21 Ocak 2009 Çarşamba

RTÜK FUTBOL PROGRAMLARINA EL ATIYOR


Vatan'da okudum Feridun Niğdelioğlu'nun haberi. Futbolu yönetenler RTÜK Başkanı Zahid Akman'la biraraya gelmişler hakemlerin federasyona yaptığı başvurunun ardından. Bu toplantıdan futbol programlarında hakemlerle ilgili argo konuşmalar, komplo teorileri ve ekranda kavga etmeler yasaklanacakmış. Bunu yapan spor programlarına önce uyarı sonra da devam ederse ekran karartma cezası verilecekmiş.

Öncelikle futbol programlarında neden sürekli hakemlerin tartışıldığını, tekrar tekrar tartışmalı pozisyonların ekranlara getirildiğini sormak lazım? Bunun altına inmekte fayda var.

Sebepler;
1- Öncelikle televizyon kanallarının halkı uyutmak için yayın yaptıklarını unutmamak gerekir. Televizyonun halkı güncel sorunlarından uzaklaştırdığı onları rahatlattığı söylense de işin temelinde yatan bizleri düşündürmemek ya da birilerinin istediği gibi düşünmemizi sağlamaktır.

2- Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de halkın büyük bir bölümü bu uyutulma neticesinde beyin fonksiyonlarının bir bölümünü kaybettiği için anlamakta zorlanmayacağı, üstüne fazla düşünmek zorunda olmadığı "Yemekteyiz", "Var mısın Yok Musun", "Popstar" vs. gibi programlara daha fazla ilgi duyar olmuştur.

3- İş futbol programlarına geldiği zaman ise reklam verenin kriter olarak algıladığı aslında hiçbir doğruluğu olmayan, hiçbir gerçeği yansıtmayan reyting ölçümlerinin önemi neticesinde RTÜK'ün kastettiği argo konuşmaların yapıldığı, kavgaların çıktığı, stüdyoların terkedildiği programlar yani halkın izlerken güya eğlendiği, üzerine ertesi gün genelde esnaf kesiminin işsizlik ortamında, çoğunlukla siftah yapamadığı zamanlarda arkadaşlarıyla geyik muhabbet yapma adına izlediği programlar çoğalmıştır.

4- Futbol programlarını hazırlayan ve sunanlarda genellikle kavga ve argo ortamlarının içinden gelen insanlar oldukları için bu tarz programlar yapmakta zorlanmayan taraftandırlar.

5- Futbol dünyasını takip etmeyen, futbol bilgisi sınırlı program sunucuları da genelde kendilerine bir gece yarısı emanet edilen ve sonu açık olan programlar yaptıklarından bir yerde muhabbet tıkanmakta ve çözümü tartışmalı pozisyonlar olarak adlandırdıkları, konuşarak üzerine giderek tekrar tekrar döndürerek ekrana getirdikleri pozisyonlarda bulmakta böylece hem hakemlerin sonraki süreçte üzerinde yarattıkları baskıyla hata yapmalarını arttırmakta hem de kültür seviyesi düşük bazı futbol taraftarlarını galeyana getirerek statlarda istenmeyen olayların çıkmasına sebep olmaktadırlar.

6- Ancak son zamanlarda haber ve spor kanallarında ortaya çıkan futbol kültürüne dair futbol programlarıyla yukarıda anlattığımız düzen bozulmaya çalışılsa da kaliteli spor programcılarının kanallarıyla ister istemez yollarının ayrılmasıyla da ümidimiz zaman zaman azalmaktadır. Bilmem anlatabildim mi?!!!

Not: Şükrü Saracoğlu Stadı'na doğru hareket etmek durumundayım. Yazıya devam etmek isterdim ama burada şu an için kesip sıcağı sıcağına sayfaya girmek istedim.

3 yorum:

PCLioN dedi ki...

Ali abi, şahane tespitler. Özellikle birincisi en önemli olanı...

selaminko dedi ki...

çok iyi anlattın Ali abi. Bir Okay Karacan, Bir Ali Okancı, bir Murat Kosova, Bir Osman Sakallıoğlu, bir Fuat Akdağ, bir Erdoğan Arıkan, bir Yalçın Çetin, bir Kerem Öncel lazım bizlere. Uğur Melekeler lazım, Mehmet Demirkollar lazım.
Bize Gökmen, Selçuk, Serhat, Erman lazım değil.

futbolpazari.blogspot.com dedi ki...

Eni boyu yüksekliği olan insanların, ne yazıkki TV gibi amacına uygun kullanılmadığında, duyuşsal, bilişsel, sezgisel ve psikomotor özelliklerini, işlevlerini zarara uğratan bir icadın esiri olduklarında, 2 boyuta bazen de tek boyuta kadar inen düşünme yetenekleri körel(tili)iyor. Nerede araştıran, analitik ve 3boyutlu düşünen bireyler?