17 Nisan 2009 Cuma

SADECE CEZA YETERLİ Mİ?

Küçükken biz de gerek mahallede gerekse okulda oynadığımız maçlarda bir alt katta oturan Ahmet'le, aynı sırayı paylaştığımız Mehmet'le kavga etmişizdir. Ama dediğim gibi küçüktük işte, çocuktuk, cahildik, karşımızdakinin kalbinin kırılacağını, O'na zarar verebileceğimizi düşünmeden davranırdık. En nihayetinde Ahmet'in annesi ya da Mehmet'in öğretmeni gelir ikimizin de kulağına yapışır, "Bir daha yapacak mısınız, sizi bir daha kavga ederken görecek miyim?" der, bir yandan da çektikçe çekerdi. Nasılki o kulağımız kopacak gibi hissederdik, inadımızdan vazgeçip "Hayır, yapmıycaz" diye cevap verir, sonra da birbirimizden özür dilerdik. Özetle, bizi uyaran, cezalandıran birileri vardı. Ama ne olurdu, çoğumuzun bir kulağından girer diğerinden çıkardı. Bir süre sonra yeri gelince yine kavga eder, birbirimize zarar verirdik. Yapardık çünkü kulağımızı çekenler bize neden kavga etmememiz gerektiğini, insanların anlaşmazlık durumunda konuşarak anlaşmaları gerektiğini vs. söylemekte her zaman yetersiz kaldılar. Cezayı verdiler ama suça teşvik eden şeyleri ortadan kaldırmakta etkin olamadılar.

Galatasaray'lı ve Fenerbahçe'li futbolculara da derbide çıkardıkları kavganın ardından cezalar beklenildiği üzere yağdı. İyi oldu güzel oldu keşke daha çok verilseydi. Ama nereye kadar? Bu cezalar bundan sonra yaşanması muhtemel olayları, kavgaları önlemeye yetecek mi? Bence hayır! Cezayı veren kurum, anne-babalarımız ya da öğretmenlerimiz gibi sadece o anı kurtarmış, kendilerini rahatlatmış olacaklar. Futbolcular da küçük çocuklar gibi özürlerini dileyecek, bir daha yapmayacağız diyecekler. Ancak sorunun özüne inmedikçe, futbolculara bu yaptıklarının yanlış olduğunu anlatıp, psikolojik ve toplumsal konularda destek verilmedikçe, en yakın arkadaşlar birbirlerini üzmeye, kalbini kırmaya ve topluma, futbolseverlere kötü örnek olmaya ne yazıkki devam edecekler. Tabiiki bu profesyonel destek yöneticilere de verilmeli, bunu da söylemeden geçmeyelim.

8 yorum:

asaylar dedi ki...

hala lugano haklı, arda'ya helal olsun, hepimiz sabriyiz tarzında konuşan taraftarlar oldukça(ve bunlar da epey fazla) ceza versen ne olur ki? seneye yine taraftarın gazına gelecekler bu kadar göz önünde olmasa da ufak tefek yine tahrik edici davranışlarda vs. bulunacaklar. ha klüplerde bu 6 futbolcuya ceza verir, para cezası verir mesela; o zaman belki akıllanırlar ama yönetimler futbolculardan da beter oldukları için pek umudum yok benim.

varol döken dedi ki...

11 yaşındaydım, çokoprensi hatır hutur yemiş, çöpünü de umarsızca yere fırlatmıştım... bir amca yanaştı:

- ah be evladım, sen ne kadar gençsin, bak çöp kutusu hemen şurada ilerde, eğilebilsem ben alacağım çöpü yerden ama bilirim ki sen beni o kadar yormazsın...

dedi. o gün bugün, yaktığım kibritlerin çöplerini bile kutusuna geri koyuyorum...

dilekler çok güzel ali ama o amcalar öldü ve şimdi 3 yaşındaki velet camdan dışarı tükürüp babasına dönerek aferin bekliyor.

bu tren kaçtı ne yazık ki, sizi metrobüse alalım!

kebabman dedi ki...

Saha kapatma cezalari kac senedir uygulanmaktadir? Eger cozum olsaydi tekrardan uygulanmasina gerek olurmuydu? 20-30-100 kisinin davranisi nedeniyle binlerce kisi magdur olmaktadir.Ama toplumumuzun her kesiminde(okulda,askeriyede,aile icinde) yaygin olan toplu ceza yontemi uygulamasi burada da uygulanmaktadir.Cunku ihlali yapanlari bulup cezalandirmak yerine kolay olan toplu cezalandirma tercih edilmektedir.
60 senedir uygulanan ve sonuclari ile basarisiz olan saha kapatma,seyircisiz oynama cezalarini degistirmeyi dusunemeyen Turk futbolunu yoneten ve yonlendirenler yine kolay yontemi tercih edecekler,detaylara inmeyi,degisik yontemler kullanmayi tercih etmeyeceklerdir.

Yoneticiler basli basina facia...Kufure karsi kampanya baslatan bir baskan bir sezonda hakeme kufur ettigi gerekcesiyle 2 kez 45 gun hak mahrumiyeti,1 kez de 15 gun hak mahrumiyeti alabiliyor.

Elbette herkese sorumluluklar dusuyor.Taraftarindan yoneticilerine kadar.Basin mensuplari da umarim geregini yaparlar.Cok uzun sure kotu ornek olanlar oldu.
FUTBOLA SAYGI bireysel ve grupsal cikarlarin onunde tutulmadigi surece ,uygulamalar bu yonde olmadigi surece cezalar cozum olmayacaktir.

itdurmaz dedi ki...

bu adamlara biraz insan-toplum bilimleri dersi vereceksin.. ucundan azıcık da pazarlama!
pazarcının patatesi nasıl sattıgını anlatsak bile yeter hani.. çünkü maç sonrası "yorgunluktan saglıklı karar alamıyoruz dalıyoruz işte öyle birbirimize" diye karaktersizle demeç veren adamın kafası almaz başlangıç seviyesinden fazlasını..
hazır karşına almışken biraz da yabancı dil öğretmek, arda'yı bayrampaşa ingilizcesinden kurtarmak da fena olmaz hani..

peki neden pazarlama??
eminim; hiç biri bir kere bile kendilerine "türk futbolunun marka degerini nasıl artırabiliriz?" diye sormamışlardır..
bu soruya daha sıra var diyip, onları "ismimi avrupa'da nasıl pazarlarım?" sorusu üzerine düşünmeye zorlamalıyız.
tamam senin adın arda turan, digerinin adı da semih şentürk.. iyi işler de yapıyorsunuz "sadece ayaklarınızla".
ama o kafanın içini de biraz kullanın be.. bir avrupa kulübü, listesindeki onca isimden niçin senin ismini seçmeli o kadar bonservisi vermek için? sadece oyunundan dolayı mı? bence hayır. misal; seni juventus alırsa bir modenalı da alsın senin formanı giysin sırtına gururla "bu adam karakterli topçu aga" diye.

işte o zaman biz de kurtulmuş oluruz cagliarili bir italyanla konuşurken "which players do you know from Turkey?" sorumuza hala ve hala "sukur" cevabını almaktan..

Sinan Kolat dedi ki...

bunlarin sebeplerini anlatip bu insanlara destek verecek kim var ki? Taraftar, yonetici, futbolcu, teknik direktor? Yanlislar o kadar cok kisi tarafindan yapiliyor ki artik genelgecer sayiliyor maalesef

Ayberk dedi ki...

Peki ya Firat Aydinus?
Butun bu olaylarda hic mi sorumlulugu, kabahati yoktur?
Millet durup dururken mi birbirine girmistir? Ceza alan futbolcular, yoneticiler, tribunlerdekiler sucludur da Firat Aydinus ak kasik midir?
Ona herhangi bir ceza verilmeyecek midir?
Gorevini layigiyla yapmistir da o gun Ali Sami Yen'de bulunan deliler kendiliginden mi delirmistir?

Scorpiusshaula dedi ki...

Suç işlerseniz, sizi işe alacak insan sabıka kaydınıza bakıp vazgeçebilirler, ama futbolcularda bu durum yok. Örnekse bir sene içerisinde 3 sportmenlik dışı hareketten ceza alana otomatik olarak 9-10 maç cezayı verirsin 2-3 ay top oynamaz. Bu aylarda maaşının kesilmesini sağlayan yönetmelikte madde değiştirirsin en azından ceza yoluyla bu olayları azaltırsın. Ama olgun insan, olgun topçu olma gereksiniminin eğitim dışında çözümü yok. bknz: futbol akademileri

cmzrfdl dedi ki...

futbol insanla oynandığına göre; bu sorunları çözmek için futbolcunun kendisini, teknik direktörünü, yönetimi, federasyonu veya medyayı tek başına veya saydıklarımın hepsini bir bütün olarak sorumlu görmek yetmez. hep bir şeyler eksik kalır. toplumun kendisi değişip, dönüşmedikçe içinde var olan ve birçok etkenle iç içe olan türevlerin kusursuz olmasını beklemek gerçekçi olmaz. dolayısıyla şahsi fikrime göre futbolun içindeki bu sorunlar futbolun içindeki insanlarla çözülemez. çözüm uzun vadede devleti yönetenlerle sağlanır.