasyonu'nun önüydü. Taraftarlar hakem Brazenas ve yardımcısı Ricardo Casas'ın ömür boyu bir daha maç yönetmesini istemiyorlar. Adamı bulsalar oracık da öldürecekler sanki. Hatta ateşli taraftarlardan biri elinde megafonla Brazenas'ın ev adresini defalarca tekrarlayıp yandaşlarını galeyana getirmeye çalışmış. Neyse ki büyümemiş olaylar, taraftarlar polisin müdahalesiyle dağılmışlar. Brazenas da Norveç'li Ovrebo ile aynı kaderi paylaşıyor, bir süre evinde çıkmasa ve korunsa iyi olur. Çünkü Güney Amerikalılar'ın böyle durumlarda ne yapacakları belli olmaz.Hakem de gerçekten kötüydü ama. Evet Morzon'a faul vardı vermesi gerekirdi. Huracan taraftarları gösterdikleri tepkide bu noktada haklı. Ancak kaçırdıkları birşey var. Golün öncesinde de hakem Huracanlılar'ın sert futboluna çok göz yumdu. 0-0'ı koruma adına rakiplerini yıldırmaya çalıştılar. Özellikle ikinci yarıda 1-2 Huracan'lı kırmızı kartla oyun dışında kalabilirdi. Hatta golden kısa bir süre önce Huracan'lı futbolcu kendi ceza sahasında rakibine çifte daldı. % 100 penaltı ama o ömür boyu maç yönetmesin dedikleri iki hakem Velez lehine veremedi penaltı kararını. Kısacası Brazenas kaldıramadı bu maçı.
MUTLULUKLAR PATO
Sonunda bu hikaye de mutlu sonla bitti. Kızı kaptı Pato, gollere devam o zaman Milan'da.PATO & STHEFANY
FERRARI & KÖYBAŞI
Beşiktaş yeni transferlerinin maliyetlerini açıklamış. Ferrari ve İsmail Köybaşı'nın kulüplerine ödenen paralar ilginç. Şöyle ilginç; İsmail Köybaşı için Gaziantepspor'a 5.5 milyon euro, Ferrari için de Genoa'ya 4.5 milyon euro ödeyecek siyah beyazlılar. Arada 1 milyon euro fark var. Ferrari'nin İsmail'den daha tecrübeli olduğu kesin. Bu yüzden Gaziantepspor'a daha fazla para ödenecek olması tuhaf karşılanabilir. Ancak İsmail Köybaşı'na 1 milyon euro fazla ödenecek olmasını, daha henüz 19 yaşında, gelecek vaadeden bir futbolcu olmasına, oynadıkça tecrübe kazanıp ilerde maddi olarak daha değerli olacak olmasına belki bağlayabiliriz. Bu yüzden Ferrari'den fazla para ödenmesini de kabul edebiliriz. Yetenekli bir oyuncuyu genç yaşta kadrosuna katmıştır sonuçta Beşiktaş. Ama geçen gün Mustafa hoca "Bazı genç oyuncuları kiraya vereceğiz. Bunlardan biri de İsmail olabilir" dedi. Benim anlam katamadığım durum da bu işte. Tamam İsmail yetenekli, geçen sezon 24 maç oynadı, 21'ine ilk 11 çıktı. Ve siz bu çocuğun kulübüne Ferrari'den daha fazla para ödüyorsunuz ama tecrübe kazanması için kiraya vermeyi düşünüyorsunuz. İsmail'i parlatması, ondan maksimum faydayı sağlaması, onu yetiştirmesi gereken kulüp Beşiktaş'tır. İlk 11 oynatmasan bile yedekte oturtman, Türkiye kupası maçlarında belki oynatıp tecrübe kazandırman gereken bir isimdir. Senin gözünün önünde yetişsin, büyüsün yani. Bu çocuğu ilerde eğer 5.5 milyon euro'nun 2-3 katına satmayı düşünüyorsan "senin kadronda" bulunması gerekir. Ha ya da satmayı düşünmüyorum birkaç yıl sonra benim 11'imin değişmez ismi olacak o yüzden kiraya vereceğim dersen belki anlarım. Belki Arda modeli yaratmak istiyorsundur. Ama bu durumda da yazık değil mi Beşiktaş'ın altyapısına. Beşiktaş'ta doğdum, büyüdüm, yıllarca oturdum.(Bkz: Süleyman Seba ve Çocukluğum) İzlerdik altyapının antrenmanlarını, mahalleden de oynayan arkadaşlar vardı. Ama özellikle üniversite döneminde fakülte yakın olduğu için sık sık gider altyapıyı takip ederdim. Bir zamanların parmak ısırtan, A takımına en fazla futbolcu veren altyapısı Beşiktaş'taydı. Mesela, Galatasaray altyapısından bir sürü oyuncu forma giydi bu akşamki hazırlık maçında. Emre Çolak, Serdar Eyilik, Murat Akça, Erhan Şentürk vs. Rijkaard çatır çatır oynatıyor gençleri. A takıma da alabilir belki birkaçını. Mustafa hocadan da bekliyoruz gençlere ağırlık vermesini, kendi yıldızlarını çıkarmasını. Diğer takımlar gelsin alsın Beşiktaş'tan 5.5 milyon euro'ya futbolcu. Yazık günah verilen bu paralara yani bunu demek istiyorum kısaca.Aslında kendi doğrularına(!!!), transfer politikalarına(!!!) göre hareket ediyorlar, bu paralelde adımlar atıyorlar. Saygı duymak lazım. Neden mi? 5.5 milyon euro'ya aldıkları İsmail'i "kiraya vermeyi" düşünüyor ya da akıllarına getiriyor, "ömrü kirada geçen" Ferrari'yi de 4.5 milyon euro verip bonservisiyle alıyorlar da ondan.
Not: Bu arada Obertan konusunu yanlış hatırlamışım. Hafızası kuvvetli olan arkadaşları kutlarım...
8 Temmuz 2009 Çarşamba
SHEVCHENKO FENER'E Mİ?
İddialar bu yönde. Chelsea ve II. Milan dönemi Ukraynalı için tam bir kabustu. 33 yaşına geldi ama futbolu seven, hırslı kimliğini halen koruyor. Fenerbahçe'nin de Guiza'dan birkaç gömlek üstün (Shevchenko bence halen üstündür) bir futbolcuya ihtiyacı var. Bitirici bir adam gerekli sarı lacivertlilerin forvetine. Alıcak ceza sahasının etrafında ya da içinde, düzeltip çakacak. Süper Lig için de yaralı Shevchenko biçilmiş kaftandır diye düşünüyorum. Şu ana kadar yabancı transferi yapmayarak taraftarlarını sabırsızlandıran Fenerbahçe yönetimi elini çabuk tutmalı. Biraz heyecanlandırsın artık renklerine gönül verenleri. Kimle konuşsak "Galatasaray Rijkaard'ı alarak bile sükse yaptı. Üstüne de Gökhan ve eğer form yakalarsa büyük yararlar sağlayacak Keita gibi bir adamı aldılar. 3 sene üstüste şampiyon olacaksak Aziz Başkan kaliteli birkaç yabancı alsın artık" diyor. Shevchenko gelirse, Servet'le olan mücadelesi de görülmeye değer olur. Gerçi artık Shevchenko o Shevchenko, Servet de o Servet değil.
7 Temmuz 2009 Salı
RONALDO VE KAKA'NIN FORMA SATIŞLARI

Ronaldo'nun taraftarla buluştuğu gün Santiago Bernabeu'daki kulüp mağazasında 3000 forma satmış Real Madrid. Bu sabah 2 saat içinde satılan forma sayısı ise 2000. Bu bir rekor. 85 euro'dan yaklaşık 425 bin euro yapar. 94 milyon euro - 425 bin euro= 93 milyon 575 bin euro. Ha gayret Florentino az kaldı Ronaldo'nun parasını çıkarmaya. :) Kaka'nın taraftarın karşısında çıktığı gün satılan forma sayısı ise 600.DREAMS THEATRE
Bu arada Sinan Kaloğlu Bochum'dan Hollanda ekibi Vitesse'ye transfer oldu.
Victor Valdes de Barcelona ile olan sözleşmesini 2014'e kadar uzattı.
SERVET & ZHIRKOV
Marsilya dil problemi yüzünden Servet'i almadı deniliyor. Deschamps "Savunmada oynayan futbolcu o ülkenin dilini konuşabilmeli, bu çok önemli" diyerek Diawara'yı Servet'e neden tercih ettiklerini açıkladı. Haklı da. Savunmanın göbeğinde oynayan son adam futbolcuların kaleci ve önündeki isimlerle anlaşabilmesi için o dili konuşabilmesi çok önemli, ama açıkçası öyle çok da gerekli değil. Bir de şöyle bir hikaye var.Bundan 3 yıl önce, 2006 Mayıs'ında CSKA Moskova, Rusya Kupası finalini kazandıktan sonra soyunma odasına Roman Abramovich girer. Tüm futbolcuları kutladıktan sonra Zhirkov'a yaklaşır ve kulağına eğilerek "Hemen İngilizce öğrenmeye başla" der. Zhirkov ise gülerek karşılık verir ve bu lafını pek dikkate almaz. 2009 Temmuz'u itibariyle sol bek Zhirkov, Abramovich'in Chelsea'sinin futbolcusu. Ve tek kelime İngilizce bilmiyor. Bunun sıkıntısını büyük ihtimalle yaşayacaktır.
Servet, Zhirkov kadar şanslı değildi, kalkıp da 3 yıl önce kimse ona Fransızca öğren demedi. N'apsın benim Servet'im!
MEVLÜT VE HOARAU FORVETİ
PSG, batı Fransa sahilindeki Port Crouesty'de yeni sezon hazırlıklarına devam ediyor. Bordeaux'nun Lyon'un 7 yıllık hükümranlığına son vererek şampiyon olması diğer takımlara da cesaret verdi. PSG de bunlardan biri. Guily, Makalele, Rothen, Kezman, Coupet gibi tecrübeli isimlerin yanısıra Mevlüt, Hoarau, Loris, Mulumbu ve diğer gençlerle bu yıl şampiyonluğun güçlü adaylarından biri olmak istiyorlar. Gol yollarında da takımda büyük bir rekabet olacağı kesin. Mevlüt Sochaux'dan eli güçlü olarak katıldı takıma. İstikrarlı, fiziği güçlü ve hırslı. Yeni takımında kendini göstermek için elinden geleni yapacaktır. Hoarau da Ligue 1'in geçen yıl yıldızı parlayan isimlerinin başında geliyor. Benzema kadar gol attı (17). Benzema da Real'e gidince geçenlerde Hoarau için Lyon 10 milyon euro teklif etti ama Parisliler kabul etmediler ve sözleşmesini 2013'e kadar uzattılar. Bu durumda forvet hattında Hoarau ve Mevlüt direkt 11 çıkar. Kezman ise geçen yıla oranla yedek kulübesindeki koltuğunu bu sezon daha fazla ısıtır. Sylvain Armand, Guily'e balık tutmasını öğretiyor kampta, hemen bir olta da Kezman'a verse iyi olacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

