4 Ekim 2009 Pazar

YAPMA SADRİ BAŞKAN!

Gaziantepspor beraberliği sonrası Trabzonspor Başkanı Sadri Şener bakın ne demiş; “Çok gol kaçırdık ama bu kaçan puanları geri getirmiyor. Yönetim olarak elimizden geleni yapıyoruz. Ama bunun karşılığını alıyor muyuz, almıyor muyuz orası tartışma konusu. O kadar pozisyona girip gol atamamayı ben de anlamıyorum. Bunu hocaya sormak lazım."

Sevdiğim başkanlardan biri olan Sadri Şener'in bu görüşlerine ne yazık ki katılamayacağım. Bu kadar çok gol pozisyonuna girebiliyorsanız eğer zaten bu hocanın başarısıdır. Onun işi budur, fazla pozisyon vermeyen ve takıma galibiyeti getirecek pozisyonları üretebilen bir takım yaratmaktır. Trabzonspor da cuma akşamı bunu yaptı. Ama Gökhan Ünal ve Selçuk gibi kendilerini ispat etmiş iki futbolcu bomboş pozisyonda kafayla dışarı atıyorlarsa, Colman penaltıyı gole çeviremiyorsa, Serkan'ın attığı şut direkte patlıyorsa kalkıp bunu hocaya soramazsınız. Bunun adı en basit dille taraftardan gelen tepkiyi başka bir yöne çevirmektir. Trabzon'da yaşayan bir Belçikalı'ya da bu suçu atmak en kolayıdır.

8 yorum:

felix mourinho dedi ki...

"Onun işi budur, fazla pozisyon vermeyen ve takıma galibiyeti getirecek pozisyonları üretebilen bir takım yaratmaktır"

Teknik direktörlük mesleğinin tanımını bu kadar güzel ve sade olarak keşke herkes kabul etse de, 1-1 iken yerin dibine sokulan adamların, 2-1 olunca göklere çıkartılmasını izlemesek. 1-1 iken de hakkını verebilsek..

Schumy dedi ki...

Ersun Yanal bunların görüp görebileceği en iyi teknik adamdı ama ellerinde tutmayı tercih etmediler.

Bu adamları öğlen 12' den sonra kulübün içerisine sokmayacaksın, dağıttılar attılar kulübü. Ne dediklerini kendileri bile bilmiyor.

massimo dedi ki...

çok iyi bir başkan ama teknik direktörler ile ilişkisi sıkıntılı. ersun yanal da bence kovulmamalıydı. hugo broos da bence iyi gidiyor şu an. sabır lazım.

jairzinho dedi ki...

başkanların futbol hakkında konuşmaları bana ilginç geliyor.özellikle futbolun tekniğini konuşmaları.profosyonel futbol değil mi bu?profosyoneller konuşur.fergusona manu başkanı bu takım şöyle böyle diye nasihat veremez sanırım.

Bariss dedi ki...

Türk futbolunun ne halde olduğunu gösteren bir yorumdur. Bundan bir yıl öncesinde de Sn. Gökçek bunun bir benzerini yapmıştı: Yanlış hatırlamıyorsam, alınan F.B galibiyeti sonrasında seçimleri bahane ederek, daha önce takımı motive edemiyorduk demiş ve sözlerine şu şekilde devam etmiştir, "ancak görüldüğü gibi biz takıma desteğimizi verdiğimizde nasılda güzel kazanıyoruz" benzerinde bir açıklama yapmıştır. Ben bu açıklamalara artık şaşırmıyorum...

Yönetimler başarıları daima kendileri üstlenirken, başarısızlıkları kim üstleniyor? Çok basit teknik heyet. Çünkü onlar kötü gidişin tek sorumlusudur. Bakınız Beşiktaş lig şampiyonu olduğunda şampiyonluk fotoğrafı çekilirken kim var orada? Tabii ki takımı şampiyon yapan yönetim kurulu, aynı şekilde İnönüde ki kutlamalarda futbolcularla birlikte sahaya çağırılan isimler... Bunun örnekleri sürüyle verilebilir. Çok merak ediyorum, Man Utd. şampiyonlar ligi şampiyonu olurken ya da Barcelona bu başarıyı tadarken, kulüp başkanı dışında başka bir yönetici var mı? Bunun cevabı verildiğinde zaten gerçeğin farkına varılabilir.

Sağ Açık dedi ki...

saat 12 malaklığını yapacak kadar dar zeka kapasitesine sahip birilerinin yorumlarını bu blogda görmek üzdü beni. yorum sahibine yakışmış da, ali okancıya bu yorumu yayınlamak yakışmamış.

PENNEARABIATA dedi ki...

@ sağ açık

görüşüne saygı duyuyorum amacım seninle şimdi burada bir tartışma başlatmak da değil. ama senin blogunda ziya doğan için "yüzünü gördüğümde midemi bulandırıyor" demen yakışık alıyor da, toplum içinde genel bir espri olarak kabul görmüş bir şeyi, benim karadenizli olarak hatta laz oğlu laz biri olarak "çok fazla kaale almayıp" yayınlamam mı yakışık almıyor diye sor-mıy-cam sana...

Sağ Açık dedi ki...

bu aslında bu bloga verdiğim önemden, bu blogu ciddiye almamdan kaynaklanıyor.benim vakt-i zamanında birşeyler karaladığım emekleme aşamasındaki blogu bu blogla kıyasladığın için de ayrıca teşekkürler.

konu tartışma başlatılması falan değildi, bu blogun okurlarından biri olarak beklentimi ifade ettim.