8 Şubat 2009 Pazar

SUÇLU SKIBBE

Dün akşam Ali Sami Yen'de maçı çıplak gözle izleme fırsatı buldum. Ligin 10 golle en az gol yiyen takımı Kayserispor'la, 40 golle en fazla gol atan takımı Galatasaray karşı karşıya geliyordu. Galatasaray daha önce Ali Sami Yen'de rakibiyle oynadığı 13 maçın tamamını da kazanmıştı. Kayserispor'un şansı tutmuyordu İstanbul'da. Verilen kadrolarda Hakan Balta'nın sol bekte oynayacağı görülüyordu ancak sahaya çıkan 11'de O'nun yerine Mehmet Güven'i gördük. Hakan'a ne oldu diye birbirimize sorarken bir baktıkki aksayarak geldi ve basın tribününün önünden geçti. Hakan Şükür'ün yanına otururken kasıklarını gösterdi. Bu sezon yine en çok sakat veren takımların başında gelen Galatasaray bir fire daha vermişti. Skibbe Volkan'ı Hakan'ın yerine oynatmaktansa Mehmet Topal'ı tercih etti. Topal'ın yerine ise Mehmet Güven'i görevlendirdi. Volkan'ın performansı çok mu kötüydü bilmiyorum ama Skibbe öyle düşünmüş olmalıki oynatmadı. Eğer aksi sözkonusuysa ilk hatayı burada yaptı Alman. Hem Volkan'ın o bölgede Topal'dan, hem Topal'ın kendi bölgesinde Güven'den daha iyi iş çıkartacağı kesin.


Maç başlıyor. Arda sanıyorum haftaiçinde basında çıkan fotoğraflarından dolayı ekstra bir hırsla oynuyordu. Yaptığı birkaç güzel hareket tribünlerden alkış aldı. Lincoln'de sahalara dönmüş iki sevgili buluşmuş, Arda'nın takımı hücuma taşıma yükünü biraz olsun almışdı omuzlarından.


23. dakikada ceza sahasında yerde kaldı Brezilyalı, ilk bakışta penaltı zannettik ama basın tribününde hemen tekrarını izlediğimizde Lincoln'ün rakibinin sabit ayağına sağ bileğini taktığını gördük. Ama bizim gördüklerimizi taraftarların görme fırsatı yoktu. Ve Selçuk Dereli aleyhine koro halinde küfürler yükselmeye başladı. "Şişşşt Selçuk n'oluyo, kıçın başın oynuyo; Selçuk söyle ne kadar para aldın" tezahüratları eşliğinde hakemin yüzü kıpkırmızı olmaya ve iyiden iyiye kaşlarını çatmaya başladı. Bir insanın başına gelebilecek en iğrenç hallerden biriydi. Sonrasında birçok pozisyonda Galatasaray aleyhine düdükler çalmaya devam etti ve taraftarlar iyice çileden çıktı.


Galatasaray Nonda'nın golüyle 1-0 öne geçince ortam biraz durulur dedik ama Lincoln'ün ikinci sarı kartı gördüğü pozisyonda film tamamen koptu. Haksızdı Dereli. Küfürler devam etti yağmaya. Galatasaray taraftarının dün yaptığı en iyi(!) işti zaten bu. Takıma destek verebilme anlamında yetersiz kalmaya başlamış Galatasaray taraftarı. Çok kan kaybetmişler. 10 yıl önceki tezahüratlar halen devam ediyor yarım yamalak şekilde. Neyse maça dönelim yine; 60 dakikayı 10 kişi oynayacak olan Galatasaray yine Kayserispor'dan üstündü. Ligin en iyi yabancılarından biri olan Aghahowa'ya Servet'le adım attırmayan sarı kırmızılılarda Baros'un ceza sahasına girmek üzereyken arkadan itilmesini de es geçti Dereli. İkinci yarıya başlarken sahada yürüyen, ikili mücadelelerin çoğundan yenik ayrılan Nonda'yı çıkartır Volkan'ı oyuna sokar, Mehmet Topal'ı öne alır dedik ama Skibbe değişikliğe gitmedi. Üstüne üstlük Linderoth da hazırdı, pas yüzdesi düşük Mehmet Güven'in yerine oyuna girdikten sonra O'ndan daha faydalı olduğunu da gördük. Kötü Kayserispor karşısında 10 kişi oynayan Galatasaray mecburiyetten iyi bir oyun sergileyemeyince sıkıcı bir 45 dakika izledik. Gol pozisyonu olmayan Kayserispor 90. dakikada Mehmet Eren'in şutu sonrası De Sanctis'in boşa yatmasıyla skoru eşitleyince Ali Sami Yen ölüm sessizliğine büründü. O ana kadar oyuncularına durmadan kenardan bağıran, küfür eden, bir ara adeta çıldıran Tolunay Kafkas yedek kulübesindekilerle sevinç yumağı olmuştu. Dereli son anlarda Emre Aşık'ın ceza sahasında topa elle müdahalesini es geçince tabeladaki 1-1'lik skor Galatasaray'ın Sivasspor ve Trabzonspor'la arasındaki puan farkının 4'e çıktığı anlamına geliyordu. Lincoln'le Emre Aşık cezalı duruma düştü. Galatasaray'lı futbolcular son yıllarda hiç bu kadar çok kırmızı kart görmemişlerdi. Emre Güngör, Ümit Karan, Lincoln. Neler oluyor Galatasaray'da? Skibbe bunun önlemini almalı. Dünkü puan kayıplarının tek sorumlusu da bunun önlemini şu ana kadar almayan ve yaptığı oyuncu tercihleri ile Skibbe'dir.

20 yorum:

Adsız dedi ki...

Kusura bakmayin da bu kadar alakasiz, neye ne diyemeyecegini bilmeyen bir yaziyi ilk kez goruyorum bu blogda.
1. Sivas'ta ve dun aksam gosterilen YANLIS kartlara Skibbe ne gibi bir onlem alabilirdi?
2. Ligin iyi oynayan iki takimina karsi bir devreden fazla 10 kisi oynamak durumunda kaliyorsan, ne gibi onlem alabilirsin ki? KArsi teknik direktor bu kadar mi beceriksiz?
3. M. Topal'in sol stoper oynamasinin skora herhangi bir olumsuz katkisi oldu mu ki bu sekilde elestiriliyor?

PENNEARABIATA dedi ki...

@adsız arkadaşa

Alakasızlık sizin fanatik bir Galatasaraylı olmanızdan kaynaklanıyor bence.

1- Sivas'ta görülen kart haksız olabilir,bunu daha önce de söyledim. Ama ortada Ümit'in küfür edip etmediğine yönelik halen net bir kanıt yok. Bu kadar üstüste kırmızı kartlar tamamiyle disiplinsizlik temellidir. Otorite boşluğu sözkonusudur.

2-Ligin iyi oynayan iki takımından birinin Kayserispor olduğuna inanmıyorum. Rezil bir futbol oynuyorlar. Evet Tolunay Kafkas da beceriksizdir, yetersizdir.

3-Evet M.topal o bölgede oynadığı için 60. dakikadan sonra afedersin Arda'nın ebesi .ikildi geriye her zamankinden daha fazla yardım etmekten. Topal sırıtmadı belki ama yetersiz kaldı o bölgede. Nonda'yı gereksiz yere tuttu oyunda. Daha erken çıkarmalıydı.

4- Hakem evet acayip, saçmasapan kararlar verdi. Ama hakeme gelene kadar Galatasaray bu maçı çoktan almalıydı.

Puskas dedi ki...

Kayserispor a ligin iyi oynayan iki takımından biri demek inanılmaz.Kayserispor bu sene resmen rezalet oynuyor.Gol atma özürlüler ve hiçbir yabancılarından faydalanamıyorlar.Zaten dün Galatasaray 10 kişi olmasına rağmen Kayserispor'dan üstün oynadı.Kayserinin tek pozisyonu saidou nun pozisyonuydu.Golü pozisyondan saymıyorum nasıl girdiği ortada.
Dünkü hakem rezaletti gerçekten savunulcak bir yeri yok ama galatasaraylı futbolcular yıllardır böyle itiraz gibi olaylardan kart yemeye alışık olmadığından bu sene kartları görünce şaşırıyorlar.
Hakan Ünsal Sivasspor maçından sonra "hakemin bir futbolcuyu boş yere atamayacağını ve artık hakemlerin 8-10 yıl önceki ( benim zamanımda diye sıkıştırdı araya.) gibi olmadıklarını, özellikle Galatasaraylı futbolcuların sahanın mutlak hakiminin artık kendileri olmadığını anlamaları gerektiğini " açık açık söyledi.
Bu da bazı şeyleri özetliyor sanırım.

Kapali Ust dedi ki...

Dünkü maçta oyunun geneline bakıldığında kötü bir tribün performansı vardı doğrudur. Küfür, kafir, havada uçuştu haklısınız. Ancak Selçuk Dereli'nin anlamsız düdükleri olmasa durum hiç de böyle olmayacaktı. Aksine dün maçın başında gerçekleştirilen Çarşı grubuna anlamsız gönderme dışında maçı takip eden ve maçın içinde olan bir seyirci vardi. Sizde zaten belirtmişsiniz; Arda'nın güzel hareketleri tribünde karşılığını buluyor, pozisyonlarla beraber tezahürat şiddeti artıyordu. Güzel bir gündü ancak herşey Selçuk Dereli ile son buldu. Bu açıdan bakıldığında hiçbir şey edilen küfürleri muhakkak haklı çıkaramaz ama tribünleri eleştirmek için doğru bir gün değil. Hani derler ya ağır tahrik vardı, dün akşam hakkaten ağır tahrik vardı.

PENNEARABIATA dedi ki...

@kapalı üst

Ben basın tribününde kafayı yiyodum nerdeyse. Yeni açık bir tezahürat başlatmaya çalıştı. Önce sol tarafla yaptılar. Sonra kapalıya seslendiler. Kapalıdan hayır hayır sesleri geldi. Ama açık başladı bağırmaya, kapalıdan karşılık gelmedi. Bir tek kapalının üstü bağırıyor adam gibi, eski açıktan da kapalı bağırtmasa ses çıkmayacaktı. Nerede eski Galatasaray taraftarı, omuzomuza yapıldığında Ali sami yen sallanırdı. Yıkılır diye mi korkuyorlar acaba?

efess dedi ki...

diğerlerine bişey diyemiycem ama şu kart meselesine ayrıca bi değinmek lazım.bırakın şu son 3-4 maçtır görülen kırmızı kartları,ne yazık ki Galatasarayın yıllardır en büyük sorunudur bu bence.sadece bu sezona ait bişey diil bu.bakınız gerek lig gerek avrupa maçlarına,milyon tane aptalca görülmüş sarı ve kırmızı kartlar var portföyde.buna ne bir tane başkan mani olabildi ne de antrenör.adeta bir galatasaray ekolü haline geldi bu durum.bugün biçok futbolcunun hala ayaklarından çok elleri kolları ve ağızları çalışıyo."dün akşam hakem maçı katletti,ne yapsınlar" demeyin.bu sadece dün gecenin sorunu diil çünkü.peki Skibbe buna çare bulur mu..ben inanmıyorum bulabileceğine.
son bir söz:eğer Galatasaray bir an önce bu maçı unutmaz da bugün oldugu gibi bildiriler yayınlamaya kalkarsa bu sezonu unutsun.bir an önce gelecek yıllara baksın.
dün akşam Selçuk Dereli çok kötü maç yönetmiştir.nokta..ötesi yok

Kapali Ust dedi ki...

Maçları Kapali Üst'ten seyrettiğim için diğer tribünlerde yaşananları sizin çok net göremiyorum hengamenin içinde. Ancak eskinin çok önemli tribünlerinden Yeni Açık'taki organizasyonluk herkesin olduğu gibi bizim de gözümüze çarpıyor. Sorunda biraz ordan kaynaklanıyor. Aslantepe'ye taşınana kadar bazen coşup, bazen susup idare edecez. Aslantepe'de inşallah yeniden doğacağız, sahaya yakın kale arkası tribünlerimizle..

Burak dedi ki...

ben de maçı kapalı üstte izledim, ve sadace şunu söyleyebilirim..

biz o stada, tribüne, maça;
forma aşkı için, arma aşkı için ve sarı kırmızıya olan delice sevdamız için gidiyoruz,

tam kopuyoruz, hop kırmızı kart, tam coşuyoruz baros sahad dayak yiyor dereli devam diyor, tam destek hep destek diyoruz, hkem maçı koparıyor.

Küfür de ettik, bağırıp çağırdık da. ama biz de insanız be kardeşim, bu kadarı da yapılmazdı...

Othello dedi ki...

Ben yazidan sunu anliyorum:
Hakem kotu, Kayseri kotu, tribin kotu, GS cok kirmizi kart goruyor ayrica Mehmet Topal da solda oynadi. Oyleyse yikil Skibbe!!

Takimin disiplinsizligi (ki son derece zorlama bir tespit) ve Topal'in solda oynamasi disinda Skibbe'nin gorevi ile ilgili baska bir elestiriniz yok.

Uzgunum ama Selcuk Dereli'ye yapilan tezahurattaki gibi basi ve sonu ayri yonlere gitmis yazinin.

Borges dedi ki...

Öncelikle o 89.dakika da atak bile olmayan, hicbir sekilde yenilmemesi gereken gol olmasaydi bu yorumlar cok baska olabilir miydi bunu sormak gerek.. Sizi degil de kac kisi basinda yorumlarini degistirmistir, kac insan kahramanlik destanindan vazgecip 10 kisi bir hafta önce 120 dakika zorlu bir maci geride birakmis takimin fizik kondisyon ve her türlü övgüsünü geri cekmistir, bilmek isterdim dogrusu.

Futbol bu, her türlü yaklasim mümkün ve bu ülkede iyi oyun, gelecege dair yatirim su bu degil mutlak suretle kesin ve acil sonuc önemlidir ayakta kalmak icin.. Terim zamani sampiyonluk üst üste gelmese o muazzam basari da hicbir zaman gelmeyecekti.

Balta yerine topal secimine bakin bir de söyle yaklasim sergileyeyim ben.

Son saniye degisikligi oldugunu unutmadan bir önceki macta iyi oynayan oyuncusu Mehmet Güven'in kadroda olmasi gerektigi görüsü bence oyuncu kazandirma acisindan oldukca önemlidir, almanlar buna önem verir. Ankara deplasmaninda Mehmet Güveni kadroya sokup muazzam oynadigi zaman, skibbe yoktur, ama burada belki ayni nedenlerden, hafta ici performansindan veya bir önceki mactan bir secim gerceklesmis olsa her yerde skibbe.. Misal bugün eger bir Servet Cetin varsa hem Galatasarayda hem Milli takimda bu en ufak hatada suclu,hain ilan eden türk halkina inat her macta kadroya koyup onu kazanan Feldkamp'in bu ülkeye armaginidir. Yoksa sonu Sevcenko macerasindan sonra fenerde neyse ilk haftalar sonrasi hatalari sonrasi burada da o olacakti, keza hakan sükür de bir feldkamp eseridir, o zamanlar ben de küfrederdim o kadroya girdikce.. Ama almanlar baska bakar buraya.

Topal siritmamis, ve hata da topal secimi degildir. Arda'nin yorgunlugu ve kaymali 3-5-2 sistemi Skibbe'nin uzun zamandir cözemedigi bir problemdir, hatadir, topalla yakin uzak iliskisi yoktur. Hasan Sas'i arar bu takim. Sag kanadi yok. Olmayan Sag kanatta Sabri acilinca defans üclenir, balta da olsa Topal da olsa Arda'yi geriye ceker. Bu kayseri macinda en aza inmistir, Ankara deplasmanlari ve Besiktas on kisi kalasiya kadar olan sürecte cok daha fazla su yüzüne cikmistir ki Sabri'nin performansi inanilmazdir bakmayin siz dalga gecen bosbeles kitleye.. BU Arda yorgunlugu ve problem üzerine de yazmisimdir kendi blogumda, topalla hicbir ilgisi yok, söyleyeyim bi daha. Sabri yerine orada Baris oldugu vakit Arda dört kat daha fazla yoruluyor, görev bilincidir bu ve Baris da böyle bir sey yok maalsef. Bu takimda görevine en sadik isim Topaldir bu yüzden rotasyona en cok sokabileceginiz ve Kayserideki gibi iyi bir performans saglayacaginiz isimdir.. Volkan Yaman'in ne oldugunu hem skibbe hem de benim on yasimdaki kuzenim de bilir, ama koymuyorsa takima vardir degil mi skibbe'nin bir bildigi ? Koca hafta onunla hasir nesir olan odur öyle degil mi ?

Maci hakem katledesiye kadar almistir zaten takim. Garip bir kirmizi kart olmasa muhtesem skibbe olacakti. Öndeydi, o son dakika golü olmasa da önde bitirecekti baska acidan Fener'den sadece bes puan geride olan, Feneri puana siddetle ihtiyaci oldugu ve maglubiyetler serisine son vermek icin kendi evinde ciktigi cok önemli macta darmadagin eden, Lig liderinin gecen hafta yenemedigi ve bizden bes puan az olan kayseri on kisi galatasarayda adam gibi top oynayamadi neden ?

Cunku kayseri takim degil. Eger ki bizi zorlasaydi o güclü kayseri olurdu mutlaka ve suclu skibbe olurdu muhakkak. Yahu siz asin skibbe'yi böyle on kisi kalmalarla son saniye gollerini filan beklemeyin derim ben.

Hic mi hatasi yok, sucu yok ?

VAr olmaz mi. Bu takim sag kanatsiz oynuyor ve defansina kadar isliyor buradaki bosluk.. Bir türlü cözülemedi, böyle son saniye ve üstelik iyi oynadigi maclar sonrasi degil iki ankara deplasmani arti besiktas maglubiyeti sonrasi dile getirdik zaten arda'nin geriye gelme zorunlulugu aksayan sag tarafin sol tarafa olan etkisini.. Cözemedi teknik adam, yüklenin misal..

Simdi bu Avrupanin en formda takimlarindan, Lyonun sekiz yil süren saltanatina son verecegi söylenilen Bordeaux'u yense, inanin iki sonuc cikacaktir:

Takim kendi kendine yendi.. komik ama bu ülkede var böyle bir durum. Ikincisi Bordeaux düsüste zaten herkes yener..

Diyecegim odur ki Volkan degil de Topal oynuyorsa dogrusunu yüz kisiden doksan dokuzu biliyor ama o doksan dokuz degil de o teknik adam iste garip bu hayat.. Ve o engellenmesi gereken kirmizi kartlar..

Hickimse kusura bakmasin, Hagi'nin onda biri kadar saha icerisinde disiplinsizdir Lincoln. Cözmekle olsaydi Terim cözseydi Hagi sorununu misal, en önemli zamanda on kisi birakti, bakma penaltilarla aldik biz kupayi da göze batmadi.. Terim Hagiyi dize getirebildi mi ? Ne yapsin lincoln, düsürülüsü yüzde yüz kendisini yere atti diyemeyeceginiz ve digeri komik.. Lincoln ne yapsin ? ben, ki sakinimdir yas geldi otuza, refleksif topa hamle yaptim diye atan hakemi elimden kimse alamazdi, o sakin.. Bu sakin adama ne ögüt vereceksiniz de engelleyeceksiniz kirmizi karti, buyrun bekliyorum ben önerilerinizi ..

PENNEARABIATA dedi ki...

@borges

Maçı tv'den mi izlediniz?

PENNEARABIATA dedi ki...

@othello

Ben Skibbe'yi Sivasspor yenilgisinden ya da Galatasaray'ın kupadan elenmesinin ardından eleştirmedim. Hiçbir yazı yazmadım. Bu post'um da maçın bir hikayesiydi, 1.dakikadan 90.dakikaya kadar. Skibbe'ye eleştirim de sadece bu maça yöneliktir. Bu maçtaki puan kayıplarının nedeni hakemden önce Skibbe'dir. Diyorumki yazıda "Volkan'ın performansı çok mu kötüydü bilmiyorum ama Skibbe öyle düşünmüş olmalıki oynatmadı. Eğer aksi sözkonusuysa ilk hatayı burada yaptı Alman." bakın zaten Alman'ın kararına saygım var burada. Nonda'yı ikinci yarının başında çıkarmadığı için de eleştiriyorum.

Kötülere gelince evet, tribün de kötüydü, hakem de kötüydü, kayseri de kötüydü, Galatasaray da çok kırmızı kart görüyor. Dereli ilk sarı kartında haklıdır. İkinci sarı kartta da haksızdır. Ama diyorumki O'na gelene kadar Galatasaray bu maçı çoktan alırdı.

aksilaz dedi ki...

Lincoln'ün ilk sarıkartı bana tv den bile penaltı geldi.Ayagını ona carptırıyor ancak rakibin ayagı lincoln'ün önünde sonucta.gececek yer olmadıgını dusunuyorum o pozisyonda.Skibbe genel oalrak kötü yönetiyor olabilir ancak bu maçta yapabilecekelri sınırlıydı ayrıca mehmet topal tercihide 3-5-2yüzünden oldu.
Takımda bir disiplinsilik oldugu aşikar.Ancak birazda hakemler tarafından oluyor bu disiplisiz hareketler.

Klübün dün yaptıgı bildiri son derece yerındedır ayrıca.Çünkü mart ayında ki yerel seçimlere Trabzonspor'un lider girmesi gerekli.O konuda neler dusundugunuzu de merak ediyorum?

Legolas dedi ki...

Borges'e maçı tv'den mi izledin diyerek konuyu başka yere çekmeye çalışsanız da tv'den izleyen birinin gerçekleri sizin gibi staddan izleyen birinden daha iyi gördüğü gerçeğini kabul etseniz, Skibbe'nin Galatasaray'a gelecekte kazandıracaklarından korkmasanız daha hoş olmaz mı?

ps: maçı tv'den değil staddan izledim.

PENNEARABIATA dedi ki...

@Legolas

"Skibbe'nin Galatasaray'a gelecekte kazandıracaklarından korkmasanız hoş olmaz mı?" Sizin böyle bir yorum yapmanız daha hoş olmuş. Skibbe biraz karakterli bir adam olsaydı yardımcıları kovulduğunda O'da bırakırdı. Bir de üstüne üstlük teknik danışman getirildi başına. Şimdi çıkıp bu model Avrupa'nın her yerinde var dersiniz. Evet var, özellikle de Almanya'da var. Ama Onlar kulüplerinde genellikle o koltukta sürekli oturur zaten, bazı teknik adamların başına sonradan getirilmezler. Feldkamp'ın sözünü dinlemiyordu bazı oyuncular geçen sene. Bu sene de O'nun gelmesinden mutlu olmayanlar var. Skibbe ve Feldkamp ikilisi otorite boşluğu yaratıyor ne yazıkki Galatasaray'da!

Ayrıca stattan maçı izlerken tartışmalı pozisyonların tekrarlarını da hemen akabinde tv'den izleme imkanı buldum. Tv'den görülmeyen şeyleri stattan görebiliyor, tv'den izleyenlerden farklı şeyler yakalayabiliyorsunuz. Hiçbir zaman da çıplak gözle izlemediğim maçlarda kimseyi eleştirmedim bu da biline.

slump dedi ki...

tribünlar hakkındaki düşünceleriniz üzücü.. maçın olabildiğince içinde olan, gerektiğinde tepkisini veren ve genelinde iyi bir tribün vardı bence.

tabi ki aksini düşünebilirsiniz fakat eleştirdiğiniz konularda size katılamıyorum.

10 senelik tezahüratların söylendiği belirterek eleştirmişsiniz. yurtdışında uzun senelerdir söylenenler klasik, biz de ise demode oluyor anlaşılan.
bir de yarım yamalak söylendiğini belirtmişsiniz. evet selçuk dereli sağolsun bazıları yarım kalmış olabilir ama yarımyamalak söylenmesi gibi bir durum sözkonusu değildi.

yine fanatiklik olarak algılayacaksınız belki de ama bu konularda görüş bildiriyorsanız yorumlara da açık olmasınız.

saygılar..

PENNEARABIATA dedi ki...

@slump

teşekkürler yorumun için. Bu maça dair tribün konusunda ne yazıkki fikrim böyle. Ben ekrana çıktığımda hiçbir zaman rengimi belli etmem, burada yazarken de belli etmemeye çalışıyorum. Ne görüyorsam neye inanıyorsam onu yazıyorum. Hangi tribünden geldiğimi de beni yakından tanıyanlar iyi bilir! İlerde birgün 20 yıl öncesinden biriktirdiğim maç biletlerini inşallah fırsat olur da paylaşırım sizlerle.

slump dedi ki...

zaten taraflı olarak yazdığınızı iddia etmedim kesinlikle. sadece eleştirilere katılmadığımı belirterek kendi görüşlerimi yazdım.

ti esti to dedi ki...

skibbe konusunda benimde birkaç şey kafama takılıyor. yani futbolu yönetmede, futbolcuları yönetmede ya da oynatabilmede karakterden kastınız delikanlılıksa -ki "yardımcıları kovulduktan sonra O'da bırakırdı" sözünüzü bu minvalde yoruyorum- bence illaki olması şart değildir. ne yani adam bütün olumsuzluklara rağmen Galatasaray gibi her sene kafadan şamiyonluğa oynayacak bir takımda devrim yapan bir kişi olarak anılıyor olmaktan mutluluk duyacaktır bunun için bırakmamış olabilir.

ha keza Feldkampın gelişinden rahatsız olma konusu da burada başlıyor zaten. Feldkampdır Skibbenin Galatasarayın başına geçmesi için yönetime öneride bulunan. Skibbenin herhangi bir rahatsızlık duyacağını zannetmiyorum. Şimdi ben size soruyorum:
- Lincoln'ün geçen seneye nazaran bu kadar formda olmasını neye bağlıyorsunuz?
- Ardanın 90 dakika hırslı olmasını neye yoruyorsunuz?
- Milan Baroş'un kariyer rekorları kırmasını kime ya da hangi şartlara bağlıyorsunu?
- Hakan Baltanın artan hücum performansını nasıl açıklayacaksınız?

PENNEARABIATA dedi ki...

@ti es to

yorumları okursanız görürsünüz, bu sorularınıza cevap vermeme gerek yok çünkü ben bu maça dair eleştiriyorum skibbe'yi, tüm sezona dair değil. Yorumlardan birinde Skibbe'nin GS'ye kazandıracaklarından korkmasanız hoş olmaz mı diye bir yorum gelmiş. O'na cevaben yazdım. Evet halen de arkasındayım Skibbe yardımcıları kovulduğunda bırakmalıydı. Feldkamp'ın gelmesinden de Skibbe mutlu değil demiyorum bazıları derken futbolcuları kastediyorum. Bu konu gerçekten çok uzadı, herkes yazdığım yazıyı bir yerlere çekiyor. Daha deşmezsek sevinirim.