12 Haziran 2009 Cuma

STEPHEN KING ROMANI GİBİ...

Böyle konulardan bahsetmem blogta ama yaşanan olay oldukça ilginç gerçekten. Rio'dan kalkıp Paris'e giderken Lostvari bir şekilde ortadan kaybolan, saatlerce süren aramaların ardından Atlantik Okyanusu'na düştüğü belirlenen uçaktaki 228 kişi de hayatını kaybetmişti. Buraya kadar yaşananları çoğumuz biliyoruz zaten. Bu üzücü olayın ardından hikayenin ilginçliği ise şimdi başlıyor. O gün o uçakta olması gereken 2 kişi daha vardı. Avusturya'lı Johanna Ganthaler adındaki kadın ve kocası Kurt. Brezilya'da tatil yapan çift üstüste gelen aksilikler yüzünden havalimanına geç varmışlardı ve uçak onlar gelmeden kısa bir süre önce kalkmıştı. İkisi de çok üzgündü. 1 gün daha Brezilya'da beklemek zorundaydılar. Ertesi günkü uçağa bilet alan çift bavullarını alıp tekrar kaldıkları otele geri döndüler. Pansiyonerlik yapan karı koca için kaçırılan uçak aynı zamanda ekstra masraf demekti, otel, taksi ve yeni bir uçak bileti. Otele döndükten sonra odalarına çıktılar ve uzandılar. Kurt birkaç saat sonra tv'yi açtı ve son dakika haberlerini gördü. İkisi de şok olmuştu, üzülsünler mi yoksa sevinsinler mi bilemediler. Uçaktan haber alınamıyordu ve büyük ihtimalle düşmüştü. Birbirlerine baktılar ve sarılarak şükrettiler. Bu kaderdi ve demekki kendilerine biçilen ömür henüz bitmemişti diye düşündüler. Ertesi gün tekrar uçağa bindiler, akıllarında hala dün düşen ve içinde olmaları gereken uçak vardı. Stresli yolculuğun ardından ülkelerine sağ salim döndüler. Yaşadıklarını aileleriyle, çevrelerindekilerle paylaştılar. İkili büyük bir mucize yaşamış ve hayatta kalmıştı. Kimbilir kaza yapan uçağa binmeden önce ne tür olaylar zinciri yaşamışlardı ve halkalar arka arkaya gelip onların uçağı kaçırmasını sağlamıştı! Bu mucizenin ardından hayata daha pozitif bakmaya başlamışlardı. Günler geçiyor ve bu trajik olayı akıllarından çıkarmaya çalışıyorlardı. Peki gerçekten de onlara biçilen ömür çok daha fazla mıydı? İşte olayın daha da ilginçleştiği an başlıyor. Evet o uçağı kaçırmışlar, 228 kişi hayatını kaybetmesine rağmen onlar hayatta kalmayı başarmışlardı ve yaşamlarına devam ediyorlardı. Ancak hepsi bu kadar değildi. Geçen gün yaşanan bir olay herkesi şoke etti. Çift Avusturya'da otomobilleriyle giderken bir kamyonun altında kalmıştı. Kazanın ardından Johanna Ganthaler hayatını kaybederken, Kurt ise ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Kurt şu anda yoğun bakımda ve eşinin hayatını kaybettiğinden haberi yok. İşte Stephen King'in romanına konu olabilecek bir olay. Hayat böyle birşey işte! :(

7 yorum:

Bhut_Jolokia dedi ki...

nasıl bir hikayedir bu! yakında konu olur sinemalara/kitaplara

abeyle dedi ki...

inanılmaz bir hikaye.biraz son durak filmine benziyor.

Enis İnan dedi ki...

final destination gibi

venezia dedi ki...

gerçekten sivil havacılık tarihine geçecek bir kaza ve onunla beraber gelen bilimum hikayeden biri.

bu uçak kazasıyla ilgili diğer bir hikaye de ; bir aile uçak fobilerinden dolayı ve olası bi kazada ailenin tamamının ölmesinden korktukları için bütün seyahatlere 2 ayrı grup halinde gidiyorlarmış,yani baba ile kızı bir uçakta anne ile oğlu başka bir uçakta.baba ile kızı 1 gün önceki paris uçağına biniyorlar,anne ile oğlu da düşen air france uçağında.gerçekten akıl almaz trajediler bunlar..

bu da haberin linki ;
http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=19&ArticleID=1104904&Date=10.06.2009&b=Okyanustan%20cikan%20buyuk%20dram&ver=68

Ömer Cankat Yüce dedi ki...

tam final destination.kadın kurtulur o da bir hafta sonra kendi küvetinde boğulur.

ebruli dedi ki...

filmin ismini hatırlamıyorum ama bi uçak kazasından kurtulup ölümün sırasını atlatmaya çalışan gençler vardı ama onlarda başarılı olamamaışlardı ...

Barizzio dedi ki...

Pansiyonerlik derken?
Galiba emekli abi bunlar, lost in translation :)