4 Eylül 2009 Cuma

RAHAT OL ARDA!

Arda genç yaşında Galatasaray'da büyük bir sorumluluk altına girdi. Kaptanlık pazu bandı ile Metin Oktaylar'ın Cüneytler'in, Tugaylar'ın, Bülent Korkmazlar'ın misyonunu üzerine aldı, giydiği 10 numarayla da saha içinde takımını ateşleyen, oyunu çevirebilen, zor anlarda sorumluluğu üzerine alabilen bir futbolcunun ağırlığını taşımaya başladı. Gerçi bu ikinci kısmı Arda son 2 sezondur fazlasıyla yerine getiriyordu, bu anlamda sıkıntı çektiğini düşünmüyorum. Ancak şu kaptanlık mevzusu üzerinde artı bir baskı yaratıyor gibi geldi bana. "Kaptanlık=Örnek futbolcu" düşüncesi Arda'nın içine çok fazla işlemiş. Dün Arda şöyle dedi "Genç yaşta bana 25 milyonluk bir camianın kaptanlığı verildi. Kaptanlık farklı sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Alt yapıdan gelerek bu camianın kaptanı oldum ve bunu başarıyla yaptığıma inanıyorum." Ben de başarıyla yaptığına inananlardan biriyim. Ama geçen gün üzüldüğüm bir durum oldu. Ya da ben yanlış hissettim bilemiyorum. Arda özel hayatında da sanki kaptan gibi hareket etmek zorunda hissediyor kendini. Rahat olamıyor gibi sanki. Beni bu düşünceye itense bir magazin programında Arda'nın Sinem Kobal'la gece vakti Ortaköy'de bir otomobilin içinde görüntülenmesi ve bu durum karşısında ıkınıp sıkılması. Belki de Kobal'la görüntülendiği için sıkıldı bilemiyorum. Ya da Sinem Kobal görüntülenmek istemiyordu da Arda onun sıkıntısını aldı üzerine mikrofon genç kaptana doğrultulunca. Kimsenin günahını almak istemem ama gece vakti Ortaköy civarında trafiğin ortasına atıyorsanız kendinizi, magazin basınına da yakalanmamanız mümkün değildir. Hele ki bugünlerde Türkiye'nin en popüler erkeklerinin başında geliyorsanız. Muhabir soruyor "Arda sevgili misiniz?" diye "Yoo sadece arkadaşız daha önce de söylediğim gibi" diyor ama bu cümleyi kurarken neredeyse ecel terleri döküyor. "Arda maçların var" diyor muhabir sıkıştırmak istercesine "Evet var eehh ııı kem küm" diye cevap veriyor Arda, trafik açılıyor o sırada basıp gidiyorlar ve muhabirin saçma sapan sorularından kurtuluyorlar.

İşte bu görüntüleri izlerken sıkıldım gerçekten. Arda'nın gizli, yasak, kötü örnek teşkil edecek bir iş yapıyormuş gibi kamera karşısında rahatsız olmasına üzüldüm. Rahat ol Arda! Sevgiliysen sevgilisindir, değilsen değilsindir. Ayrıca 22 yaşında sağlıklı, popüler bir erkek olarak sen gezmeyeceksin de kim gezecek?! Ne zaman ne yapman gerektiğini iyi bilirsin. Sıkılma, bu kaptanlık işini de fazla abartma! Sen profesyonelce mücadele veren, en istikrarlı futbolcuların başında gelen, iyi bir ailenin evladısın. Hem milli takımın hem de Galatasaray'ın vazgeçilmezisin. Bu yüzden üzerinde oluşan baskıdan zaman zaman gençliğinin de verdiği tecrübesizlikle yanlışlar yaptın. Hepimiz yapıyoruz, yapmıyoruz diyen varsa yalan söylemiş olur. Diyeceğim şu; "Türk pasaportu yurtdışına açılmada önümdeki en büyük engel" diyorsun ama önce şu kafanı bir toparla, zihniyetini geliştir. Avrupalı futbolculara bir baksana. Ronaldo'nun Paris Hilton ve diğerleriyle yaşadıklarını, kazanılan her maç sonrası İngiliz futbolcuların gece kulübünde sabaha kadar dağıtmalarını, birçoğunun gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirdiğini görüyoruz. Evet bunlar uç, abartılı örnekler olabilir. Ben de sana bunları yap demiyorum zaten. Ama Avrupa'ya açılmak istiyorsan biraz daha Avrupalı gibi düşün! Başkalarının senin için ne düşündüklerini de fazla önemseme! Sen geleceğin için, kulübün için en doğru olanı bilirsin zaten!..

3 yorum:

Can dedi ki...

Ünlülerin insan olduğunu ne zaman ögrenecek bu ülkedeki insanlar. Sahada olan biteni etkilerse konuşulabilir; bahsettiğiniz gibi İngiltere'de ki örnekler önemli. Gascoigne Euro 96'da maçtan çıkıp formasını çıkarmadan puba gitmişti. Bu ekstrem bir örnek belki. Ancak 22 yaşında bir insan yaşaması gereken herşeyi yaşamalı. Bu yaşta yaşayabileceklerini 35 yaşında mı yaşayacak? Kaptanlık mevzu da büyütülüyor; başbakanlık değil bu. Florya içinde ve sahada olan bitenle Arda'nın işi. Ortaköy'de bunlardan bahsetmesi abes olur.

kendine iyi bak dedi ki...

ali abi, oncelikle tesekkur ederim cok guzel anlattıgın icin, arda'nın yasında bir galatasaraylıyım hislerime tercuman oldun. gercekten cok garip bir milletiz daha 2 gun oncesine kadar "ahaha baba gordun mu ya pato'nun hatunu" ya da " ronaldo'ya bak be hergun ayrı bir guzelle" derken ne kadar rahatız demi? ama soz konusu arda olunca oyle olmuyor neden? gercekten anlamak mumkun degil. bahsettigin gibi adam 22-23 yasında su anda turkiyenin en populer erkekleri arasında, parası da var, allah askına hak degil midir bu adama kız arkadaslarla gezmek? ama yok 'o' yapsın gulelim eglenelim, bizimki yapmasın.. kucuklukten beri "komsunun tavugu komsuya kaz gozukurmus" sozu ile buyumedik mi zaten. yazık..

aşkın dedi ki...

Her cümlenin başı sonu ''Metin Oktay forması'', ''Metin Oktay ruhu'' olursa, üstüne bir de sadece 22 yaşında olursa kendini sıkıntıda hisseder.Ben kaptan olmasını iyi veya kötü olarak yorumlamam, o ve yöneticilerde o istek varsa orada olay bitmiştir.Daha ötesi baskı yaratır 22 yaşında bir insan için.