31 Ağustos 2009 Pazartesi

BEŞİKTAŞ TARAFTARI VE TRANSFERLER

0-0 biten Gaziantepspor maçının ardından Beşiktaş yönetimine tepkiler artıyor. Çoğu taraftar Turkcell Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonu olan takımlarının ligde gösterdikleri performanstan ve yönetimlerinin izledikleri transfer politikasından hiç memnun değiller. Şu aşamada da memnun olmaları mümkün gibi gözükmüyor. 4 haftada alınan 1 galibiyet ve 3 beraberlik ile ortaya koyulan futbol camianın içinde çoğu kesimi tatmin etmiyor. Bu da taraftarın ayrı, yönetimin ayrı gerilmesine sebep oluyor. İki tarafın ortak paydası da sanıyorum yaklaşan şampiyonlar ligi maçları. İlk maçın kendi sahalarında son 2 yılın finalisti(1'ini kazandı) M.United'la olması ve bu maçtan 3 gün önce de Galatasaray ile lig maçına çıkacak olmaları endişeleri artırıyor.

Taraftar gözünden bakalım. Bazıları büyük tepkiler gösterdi Antep maçından sonra, hatta "Kombinelerimizi Tabata'yı transfer edin diye almadık" yazan pankartlar açanlar da oldu. Şimdi kalkıp "Taraftarlık takımlarını kayıtsız şartsız desteklemektir, iyi günde kötü günde tam destek vermektir. Böyle tepki göstermekte pek de haklı değiller. Kombinelerini transfer için değil, takımlarını stada gidip ateşlemek için almalılar" diyenler de çıkabilir. Beşiktaş taraftarı bu şekilde düşünenler için olması gerekeni yansıtan, en iyi örneklerin biridir. Her zaman takımlarına en çok destek veren, iyi gününde olduğu gibi kötü gününde de yanında olan taraftar kitlelerinin başında gelmişlerdir. Ancak artık önemli bir noktayı kaçırmamak gerekiyor. Mevcut futbol yapısının içinde artık kombine ya da bilet alıp stada giden, üzerine resmi ürünlerini giyip, takan insanlara sadece taraftar gözüyle bakamazsınız. Çünkü onlar artık birer müşteri. Onları müşteri haline dönüştüren de bizzat futbolumuzun içindeki yöneticiler. En somut örnekle, Yıldırım Demirören, Aziz Yıldırım, Adnan Polat ve muadilleri. Adnan Polat çıkıp "Fenerbahçe'nin kurumsallaşma adına bizi geçmesini kabullenemiyorum. Taraftarımız bu konuda bize destek vermeli" diyebiliyor, Ali Koç'un dünkü maçın ardından 2. cümlesi de, "Taraftarımıza teşekkür ediyorum. Adnan Polat'ın bu şekilde konuşması doğru yolda olduğumuzu gösteriyor" olabiliyorsa, kimse kusura bakmasın Beşiktaş taraftarının geçen 3 aylık sürede beklenen transferlerin yapılmamasına bu şekilde tepki göstermesi de gayet doğaldır. Bazı yöneticilerin Ronaldo transferini bile gölgede bırakacak bir transfer yapacağız vaadlerinin ardından transferi eline yüzüne bulaştıran, transfer döneminin bitimine birkaç gün kala sıkışmışlığın, çaresizliğin verdiği psikolojiyle Gaziantepspor'dan Tabata'yı 8 milyon euro'ya transfer eden yönetimlerini eleştirmeyecekler de ne yapacaklar. Hem kendi yönetimleri bile bu konuda ikiye bölünmüşken. Tabata iyi transferdir, Beşiktaş'a yararlar sağlayacaktır, buna katılırım ama geç kalınmıştır ve olması gerekenden fazla para ödenmiştir.

Gelelim Yıldırım Demirören'in 2004 Mayıs ayında kulübün başkanlık koltuğuna oturduktan sonra yapılan transferlere harcanan rakamlara. Bu sezon genelde 3 büyük kulübün başkanlarının hedefi olan şampiyonluğa Demirören döneminde sadece 1 kez ulaşabilen Beşiktaş kaç transfer yapmış, kaç futbolcu almış vermiş mevzusuna girmeyeceğim. Çünkü bu konuya girersem içinden çıkamam. O yüzden transferlere harcanan rakamlar üzerinden gideceğim.

2004-2005 sezonunda transfere 13.700.000 euro harcanmış. Futbolcu transferinden elde edilen gelir 0.
2005-2006 sezonunda transfere 9.100.000 euro harcanmış. Yine futbolcu transferinden elde edilen gelir 10.750.000 euro. Kulübün kasasına 1.650.000 euro girmiş.
2006-2007 sezonunda transfere 15.800.000 euro harcanmış. Futbolcu transferinden elde edilen gelir 2.650.000 euro. Kulübün kasasından çıkan rakam 13.150.000 euro.
2007-2008 sezonunda transfere 11.050.000 euro harcanmış. Futbolcu transferinden elde edilen gelir 1.600.000 euro. Kulübün kasasından çıkan rakam 9.450.000 euro.
2008-2009 sezonunda transfere 16.550.000 euro harcanmış. Futbolcu transferinden elde edilen gelir sadece 800.000 euro. Kulübün kasasından çıkan rakam 15.750.000 euro.
2009-2010 sezonunda transfere 23.370.000 euro harcanmış. Futbolcu transferinden elde edilen gelir 0.

Bu rakamları topladığınızda Beşiktaş'ın 6 sezonda futbolcu transferlerine harcadığı rakamın 89.570.000 euro olduğunu görürsünüz. Kazandığı rakam ise 15.800.000 euro. Yani Beşiktaş'ın toplamda kasasından çıkan rakam 73.950.000 euro. Buna futbolculara verdiğiniz yıllık ödemeleri de eklerseniz ortaya sanırım yaklaşık 100 milyon euro civarında bir rakam çıkıyor. Beşiktaş bu 6 yıl içinde karlı kapattığı tek sezonu da John Carew'i aldığından fazlasına satarak elde etmiştir(Carew şu an bu takımda olsaydı Beşiktaş'ı yine ligin zirvesinde görebilirdik bence, o da ayrı bir ironidir). Bu rakamın büyük bir bölümünün Yıldırım Demirören'in cebinden çıktığı ve eninde sonunda o parayı almadan koltuğu bırakmayacağı söylenir durur. Yine büyük bir bölümü de Beşiktaş taraftarının cebinden çıkmıştır. O halde onlar da hakettiklerini mutlaka almalıdır.


Not: Rakamların kaynağı transfermarkt.de. Karşı çıkan ve daha doğru bilgiye sahip olanlar varsa yayınlarım...

9 yorum:

ob dedi ki...

bu yıldırım demiroren kendi basna ayakkabısını bıle baglayabılecek bırıne benzemior bence ama nediyelim koltuk onda..

t2 dedi ki...

Yazdığınız bir sürü tutarın , yanlışlığın veya ahmaklığın camiayı küçük düşürücü hareketlerde bulunmanın yanında devede kulak kaldığını belirtmek isterim . Hiç bir para birimi yoktur ki BEŞİKTAŞ başkanının dediğini yutmasının , söylediğini yemesinin karşılığı olsun ... Borç ödenir , para bulunur , başkan çıkartılır ama y.demirören zamanında aşındırılan değerler hiç bir şekilde geri getirilemez . Camiayı ucuzlaştırmak , sıradan ve diğerlerinden farksız hale getirmek , F.bahçelileşmek kavramı ile taraftarı müşteri değil adam yerine dahi koymamak anlayışı Beşiktaş tribününden geldiğini her fırsatta söylemekten çekinmeyen gözüyaşlı başkan ile hatırlanacak şeylerdir . Ve bu satırların sahibi ; ticari ilişkileri , Gaziantep ile olan dedikoduları , borsada iflas açıklama durumuna gelmiş durumda olan kulübü , 60 transfer 10 hocalık perormansı , paf takımı yalanı , 8-0 hezimeti , hakemlerin oyuncağı haline gelmiş takımı , güçlü olamayan beceriksiz yöneticileri , elindeki adamı kaçırıp diğerini rakibine verilmesi , verilen sözlerin yenilmesi ve yutulması ile bu Beşiktaşlı olduğunu düşünmediğim insanı (başkanı) asla affetmeyeceğim .

İstila değil allahaşkına istifa ... Şampiyon değil Şampionlar ligi kupasını kaldırsan değerlerimizi ayaklar altına almışsın , ölçülür mü !

ismail dedi ki...

transfermarkt.de'ye değil imkb'd eşirket bilgilerine bakılırsa hem bonservis hem de oyuncu ücretlerine bakılır

Mr.Eko dedi ki...

Del Bosque zamanından beri yönetim yanlışlarla dolu ve bu şekilde devam ediyor.

Bir şeyin yöneticiliğini yapmak için bir şekilde önceden o şeyin içinde bulunmanız gerektiğini düşünüyorum.

Beşiktaş klübü Demirören yönetimi A'dan Z'ye tüm isimler futboldan anlamayan bakkal zihniyetli para babası kişilerden oluşmaktadır.

Ne yazık ki bu kişiler klüp veya vakıf yönetimini, işletme anlayışıyla yönetmeye çalışarak kaç yıldır yaptıkları yanlışların, klübü soktukları hem maddi hem manevi zararın farkında değildirler.

Daha da kötüsü klübün içinde bulunduğu borç yüzünden Beşiktaş sevgisi ile dolu, klübü yeniden düzlüğe çıkartmak isteyen kişilerde eli kolu bağlı bir şekilde hüsranla olanı biteni dışarıdan izlemektedir.

Geçen sene alınan 2 kupa aslında bize ödül değil tam tersi ceza olmuştur ki mevcut yönetimi -teknik direktör dahil- başarılı göstermiştir.

Böylesi bir durumdan kurtulmanın tek yolu taraftarın elindedir. Maça gitmeyerek, kombine almayarak gösterilecek tepkiler kimsenin taraftardan ve klüpten büyük olmadığının göstergesi olacaktır.

Bunun dışında bu yönetimden kurtulmak mevcut şartlarda mümkün gözükmemektedir.

Beşiktaş klübü zengin çocuklarının staj yaptığı basit yer değildir.

sokrates dedi ki...

1.150 lira verdim hiçbir gelirim yok sırf bu takıma ... 30 yaşındaki nihat kahveciye 34 yaşındaki rüştü reçber 6,5 milyon euroluk ismail köybaşıya ve hiçbir artısı extrası olmayan tabata ya antep e helal olsun ayhan akmandan sonra 2. 8 milyon euroluk kazıkları tebrik etmek lazım ama bir konu var ki beşiktaş futbol kulübü transfer politikası tam bir FİYASKODUR. BAŞkA BİR İZAHI OLAmaz .

twi dedi ki...

Lukoil ile demiroren grubu arasindaki ticari ilişkilere kurban giden bir jimnastik kulubunun taraftarıyım. Bu rakamlar cok değli aksine az bile olabilir.Oyunculara ödenen yıllık gelirler ile bilrlikte 100 milyon avroyu geçer ve yaklaşık 120 milyon avrolara yaklaşır. Eskiden rakamlar dolar olarak verilirdi. Simdi birden avroya geçildi gözümüzde küçük gözüksün diye. Beşiktaşın 8 milyon avro verdiği tabata acaba bundesliga da koln de oynayabilir mi?

Her yil bu kadar zarar eden bir ticari işletmenin yonetimini başında tutarlar mi?

Ne kadar başarı gelirse gelsin Beşiktaş A.Ş. dir ve hissedarları vardır.

5 milyon avroya aldıkları Zapo yu hava ve suya kiralamak, diattaya, Gordon'a, Higuen'e bonservis verip sonra bedelsiz salmak. Bu nasil bir spor yoneticiliğidir bu nasil bir akıldır. Bu adamlar yurt dışında surda burda ekonomi okuyup şirket yöneten adamlar değiller midir?

Ülke de bu kafada yoneticiler odluğu sürece spor yönetimi 2 dudak arasından dökülen sözlerden öteye gidemez

beckham07 dedi ki...

bi kere şunu çok açık rahat bi şekilde söylebilirim ki geçen sene beşiktaşın şampiyon olması tamamen geçen sene ki ligde gs ve fb nin durumu yüzündendi. kimse beşiktaş harikaydı, süperdi, kadrosu çok iyiydi diyemez. Ki bu kadronun bu sene patlayacağı belliydi ve yıldırım demirören'in çok iyi futbolcular alamayıp parayı fazla fazla dağıtacağı da belliydi hiç şaşırmadım. (beşiktaşlılarda şaşırmamalı.)
açıkcası bu sene beşiktaş'tan pek bişey beklenmemeli, gs maçında yenilir daha sonra da bi ara arka arkaya maç kazanır sonra yine aynı duruma düşer. yıldırım demirörenle olup olabilicekleri tek şampiyonluklarıydı bence. eğri oturup doğru konuşalım.

MetinAliFeyyaz dedi ki...

Eğer Demirören ve yönetimi Ocak ayında tekrar seçilir ve 3 yıl daha kulübü yönetirse,3 yıla kalmaz,2 transfer döneminin sonunda kulüp iflasını ilan eder.İflastan kurtaracak yine Demirören olur,ama bu defa başkan olmaz,kulübün sahibi olur,buna dikkat!!

twi dedi ki...

@ sokrates

ben veremedim o parayi :S